İçeriğe geç

Akademik

Bilimsel Yayınlar

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in hakemli dergi makaleleri, kitap bölümleri ve kongre bildirileri: dergi, yıl, DOI ve kaynak bağlantısıyla künye listesi.

54
Yayın
2013–2026
Yıl aralığı

54 çalışma: 35 hakemli makale, 14 kitap bölümü, 1 kitap, 3 kongre bildirisi, 1 diğer çalışma (2013–2026).

Kayıtlar künye biçiminde sunulur; bağlantısı bulunan kayıtlarda “Yazının orijinaline ulaşmak için tıklayınız” düğmesi ilgili derginin ya da dizinin kendi sayfasını yeni sekmede açar. Liste, tam yayın arşivinden aşamalı olarak genişletilmektedir.

2026

2 yayın
  1. Current Concept in Cartilage Treatment- Kıkırdak Tedavisinde Güncel Yaklaşımlar

    Current Concept in Cartilage Treatment2026Kitap
    Hasta için sade özet

    Eklem kıkırdağı hasarları ağrı, hareket kısıtlılığı ve zamanla eklem fonksiyonlarında azalmaya yol açabilir. Current Concept in Cartilage Treatment kitabı, kıkırdak hastalıklarının temel biyolojisinden güncel tedavi seçeneklerine kadar geniş bir alanı ele almaktadır. Kitapta kıkırdak dokusunun yapısı, biyomekaniği ve hasarlanma mekanizmalarının yanı sıra hastaların değerlendirilmesi ve tedavi planlaması ayrıntılı olarak incelenmektedir. Cerrahi dışı yöntemlerden mikrokırık, osteokondral greft, hücre temelli tedaviler, scaffold uygulamaları ve rejeneratif yaklaşımlara kadar farklı kıkırdak tedavileri güncel bilimsel veriler çerçevesinde tartışılmaktadır. Eserin temel amacı, diz ve diğer eklemlerdeki kıkırdak hasarlarının tedavisinde hasta özellikleri, lezyonun büyüklüğü ve yeri ile eşlik eden eklem sorunlarını birlikte değerlendirerek uygun tedavi seçimine rehberlik etmektir. Kitap, kıkırdak cerrahisi ve rejeneratif ortopedi alanındaki güncel bilgileri bir araya getiren akademik bir kaynak niteliğindedir. Anahtar Kelimeler: Kıkırdak tedavisi, diz kıkırdak hasarı, kıkırdak cerrahisi, rejeneratif ortopedi, osteokondral greft, scaffold, hücresel tedavi

  2. Osteochondral Autograft Transfer (OATS and Mosaicplasty) in Cartilage Treatment-Kıkırdak Tedavisinde Osteokondral Otogreft Transferi: OATS ve Mozaikplasti

    Current Concept in Cartilage Treatment2026Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Dizdeki sınırlı ve tam kat kıkırdak hasarları ağrı, takılma, kilitlenme ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu kitap bölümünde, kıkırdak ve altındaki kemik dokusunu birlikte onarmayı amaçlayan osteokondral otogreft transferi (OATS) ve mozaikplasti yöntemleri ele alınmıştır. Bu tekniklerde, dizin yük taşımayan sağlıklı bir bölgesinden alınan kıkırdak ve kemik silindirleri hasarlı alana nakledilir. Amaç, hasarlı eklem yüzeyini hastanın kendi canlı kıkırdak dokusuyla mümkün olduğunca doğal yapısına yakın şekilde yeniden oluşturmaktır. Mozaikplasti yönteminde birden fazla küçük greft kullanılarak daha geniş alanlar doldurulabilir. Yöntemin başarısı; kıkırdak lezyonunun büyüklüğü ve yeri, hastanın yaşı, dizin mekanik dizilimi ve eşlik eden menisküs veya bağ problemlerine göre değişebilir. Uygun hasta seçimi ve doğru cerrahi teknik, diz kıkırdak hasarlarında OATS ve mozaikplasti tedavisinin temelini oluşturur. Anahtar Kelimeler: OATS, mozaikplasti, diz kıkırdak hasarı, osteokondral otogreft, kıkırdak nakli, kıkırdak cerrahisi

2024

3 yayın
  1. Elit Sporcularda Diz Çevresi Yumuşak Doku Yaralanmaları

    TOTBİD Dergisi2024
    Hasta için sade özet

    Spor sırasında diz çevresinde gelişen yumuşak doku yaralanmaları, sporcunun performansını ve spora dönüş süresini doğrudan etkileyebilir. Bu derlemede elit sporcularda görülen diz çevresi yumuşak doku sorunları, tanı ve tedavi yaklaşımlarıyla birlikte ele alınmıştır. Sık görülen yaralanmalar arasında medial patellofemoral bağ hasarları, kuadriseps ve patellar tendon yaralanmaları, diz çevresi bursitler, iliotibial bant sendromu, Hoffa yağ yastıkçığı problemleri ve farklı tendon hastalıkları yer alır. Tanıda ayrıntılı muayene temel olmakla birlikte, gerektiğinde ultrasonografi ve manyetik rezonans görüntüleme kullanılır. Tedavi, yaralanmanın yerine ve şiddetine göre planlanır. İstirahat, soğuk uygulama ve fizyoterapi gibi cerrahi dışı yöntemler çoğu hastada ilk seçenektir; bazı durumlarda artroskopik veya açık cerrahi gerekebilir. Spora güvenli dönüş için doğru tanı, uygun tedavi ve kişiye özel rehabilitasyon birlikte yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Spor yaralanmaları, diz çevresi yumuşak doku, patellar tendon, MPFL, iliotibial bant, diz rehabilitasyonu

  2. Kıkırdak Rejeneratif Tedavilerinde Kemik İliği Stimülasyon Teknikleri-Kıkırdak Yenileyici Tedavilerinde Kemik İliği Uyarım Teknikleri

    Sağlık ve Bilim 2024: Kök Hücre ve Rejeneratif Tıp-I2024Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki kıkırdak hasarları ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Kıkırdak dokusunun kendini yenileme kapasitesi sınırlı olduğu için bazı hastalarda kemik iliğini uyararak onarım dokusu oluşturmayı amaçlayan cerrahi yöntemlerden yararlanılır. Bu kitap bölümünde, kıkırdak rejeneratif tedavilerinde kullanılan kemik iliği stimülasyon teknikleri ele alınmaktadır. Mikrokırık, drilling ve nanokırık gibi yöntemlerde hasarlı kıkırdağın altındaki kemiğe kontrollü küçük kanallar açılır. Böylece kemik iliğinden gelen hücrelerin ve biyolojik faktörlerin hasarlı bölgeye ulaşması ve yeni onarım dokusu oluşturması hedeflenir. Yöntem seçimi; lezyonun büyüklüğü, derinliği ve yeri ile hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve eşlik eden diz problemlerine göre değişir. Bu tedaviler özellikle sınırlı kıkırdak defektlerinde kullanılabilir. Başarılı sonuç için uygun hasta seçimi, doğru cerrahi teknik ve ameliyat sonrası rehabilitasyonun birlikte planlanması gerekir. Anahtar Kelimeler: Diz kıkırdak hasarı, mikrokırık, nanokırık, kemik iliği stimülasyonu, kıkırdak tedavisi, rejeneratif ortopedi

  3. Long-term outcomes of first metatarsophalangeal hemiarthroplasty for hallux rigidus- Halluks Rigidus Tedavisinde Birinci Metatarsofalangeal Eklem Hemiartroplastisinin Uzun Dönem Sonuçları

    Foot and Ankle Surgery2024
    Hasta için sade özet

    Halluks rigidus, ayak başparmağı kökündeki eklemde kireçlenme ve hareket kaybıyla seyreden bir hastalıktır. İleri evrede ağrı artabilir, yürüme zorlaşabilir ve günlük aktiviteler kısıtlanabilir. Bu çalışmada, birinci metatarsofalangeal ekleme uygulanan hemiartroplastinin uzun dönem sonuçları değerlendirildi. Çalışmaya ileri evre halluks rigidus nedeniyle metal implant ile hemiartroplasti uygulanan 35 hasta dahil edildi. Hastalar ortalama 8,1 yıl takip edildi. Ameliyat öncesi ve sonrasında ağrı, ayak fonksiyonları, eklem hareket açıklığı, komplikasyonlar ve revizyon gereksinimi değerlendirildi. Uzun dönem takipte hastaların ayak fonksiyonlarında ve günlük yaşam aktivitelerinde iyileşme görüldü. Eklem hareketinin korunabilmesi bu yöntemin öne çıkan yönlerinden biri oldu. Bununla birlikte bazı hastalarda implantla ilişkili sorunlar veya ek cerrahi gereksinimi gelişebildi. Çalışma, uygun seçilmiş ileri evre halluks rigidus hastalarında hemiartroplastinin uzun dönemli bir cerrahi seçenek olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Halluks rigidus, başparmak kireçlenmesi, hemiartroplasti, ayak cerrahisi, birinci MTP eklem

2023

3 yayın
  1. Osteoporotik Kemikte Çimento Kullanımı Osteoporotik Kemikte Çimento Kullanımı ve Protez Cerrahisindeki Önemi

    TOTBİD Dergisi2023
    Hasta için sade özet

    Osteoporoz, kemik yoğunluğu ve kemik kalitesinin azalmasına bağlı olarak kemiğin daha kırılgan hale gelmesine neden olur. Bu durum, özellikle kalça ve diz protezi ameliyatlarında implantın kemiğe sağlam şekilde tutunmasını zorlaştırabilir. Bu derlemede, osteoporotik kemikte kemik çimentosunun kullanım prensipleri ve olası avantajları ele alınmıştır. Kemik kalitesi düşük hastalarda ameliyat sırasında kırık, protez bileşenlerinde erken gevşeme veya yer değiştirme ve protez çevresi kırık riski artabilir. Bu nedenle çimentolu tespit, implant ile kemik arasındaki bağlantıyı güçlendirmek amacıyla tercih edilebilir. Başarılı bir uygulama için kemiğin hazırlanması, çimentonun uygun kıvamda kullanılması ve protezin doğru pozisyonda yerleştirilmesi önemlidir. Çalışma, osteoporozu bulunan hastalarda kalça ve diz protezi cerrahisi planlanırken kemik kalitesinin dikkate alınması ve uygun çimentolama tekniğinin cerrahi sonuca katkı sağlayabileceğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Osteoporoz, kemik çimentosu, diz protezi, kalça protezi, çimentolu protez, protez gevşemesi

  2. Hareket Kısıtlılığı ve Sert Dizlerde Diz Artroplastisi- Hareket Kısıtlılığı ve Sert Dizlerde Total Diz Protezi Cerrahisi

    İstanbul Tıp Kitabevleri2023Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    İleri diz kireçlenmesinde bazı hastalarda ağrıya belirgin hareket kısıtlılığı ve diz sertliği de eşlik eder. Bu hastalarda total diz protezi ameliyatı, standart vakalara göre daha ayrıntılı cerrahi planlama gerektirebilir. Bu kitap bölümünde, sert ve hareket açıklığı azalmış dizlerde diz artroplastisinin temel prensipleri ele alınmıştır. Ameliyat öncesinde dizin ne kadar bükülüp açılabildiği, kontraktürün derecesi, kemik deformiteleri, bağ dengesi ve daha önce geçirilmiş cerrahiler değerlendirilir. Cerrahi sırasında ekleme yeterli ulaşım sağlanması, yapışıklıkların kontrollü biçimde açılması, yumuşak doku dengesinin kurulması ve protez parçalarının doğru konumlandırılması hedeflenir. Bu hastalarda ameliyat sonrası rehabilitasyon da tedavinin önemli bir parçasıdır. Amaç yalnızca ağrıyı azaltmak değil, mümkün olan iyi diz hareket açıklığını ve yürüme fonksiyonunu yeniden kazandırmaktır. Anahtar Kelimeler: Total diz protezi, sert diz, diz hareket kısıtlılığı, diz artroplastisi, diz kireçlenmesi, kontraktür

  3. Validity of the novel radiological classification system of the distal femur- Distal Femurun Yeni Radyolojik Sınıflandırma Sisteminin Geçerliliği

    Zeitschrift für Orthopädie und Unfallchirurgie2023
    Hasta için sade özet

    Diz protezi ameliyatlarında protezin uzun dönem başarısını etkileyen sorunlardan biri aseptik gevşemedir. Bu çalışmada, diz eklemine yakın uyluk kemiğinin şekline göre geliştirilen yeni bir radyolojik sınıflandırma sisteminin güvenilirliği değerlendirildi. Çalışmada 200 hastanın standart ön-arka ve yan diz grafileri incelendi. Distal femurun ve kemik kanalının yapısı yeni sınıflandırma sistemine göre iki farklı değerlendirici tarafından tekrar tekrar sınıflandırıldı. Amaç, yöntemin farklı hekimler tarafından benzer sonuçlarla kullanılıp kullanılamadığını belirlemekti. Sonuçlarda sınıflandırmanın hem farklı değerlendiriciler arasında hem de aynı değerlendiricinin tekrar ölçümlerinde yüksek uyum gösterdiği saptandı. Bulgular, distal femur morfolojisinin sistematik olarak değerlendirilmesinin özellikle aseptik gevşeme nedeniyle planlanan revizyon diz protezi cerrahisinde yararlı olabileceğini gösterdi. Ancak sistemin ameliyat sırasında görülen bulgularla ilişkisini doğrulamak için ek çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Diz protezi, aseptik gevşeme, revizyon diz protezi, distal femur, radyolojik sınıflandırma

2022

5 yayın
  1. Retrospective analysis of 32,749 patients: A pilot orthopedic trauma registry study in Ankara province- 32.749 Hastanın Retrospektif Analizi: Ankara İlinde Pilot Ortopedik Travma Kayıt Çalışması

    Ankara Medical Journal2022
    Hasta için sade özet

    Kas-iskelet sistemi yaralanmaları, acil servis başvurularının önemli nedenlerinden biridir. Bu çalışmada Ankara’da beş yıllık dönemde görülen ortopedik travmaların dağılımı incelendi ve büyük ölçekli bir travma kayıt sistemi için temel veriler oluşturulması amaçlandı. Çalışmada 2014-2018 yılları arasında acil sağlık hizmetlerine başvuran 32.749 hastanın kayıtları geriye dönük olarak değerlendirildi. Hastalar yaş, cinsiyet, yaralanma bölgesi ve tanılara göre sınıflandırıldı. Olguların 19.523’ü erkek, 13.226’sı kadındı. Travmalar en sık 19-64 yaş grubunda görüldü ve vaka sayısının yıllar içinde arttığı saptandı. En fazla başvuru nisan ayında görüldü. Kalça ve uyluk bölgesi yaralanmaları en sık karşılaşılan travma bölgeleri arasındaydı. Çalışma, ortopedik travmaların bölgesel dağılımının bilinmesinin acil sağlık hizmetlerinin planlanması, kaynakların doğru kullanılması ve gelecekte daha kapsamlı travma kayıt sistemlerinin geliştirilmesi açısından yararlı olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Ortopedik travma, kas-iskelet yaralanmaları, acil servis, travma kaydı, Ankara, kırık

  2. Low-degree Tibial Slope Angle prevents component overhang by enlarging the Lateral Plateau Surface Area in total knee arthroplasty-Total Diz Protezinde Düşük Tibial Eğim Açısı, Lateral Plato Yüzey Alanını Artırarak Komponent Taşmasını Azaltabilir

    The Journal of Knee Surgery2022
    Hasta için sade özet

    Total diz protezi ameliyatında tibial komponentin kemiğe uyumlu yerleştirilmesi, protez taşması ve çevre dokuların etkilenmesi açısından önemlidir. Bu çalışmada, tibial plato eğiminin değiştirilmesinin protez tabanının kemik yüzeyine uyumu üzerindeki etkisi araştırıldı. Çalışmada 120 kuru tibia kemiğinin bilgisayarlı tomografi görüntülerinden üç boyutlu modeller oluşturuldu. Tibial plato 9, 7, 5, 3 ve 0 derece eğimlerle kesilerek her seviyede medial ve lateral yüzey alanları ile protezin taşma veya yetersiz örtme durumu değerlendirildi. Simetrik ve asimetrik tibial taban plaklarının yerleşimi karşılaştırıldı. Sonuçlar, tibial eğim açısı azaldıkça özellikle lateral plato yüzey alanının arttığını ve komponent taşması riskinin azaldığını gösterdi. Bulgular, total diz protezi cerrahisinde tibial kesim açısının protez uyumunu etkileyebileceğini ve uygun eğim seçiminin kemik yüzeyinin daha iyi örtülmesine katkı sağlayabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Total diz protezi, tibial komponent, tibial eğim, protez taşması, diz protezi planlaması

  3. Fixation of the neglected subcutaneous osteochondral fragment of large medial femoral condyle defect in adult male: A case report- Erişkin Bir Hastada İhmal Edilmiş Büyük Medial Femoral Kondil Osteokondral Parçasının Tespiti: Olgu Sunumu

    Journal of ISAKOS2022
    Hasta için sade özet

    Dizdeki osteokondral kırıklar, eklem kıkırdağı ile altındaki kemiğin birlikte zarar gördüğü yaralanmalardır. Özellikle büyük parçaların uzun süre tedavisiz kalması, eklem yüzeyinin bozulmasına ve ilerleyen dönemde ağrı ile kireçlenmeye yol açabilir. Bu olgu sunumunda, medial femoral kondilde büyük bir osteokondral parçası bulunan erişkin bir hastanın gecikmiş cerrahi tedavisi değerlendirildi. Cerrahide hasarlı bölge temizlendi, leğen kemiğinden alınan trikortikal kemik grefti defekte yerleştirildi ve osteokondral parça bunun üzerine oturtularak üç başsız kompresyon vidasıyla tespit edildi. Amaç, hem kemik desteğini yeniden oluşturmak hem de eklem yüzeyini mümkün olduğunca eski anatomisine yaklaştırmaktı. İki yıllık takipte hastanın diz fonksiyonlarında ve klinik skorlarında belirgin iyileşme görüldü. Bu olgu, uygun seçilmiş hastalarda gecikmiş ve büyük osteokondral kırıklarda, kemik grefti destekli anatomik tespitin eklem yüzeyini korumaya yönelik bir cerrahi seçenek olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Osteokondral kırık, diz kıkırdak hasarı, medial femoral kondil, kemik grefti, osteokondral tespit

  4. Muscle strength but not balance improves after arthroscopic biodegradable polyurethane meniscus scaffold application-Artroskopik Biyobozunur Poliüretan Menisküs Scaffold Uygulaması Sonrası Kas Gücü Artarken Denge Aynı Ölçüde İyileşmeyebilir

    Musculoskeletal Surgery2022
    Hasta için sade özet

    Menisküs, diz ekleminde yük dağılımı ve eklem dengesi için önemli bir yapıdır. Menisküsün onarılamayacak kadar hasarlı olduğu bazı hastalarda biyobozunur menisküs scaffold uygulaması kullanılabilir. Bu çalışmada, bu yöntemin kas gücü ve denge üzerindeki etkisi araştırıldı. Çalışmaya medial menisküs defekti nedeniyle artroskopik poliüretan menisküs scaffold uygulanan 20 hasta dahil edildi. Hastaların ağrı düzeyi, diz fonksiyonları, kuadriseps ve hamstring kas gücü ile denge ölçümleri ameliyat sonrası 12, 24 ve 36. haftalarda değerlendirildi. Sonuçlar sağlıklı karşı diz ile karşılaştırıldı. Takiplerde ameliyat edilen dizde kas gücünün zamanla arttığı ve sağlıklı dize yaklaştığı görüldü. Buna karşılık denge ölçümlerinde aynı düzeyde belirgin düzelme saptanmadı. Çalışma, menisküs scaffold cerrahisi sonrası kas gücünün toparlanabileceğini, ancak denge ve nöromüsküler kontrolün ayrıca değerlendirilmesi ve rehabilitasyon programında özel olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Menisküs scaffold, menisküs kaybı, menisküs cerrahisi, kas gücü, denge, diz rehabilitasyonu

  5. Role of Biomarkers in Periprosthetic Joint Infections- Periprostetik Eklem Enfeksiyonlarında Biyobelirteçlerin Rolü

    Diagnostics2022
    Hasta için sade özet

    Kalça veya diz protezi sonrası gelişen periprostetik eklem enfeksiyonu, protez cerrahisinin ciddi komplikasyonlarından biridir. Bu derleme çalışmasında, protez enfeksiyonunun tanısında kullanılan kan ve eklem sıvısı biyobelirteçleri değerlendirildi. Protez enfeksiyonunun tanısı her zaman tek bir kan testi veya eklem sıvısı incelemesiyle kesin olarak konulamaz. CRP ve sedimantasyon gibi sık kullanılan testlerin yanı sıra lökosit sayısı, nötrofil oranı, IL-6, fibrinojen, D-dimer, alfa-defensin ve kalprotektin gibi farklı biyobelirteçler tanıya yardımcı olabilir. Ancak bu testlerin duyarlılık ve güvenilirlikleri birbirinden farklıdır. Çalışma, diz ve kalça protezi enfeksiyonu şüphesinde biyobelirteçlerin hastanın muayenesi, eklem sıvısı analizi, mikrobiyolojik ve doku incelemeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Tek bir test yerine farklı bulguların birlikte yorumlanması, protez enfeksiyonunun daha doğru tanınmasına yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Protez enfeksiyonu, diz protezi enfeksiyonu, kalça protezi enfeksiyonu, periprostetik eklem enfeksiyonu, biyobelirteç, CRP, alfa-defensin

2021

7 yayın
  1. Physiotherapy in Orthopedic Knee Injuries: Rehabilitation Program Following Primary and Revision Anterior Cruciate Ligament Reconstruction- Ortopedik Diz Yaralanmalarında Fizyoterapi: Primer ve Revizyon Ön Çapraz Bağ Rekonstrüksiyonu Sonrası Rehabilitasyon Programı

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Ön çapraz bağ yaralanmaları dizde boşalma hissi, güvensizlik ve sportif aktivitelerde performans kaybına yol açabilir. Bu kitap bölümünde, ilk kez yapılan ön çapraz bağ rekonstrüksiyonu ile revizyon cerrahisi sonrası rehabilitasyonun temel prensipleri ele alınmıştır. Rehabilitasyon programı; yapılan cerrahinin tipi, kullanılan greft, eşlik eden menisküs veya kıkırdak işlemleri, dizdeki şişlik, hareket açıklığı ve kas gücüne göre planlanır. İlk dönemde ağrı ve ödemin kontrolü, tam diz ekstansiyonunun kazanılması ve kuadriseps kasının aktive edilmesi hedeflenir. Sonraki aşamalarda yük verme, kas kuvvetlendirme, denge ve nöromüsküler kontrol egzersizleri kademeli olarak artırılır. Revizyon ön çapraz bağ cerrahisinde rehabilitasyon çoğu zaman daha kontrollü ilerler. Spora dönüş kararı yalnızca geçen süreye göre değil; kas gücü, diz stabilitesi, fonksiyonel testler ve hastanın güvenli hareket kapasitesi birlikte değerlendirilerek verilmelidir. Anahtar Kelimeler: Ön çapraz bağ, ACL rekonstrüksiyonu, revizyon ACL, diz rehabilitasyonu, fizik tedavi, spora dönüş

  2. Physiotherapy in Orthopedic Knee Injuries: Rehabilitation Program Following Tibial and Femoral Osteotomies- Ortopedik Diz Yaralanmalarında Fizyoterapi: Tibial ve Femoral Osteotomiler Sonrası Rehabilitasyon Programı

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Diz çevresinde yapılan tibial ve femoral osteotomiler, bacak dizilimini düzeltmek ve ekleme binen yükleri daha dengeli dağıtmak amacıyla uygulanır. Bu kitap bölümünde, özellikle yüksek tibial osteotomi ve distal femoral osteotomi sonrası rehabilitasyonun temel prensipleri ele alınmıştır. Ameliyat sonrası yük verme süresi; yapılan osteotominin tipi, kullanılan plak ve vida sistemi, kemik iyileşmesinin radyolojik durumu ve ek cerrahi işlemlere göre değişir. Bazı hastalarda erken kısmi yük vermeye izin verilebilirken, bazı durumlarda tam yük için kemik kaynamasının belirginleşmesi beklenir. Rehabilitasyonda amaç; osteotomi hattını korurken diz hareket açıklığını, kas gücünü ve yürüme fonksiyonunu güvenli biçimde geri kazandırmaktır. Egzersizler ve yük verme düzeyi aşamalı olarak artırılır. Cerrah ile fizyoterapi ekibi arasındaki iletişim, hastaya uygun ve güvenli bir iyileşme programı oluşturulması açısından gereklidir. Anahtar Kelimeler: Yüksek tibial osteotomi, distal femoral osteotomi, diz osteotomisi, rehabilitasyon, fizik tedavi, yük verme

  3. Patient Position and Setup- Diz Cerrahisinde Hasta Pozisyonu ve Ameliyat Hazırlığı

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Diz artroskopisi ve açık diz cerrahilerinde hastanın ameliyat masasında doğru şekilde konumlandırılması, cerrahın ekleme güvenli ve rahat ulaşabilmesi açısından önemlidir. Bu kitap bölümünde, menisküs, kıkırdak, ön çapraz bağ ve arka çapraz bağ cerrahilerinde kullanılan hasta pozisyonları ve ameliyat hazırlığı ele alınmıştır. Diz cerrahilerinde en sık sırtüstü pozisyon kullanılır. Bacağın uygun şekilde desteklenmesi, dizin gerekli açılarda hareket ettirilebilmesi ve cerrahın eklemin farklı bölgelerine ulaşabilmesi için çeşitli bacak tutucular ve destek sistemlerinden yararlanılır. Kullanılan pozisyon, yapılacak işleme göre değişebilir. Doğru pozisyonlama; cerrahi görüşü kolaylaştırabilir, işlem sırasında eklemin kontrolünü artırabilir ve gereksiz doku zorlanmasını azaltabilir. Bu nedenle hasta pozisyonu, yalnızca ameliyat hazırlığının teknik bir ayrıntısı değil, cerrahi planlamanın önemli bir parçasıdır. Anahtar Kelimeler: Diz artroskopisi, hasta pozisyonu, ameliyat hazırlığı, menisküs cerrahisi, ön çapraz bağ, arka çapraz bağ

  4. Physiotherapy in Orthopedic Knee Injuries: Rehabilitation Program Following Treatment of Posterior Cruciate Ligament Rupture- Ortopedik Diz Yaralanmalarında Fizyoterapi: Arka Çapraz Bağ Yırtığı Tedavisi Sonrası Rehabilitasyon Programı

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Arka çapraz bağ yaralanmaları, dizde özellikle geriye doğru kayma hissi, güvensizlik ve sportif aktivitelerde performans kaybına yol açabilir. Bu kitap bölümünde, arka çapraz bağ tedavisi ve özellikle cerrahi sonrası uygulanacak rehabilitasyon programının temel prensipleri ele alınmıştır. Rehabilitasyon genellikle ameliyatın ilk gününden itibaren başlar. İlk dönemde şişlik ve ağrının kontrolü, dizin korunması ve kuadriseps kasının yeniden aktive edilmesi amaçlanır. Dizlik, koltuk değneği, soğuk uygulama ve kompresyon gibi yöntemler bu süreçte kullanılabilir. Diz hareket açıklığı ve yük verme miktarı, onarılan bağın korunmasına göre kademeli olarak artırılır. İlerleyen haftalarda kas gücü, denge, koordinasyon ve diz kontrolünü geliştiren egzersizlere geçilir. Rehabilitasyonun hızı hastanın iyileşmesine ve eşlik eden yaralanmalara göre belirlenir. Güvenli spora dönüş için yalnızca zaman değil; kas gücü, diz stabilitesi ve fonksiyonel testler birlikte değerlendirilmelidir. Anahtar Kelimeler: Arka çapraz bağ, PCL yaralanması, diz rehabilitasyonu, fizik tedavi, diz stabilitesi, spora dönüş

  5. Physiotherapy in orthopedic knee injuries: rehabilitation after articular cartilage repair of the knee- Ortopedik Diz Yaralanmalarında Fizyoterapi: Diz Eklem Kıkırdağı Onarımı Sonrası Rehabilitasyon

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki kıkırdak hasarları ağrıya, hareket kısıtlılığına ve günlük yaşamda zorlanmaya yol açabilir. Kıkırdak dokusunun kanlanmasının sınırlı olması nedeniyle iyileşme süreci diğer dokulara göre daha yavaş olabilir. Bu kitap bölümünde, diz kıkırdak onarımı sonrası rehabilitasyonun temel prensipleri ele alındı. Rehabilitasyon programının tek tip olmadığı; kıkırdak hasarının büyüklüğü, derinliği ve yeri, hastanın yaşı, aktivite düzeyi, vücut yapısı, alt ekstremite dizilimi ve uygulanan cerrahi yönteme göre planlanması gerektiği vurgulandı. Debridman, kondroplasti, mikrokırık ve diğer kıkırdak onarım yöntemleri sonrası yük verme, eklem hareketi ve egzersiz programları farklılık gösterebilir. Amaç, onarılan kıkırdak dokusunu korurken diz hareket açıklığını, kas gücünü ve fonksiyonu güvenli biçimde geri kazandırmaktır. Kıkırdak cerrahisi sonrası rehabilitasyonun hastaya ve uygulanan işleme göre kişiselleştirilmesi gerektiği belirtilmektedir. Anahtar Kelimeler: Diz kıkırdak hasarı, kıkırdak onarımı, rehabilitasyon, fizik tedavi, mikrokırık, diz egzersizleri

  6. Physiotherapy in Orthopedic Knee Injuries: Rehabilitation Program Following Treatment of Meniscus Repair- Ortopedik Diz Yaralanmalarında Fizyoterapi: Menisküs Onarımı Sonrası Rehabilitasyon Programı

    Clinical Anatomy of the Knee: An Atlas2021Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Menisküs onarımı sonrası rehabilitasyon, iyileşen dokuyu korurken diz hareketlerini ve kas gücünü yeniden kazanmayı amaçlar. Ancak her menisküs yırtığı ve her onarım tekniği için aynı rehabilitasyon programı uygun değildir. Bu kitap bölümünde, menisküs tamiri sonrası fizik tedavi ve egzersiz planının hangi faktörlere göre düzenlenmesi gerektiği ele alındı. Rehabilitasyon programı; yırtığın tipi, büyüklüğü ve bulunduğu bölgeye, kullanılan onarım yöntemine ve aynı ameliyatta bağ cerrahisi gibi ek işlemlerin yapılıp yapılmadığına göre değişebilir. Menisküsün kanlanması iyi olan dış bölgelerindeki onarımlar daha hızlı iyileşebilirken, merkeze yakın bölgelerde iyileşme daha yavaş olabilir. Bu nedenle ameliyat sonrası yük verme, diz bükme derecesi, egzersizlerin başlama zamanı ve spora dönüş süreci hastaya özel planlanmalıdır. Cerrah ve fizyoterapi ekibinin koordineli çalışması, menisküsün korunması ve güvenli rehabilitasyon açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Menisküs onarımı, menisküs ameliyatı, rehabilitasyon, fizik tedavi, diz egzersizleri, spora dönüş

  7. Local curvature mismatch may worsen the midterm functional outcomes of osteochondral allograft transplantation -Lokal Eğrilik Uyumsuzluğu Osteokondral Allogreft Naklinin Orta Dönem Fonksiyonel Sonuçlarını Olumsuz Etkileyebilir

    Knee Surgery, Sports Traumatology, Arthroscopy2021
    Hasta için sade özet

    Dizdeki sınırlı kıkırdak ve kemik kayıplarında osteokondral allogreft, hasarlı bölgenin sağlıklı kıkırdak ve kemik dokusuyla yenilenmesini amaçlayan bir tedavi seçeneğidir. Bu çalışmada, nakledilen greftin yüzey eğriliğinin hastanın kendi eklem yüzeyiyle ne kadar uyumlu olduğunun klinik sonuçlara etkisi araştırıldı. 2016-2019 yılları arasında dizine osteokondral allogreft uygulanan 27 hasta değerlendirildi. Ameliyat sonrası MR görüntülerinde greft ile alıcı bölgenin eğrilik uyumu ölçüldü ve hastaların iki yıllık ağrı, diz fonksiyonu, günlük yaşam ve sportif aktivite sonuçları karşılaştırıldı. Greftin eklem yüzeyine göre fazla bombeli olduğu hastalarda, özellikle 24. ayda bazı diz fonksiyon ve yaşam kalitesi skorlarının daha düşük olduğu görüldü. Bulgular, osteokondral allogreft cerrahisinde yalnızca greft boyutunun değil, greft ile hastanın eklem yüzeyi arasındaki şekil ve eğrilik uyumunun da sonuçları etkileyebileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Osteokondral allogreft, kıkırdak nakli, diz kıkırdak hasarı, kıkırdak tedavisi, greft uyumu

2020

4 yayın
  1. Diz Çevresi Osteotomilerinde Kıkırdak Rejenerasyonunu Artırıcı Uygulamalar- Diz Çevresi Osteotomilerinde Kıkırdak Yenilenmesini Destekleyen Uygulamalar

    TOTBİD Dergisi2020
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki kıkırdak hasarları zamanla ilerleyebilir ve özellikle bacak dizilim bozukluğu varsa eklemin belirli bölgelerine aşırı yük binmesi bu süreci hızlandırabilir. Bu derlemede, diz çevresi osteotomileriyle mekanik yük dağılımının düzeltilmesine ek olarak kıkırdak rejenerasyonunu destekleyen yöntemler ele alınmıştır. Yüksek tibial osteotomi ve distal femoral osteotomi gibi cerrahilerde amaç, yük taşıyan ekseni daha sağlıklı eklem bölgesine yönlendirmektir. Uygun hastalarda bu mekanik düzeltmeye mikrokırık, subkondral kemik uyarımı, osteokondral greftleme, hücresel tedaviler ve biyolojik destek yöntemleri eşlik edebilir. Tedavi planı; kıkırdak lezyonunun büyüklüğü ve yeri, menisküs durumu, bağ dengesi, bacak dizilimi ve hastanın aktivite düzeyine göre belirlenir. Çalışma, kıkırdak tedavisinde yalnızca hasarlı bölgeye müdahalenin değil, eklemdeki mekanik yüklenmenin de düzeltilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Yüksek tibial osteotomi, distal femoral osteotomi, kıkırdak rejenerasyonu, mikrokırık, osteokondral greft, diz kıkırdak hasarı

  2. Functional outcomes of bone marrow aspirate concentrate application in osteoarthritis of the knee- Diz Kireçlenmesinde Kemik İliği Aspirat Konsantresi Uygulamasının Fonksiyonel Sonuçları

    International Journal of Research in Medical Sciences2020
    Hasta için sade özet

    Diz kireçlenmesi, ağrı, hareket kısıtlılığı ve günlük yaşam aktivitelerinde azalmaya yol açabilen yaygın bir eklem hastalığıdır. Bu çalışmada, kemik iliğinden elde edilen ve BMAC olarak adlandırılan hücresel konsantre uygulamasının diz fonksiyonları üzerindeki etkisi araştırıldı. Çalışmaya tek dizinde kireçlenmeye bağlı şikayeti bulunan 52 hasta dahil edildi. Hastaların leğen kemiğinden alınan kemik iliği özel bir sistemle yoğunlaştırıldı ve hazırlanan BMAC diz eklemi içine uygulandı. Hastalar ortalama 22 ay takip edildi; diz fonksiyonları ve günlük yaşam aktiviteleri klinik skorlarla değerlendirildi. Takiplerde hastaların fonksiyon skorlarında başlangıca göre belirgin artış görüldü. Ancak ileri derecede, Evre 4 diz kireçlenmesi bulunan hastalarda sonuçların daha düşük olduğu saptandı. Bulgular, BMAC uygulamasının özellikle ileri evreye ulaşmamış diz kireçlenmesinde fonksiyonel iyileşmeyle ilişkili olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Diz kireçlenmesi, BMAC, kemik iliği aspirat konsantresi, diz ağrısı, biyolojik tedavi, diz osteoartriti

  3. Medial meniscus scaffold implantation in combination with concentrated bone marrow aspirate injection: minimum 3-year follow-up- Konsantre Kemik İliği Aspiratı Enjeksiyonu ile Birlikte Medial Menisküs Scaffold Uygulaması: En Az 3 Yıllık Takip

    The Journal of Knee Surgery2020
    Hasta için sade özet

    Menisküs, diz ekleminde yük dağılımını ve eklem uyumunu sağlayan önemli yapılardan biridir. Menisküs dokusunun büyük bölümünün kaybedildiği hastalarda ağrı ve kıkırdak hasarı gelişebilir. Bu çalışmada, medial menisküs scaffold uygulamasının kemik iliği aspirat konsantresi (BMAC) enjeksiyonu ile birlikte kullanımının sonuçları değerlendirildi. Çalışmaya medial menisküs kaybı bulunan 23 hasta dahil edildi. Hastalara poliüretan menisküs scaffold yerleştirildi ve eklem içine BMAC uygulandı. Ağrı, diz fonksiyonları ve günlük yaşam aktiviteleri klinik skorlarla takip edildi; MR görüntülemeleri ile scaffold yapısı ve kıkırdak durumu 3 yıl boyunca değerlendirildi. Takiplerde hastaların ağrı ve diz fonksiyonlarında iyileşme görüldü. MR incelemelerinde scaffold yapısının zaman içinde eklem içinde korunabildiği ve klinik sonuçlarla uyumlu bulgular elde edildi. Çalışma, uygun hastalarda menisküs scaffold ve BMAC kombinasyonunun menisküs kaybına bağlı şikayetlerin azaltılmasında bir tedavi seçeneği olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Menisküs scaffold, menisküs kaybı, BMAC, kemik iliği aspirat konsantresi, diz ağrısı, menisküs cerrahisi

  4. Radiographs are not sufficient for evaluation of component fit in subtle knee pain after total knee arthroplasty

    Knee Surgery, Sports Traumatology, Arthroscopy2020WoS İndeksli
    Hasta için sade özet

    Diz protezi ameliyatı sonrası bazı hastalarda belirgin bir sorun görülmemesine rağmen devam eden hafif diz ağrısı olabilir. Bu çalışmada, protez parçalarının kemiğe uyumunun değerlendirilmesinde standart röntgen ile bilgisayarlı tomografinin (BT) ne kadar yeterli olduğu araştırıldı. Çalışmaya total diz protezi sonrası devam eden ağrısı bulunan 172 hasta dahil edildi. Diz çevresinde dokuz farklı bölgede hassasiyet değerlendirildi; protezin kemik kenarına göre taşması veya yetersiz örtmesi hem röntgen hem de BT ile incelendi. Bulgular hastaların ağrı ve diz fonksiyon skorlarıyla karşılaştırıldı. Sonuçlarda, standart röntgenin protez uyumunu bazı bölgelerde gösterebildiği, ancak dizin özellikle arka ve köşe bölgelerinde yetersiz kaldığı görüldü. BT incelemesi bu alanlarda protez taşması veya uyumsuzluğu ile ağrı arasındaki ilişkiyi daha iyi ortaya koydu. Çalışma, diz protezi sonrası nedeni açıklanamayan ağrılarda yalnızca röntgenin her zaman yeterli olmayabileceğini ve seçilmiş hastalarda BT değerlendirmesinin yararlı olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Diz protezi, diz protezi sonrası ağrı, bilgisayarlı tomografi, röntgen, protez uyumu, tibial komponent

2019

17 yayın
  1. Total Diz Artroplastisinde Tek Başına Lokal Yüksek Doz, Lokal Düşük Doz ve İntravenöz Traneksamik Asit Uygulamasının Kan Kaybı ve Transfüzyon Miktarı Üzerine Etkisi- Diz Protezi Ameliyatında Farklı Traneksamik Asit Uygulamalarının Kan Kaybı ve Kan Transfüzyonu Üzerindeki Etkisi

    29. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi2019Kongre bildirisi
    Hasta için sade özet

    Total diz protezi ameliyatlarında kan kaybını azaltmak amacıyla traneksamik asit farklı doz ve uygulama yollarıyla kullanılabilir. Bu çalışmada lokal yüksek doz, lokal düşük doz ve damar yoluyla verilen traneksamik asidin ameliyat sonrası kan kaybı ve kan transfüzyonu gereksinimi üzerindeki etkileri karşılaştırıldı. Hastalarda ameliyat sonrası drenaj miktarı, hemoglobin düşüşü ve eritrosit süspansiyonu verilme gereksinimi değerlendirildi. Traneksamik asit kullanılan tüm gruplarda kan kaybı ve hemoglobin düşüşünün azaldığı görüldü. Bununla birlikte lokal düşük doz uygulamanın, lokal yüksek doz ve intravenöz uygulamaya göre kanama kontrolünde daha düşük etkinlik gösterdiği saptandı. Sonuçlar, total diz protezinde traneksamik asit kullanımının ameliyat sonrası kan kaybını ve kan transfüzyonu ihtiyacını azaltmaya yardımcı olabileceğini, uygulama şekli ve dozunun ise elde edilen sonucu etkileyebileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Total diz protezi, traneksamik asit, kan kaybı, kan transfüzyonu, diz protezi ameliyatı, hemoglobin

  2. Proksimal Tibiofibular Eklem Yaralanması- Diz Dış Yanında Nadir Görülen Proksimal Tibiofibular Eklem Yaralanmaları

    Futbol Hekimliği2019Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Proksimal tibiofibular eklem, dizin dış tarafında kaval kemiği ile fibula başı arasında bulunan küçük ancak diz stabilitesine katkı sağlayan bir eklemdir. Bu bölgedeki yaralanmalar nadir görülür ve diz dış yan ağrısının diğer nedenleriyle karışabildiği için tanı gecikebilir. Yaralanma genellikle spor sırasında ani dönme, dizin aşırı gerilmesi veya doğrudan darbe sonrasında gelişebilir. Hastalarda fibula başı çevresinde ağrı, şişlik, hassasiyet ve bazen dizde güvensizlik hissi görülebilir. Bölgeden geçen peroneal sinirin etkilenmesi durumunda uyuşma veya kas güçsüzlüğü de ortaya çıkabilir. Tanıda fizik muayenenin yanı sıra röntgen, bilgisayarlı tomografi veya MR görüntüleme kullanılabilir. Tedavi yaralanmanın derecesine göre planlanır. Hafif yaralanmalarda istirahat, dizlik ve rehabilitasyon yeterli olabilirken; belirgin instabilite veya çıkık bulunan olgularda cerrahi tedavi gerekebilir. Erken tanı ve uygun rehabilitasyon özellikle sporcuların güvenli şekilde spora dönüşü açısından önemlidir. Anahtar Kelimeler: Proksimal tibiofibular eklem, diz dış yan ağrısı, fibula başı, spor yaralanması, diz instabilitesi, peroneal sinir Kitap Adı: Futbol Hekimliği

  3. Birinci Karpometakarpal Eklem Osteoartritinin Tedavisi: Kortikosteroid ile Platelet Zengin Plazma–Randomize Karşılaştırmalı Çalışma

    Ankara Medical Journal2019
    Hasta için sade özet

    Başparmak kökündeki birinci karpometakarpal eklem kireçlenmesi, özellikle kavrama ve sıkma hareketlerinde ağrıya ve el fonksiyonlarında azalmaya yol açabilir. Bu çalışmada, kortikosteroid enjeksiyonu ile platelet zengin plazma (PRP) uygulamasının ağrı ve el fonksiyonları üzerindeki etkileri karşılaştırıldı. Çalışmaya başparmak kökü kireçlenmesi bulunan 58 hasta dahil edildi. Hastalar kortikosteroid ve PRP gruplarına ayrıldı ve yaklaşık 24 hafta takip edildi. Ağrı düzeyi VAS, el fonksiyonları ise Dreiser skoru ile değerlendirildi. Her iki grupta da tedavi sonrası ağrı ve fonksiyonlarda iyileşme görüldü. Altıncı ayda grupların genel sonuçları benzerdi. Ancak son değerlendirmede her iki yöntemin de başlangıca göre anlamlı düzelme sağladığı saptandı. Bulgular, başparmak kökü kireçlenmesinde hem PRP hem de kortikosteroid enjeksiyonlarının semptomların azaltılmasında kullanılabilecek seçenekler olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Başparmak kireçlenmesi, karpometakarpal eklem, PRP, kortikosteroid enjeksiyonu, el ağrısı, el fonksiyonu

  4. Macroscopic footprint of the glenoid labrum- Glenoid Labrumun Makroskopik Yapışma Alanı

    An International Journal of Experimental and Clinical Anatomy2019
    Hasta için sade özet

    Omuz eklemindeki glenoid labrum, eklem yuvasının çevresini saran ve omuz stabilitesine katkı sağlayan fibro-kıkırdak bir yapıdır. Bu anatomik çalışmada, labrumun glenoid kemiğe hangi genişlikte ve hangi bölgelerde tutunduğu makroskopik olarak değerlendirildi. Çalışmanın amacı, glenoid labrumun kemik üzerindeki yapışma alanını ayrıntılı biçimde tanımlamak ve omuz cerrahisinde kullanılabilecek anatomik referanslar oluşturmaktı. Labrumun ön, arka, üst ve alt bölümlerindeki tutunma özellikleri karşılaştırıldı ve bu yapının glenoid kenarı boyunca homojen olmadığı gösterildi. Bu anatomik bilgiler özellikle Bankart lezyonu, omuz çıkığı ve labrum onarımı gibi artroskopik omuz cerrahilerinde önem taşır. Labrumun doğal yapışma alanının bilinmesi, cerrahi onarım sırasında dokunun anatomik yerine daha uygun şekilde tespit edilmesine yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Glenoid labrum, omuz anatomisi, Bankart lezyonu, omuz çıkığı, labrum onarımı, omuz artroskopisi

  5. Micro or nano does not affect the functional outcomes in the midterm follow-up- Mikrokırık veya Nanokırık Tekniği Orta Dönem Fonksiyonel Sonuçları Etkilemiyor

    International Journal of Contemporary Medical Research2019
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki sınırlı kıkırdak hasarlarında, kemiğin alt tabakasını uyararak yeni onarım dokusu oluşmasını amaçlayan mikrokırık ve nanokırık teknikleri kullanılabilir. Bu çalışmada, iki yöntemin orta dönem fonksiyonel sonuçları karşılaştırıldı. Çalışmaya izole diz kıkırdak hasarı bulunan 42 hasta dahil edildi. Hastaların 22’sine klasik mikrokırık, 20’sine nanokırık tekniği uygulandı. Her iki grupta da benzer cerrahi protokol kullanıldı ve hastalar 6, 12, 24, 36 ve 48. aylarda diz fonksiyon skorlarıyla takip edildi. Yaklaşık 4 yıllık takip sonunda iki grup arasında Lysholm ve Cincinnati fonksiyon skorları açısından anlamlı fark saptanmadı. Her iki yöntemde de hastaların fonksiyonlarında iyileşme görüldü. Bulgular, nanokırık tekniğinin teorik olarak daha derin kemik uyarımı sağlamasına rağmen, orta dönem klinik sonuçlarda klasik mikrokırığa belirgin üstünlük göstermediğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Mikrokırık, nanokırık, diz kıkırdak hasarı, kıkırdak tedavisi, diz artroskopisi, osteokondral lezyon

  6. Clinical significance of the relationship between 3D analysis of the distal femur and femoral shaft anatomy in total knee arthroplasty -Total Diz Protezinde Distal Femurun Üç Boyutlu Analizi ile Femur Şaft Anatomisi Arasındaki İlişkinin Klinik Önemi

    Anatomy: International Journal of Experimental and Clinical Anatomy2019
    Hasta için sade özet

    Total diz protezi ameliyatında protezin doğru hizalanması, dizin dengeli çalışması ve uzun dönem sonuçlar açısından önemlidir. Bu çalışmada, diz eklemine yakın uyluk kemiği olan distal femurun üç boyutlu anatomisi ile femur şaftının eksenleri arasındaki ilişki araştırıldı. Çalışmada 200 erişkin femur kemiğinin bilgisayarlı tomografi görüntülerinden üç boyutlu modeller oluşturuldu. Sagittal ve koronal plandaki mekanik ve anatomik eksenler, medüller kanal ve femoral kondillere ait çeşitli referans çizgileri ölçüldü. Kadın ve erkekler arasındaki anatomik farklılıklar da karşılaştırıldı. Sonuçlar, distal femur anatomisinin kişiden kişiye ve cinsiyete göre değişebildiğini gösterdi. Total diz protezi sırasında kullanılan klasik anatomik referansların her hastada aynı sonucu vermeyebileceği ve bu farklılıkların protezin hizalanmasını etkileyebileceği görüldü. Bulgular, ameliyat öncesi anatomik değerlendirme ve kişiye uygun cerrahi planlamanın önemini desteklemektedir.

  7. Clinical Outcomes of Proximal Opening-Wedge Osteotomy and Distal Chevron Osteotomy in the Treatment of Moderate Hallux Valgus Deformity-Orta Dereceli Halluks Valgus Tedavisinde Proksimal Açık Kama Osteotomisi ve Distal Chevron Osteotomisinin Klinik Sonuçları

    Journal of Medical Science and Clinical Research2019
    Hasta için sade özet

    Halluks valgus, ayak başparmağının dışa doğru yönelmesi ve birinci tarak kemiğinin içe kaymasıyla oluşan, ağrı ve ayakkabı kullanımında güçlüğe yol açabilen bir deformitedir. Bu çalışmada orta dereceli halluks valgus tedavisinde kullanılan iki farklı kemik düzeltme ameliyatı karşılaştırıldı. Çalışmaya 55-65 yaşlarında 37 hasta dahil edildi. Hastaların 19’una proksimal açık kama osteotomisi, 18’ine distal Chevron osteotomisi uygulandı. Ameliyat sonrası ağrı, ayak fonksiyonları ve radyolojik düzelme 3., 6. ve 12. aylarda değerlendirildi. İlk 3 ve 6 aylık takiplerde distal Chevron osteotomisi uygulanan hastalarda ağrı ve fonksiyon skorlarının daha iyi olduğu görüldü. Ancak 12. ayda iki yöntem arasında anlamlı klinik fark saptanmadı. Bulgular, orta dereceli halluks valgusta her iki yöntemin de etkili olabileceğini, erken iyileşme döneminde ise cerrahi tekniğe göre farklılıklar görülebileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Halluks valgus, bunyon, Chevron osteotomisi, ayak cerrahisi, başparmak deformitesi

  8. The morphologic relationship of the lesser trochanter with the femoral neck and greater trochanter- Küçük Trokanterin Femur Boynu ve Büyük Trokanter ile Morfolojik İlişkisi

    International Journal of Research in Medical Sciences2019
    Hasta için sade özet

    Kalçanın üst bölümündeki kemik yapılar, kalça protezi ve diğer ortopedik cerrahilerde önemli anatomik referans noktalarıdır. Bu çalışmada, femurun iç kısmında yer alan küçük trokanterin femur boynu ve büyük trokanter ile olan anatomik ilişkisi incelendi. Çalışmada 67 kuru femur kemiği değerlendirildi. Küçük trokanter ile büyük trokanter arasındaki mesafe, küçük trokanterin femur boynu merkezine olan uzaklığı ve bu yapılar arasındaki açılar ölçüldü. Amaç, cerrahi sırasında kullanılan bu anatomik yapıların birbirleriyle olan ilişkisini daha net ortaya koymaktı. Sonuçlar, küçük trokanterin femur boynu ve büyük trokanter ile belirli mesafe ve açı ilişkileri gösterdiğini ortaya koydu. Bu anatomik veriler, kalça cerrahisinde implant yerleşimi, cerrahi yönelim ve ameliyat öncesi planlama sırasında daha doğru anatomik değerlendirme yapılmasına katkı sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Kalça anatomisi, küçük trokanter, büyük trokanter, femur boynu, kalça cerrahisi, kalça protezi

  9. Three-dimensional analysis of acetabular cup orientation and an evaluation of the relationship with pelvic sagittal parameters- Asetabular Cup Yöneliminin Üç Boyutlu Analizi ve Pelvik Sagittal Parametrelerle İlişkisinin Değerlendirilmesi

    Journal of Orthopaedic Surgery2019
    Hasta için sade özet

    Kalça protezi ameliyatında, protezin yuva kısmının doğru açıyla yerleştirilmesi kalça çıkığı, aşınma ve uzun dönem sonuçlar açısından önemlidir. Bu çalışmada, pelvisin öne veya arkaya eğiminin asetabular cup adı verilen protez yuvasının konumuyla ilişkisi üç boyutlu olarak değerlendirildi. Çalışmaya tek taraflı kalça kireçlenmesi nedeniyle total kalça protezi uygulanan 86 hasta dahil edildi. Ameliyat öncesi ve sonrası pelvisin sagittal dengesi, cup eğimi ve anteversiyon açıları ölçüldü. Amaç, kalça protezi sonrası pelvis duruşunda değişiklik olup olmadığını ve bu değişikliklerin protez yuvasının yönelimini nasıl etkileyebileceğini araştırmaktı. Sonuçlar, kalça protezi sonrası bazı sagittal pelvik ölçümlerde değişiklik olabildiğini ve pelvis pozisyonunun asetabular cup yönelimini etkileyebileceğini gösterdi. Bulgular, kalça protezi cerrahisinde cup yerleşiminin yalnızca sabit anatomik açılarla değil, hastanın kişisel pelvik duruşu ve sagittal dengesi dikkate alınarak planlanmasının yararlı olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Kalça protezi, total kalça artroplastisi, asetabular cup, pelvik tilt, cup anteversiyonu, kalça protezi planlaması

  10. Sonoelastography of the knee joint- Diz Ekleminde Sonoelastografi Kullanımı

    Clinical Anatomy2019
    Hasta için sade özet

    Diz kıkırdak hasarlarının değerlendirilmesinde manyetik rezonans görüntüleme sık kullanılan yöntemlerden biridir. Bu deneysel çalışmada ise ultrason ile gerçek zamanlı elastografinin birlikte kullanılarak kıkırdak dokusunun sertlik ve esneklik özelliklerini gösterebilme potansiyeli araştırıldı. Çalışmada 12 taze insan kadavra dizi incelendi. Artroskopi sırasında eklem içine yerleştirilen özel ultrason probu ile sağlıklı görünen ve hasarlı kıkırdak bölgeleri değerlendirildi. Sonoelastografi sayesinde kıkırdak dokusundaki mekanik farklılıkların görüntülenip görüntülenemediği araştırıldı. Sonuçlarda, hasarlı kıkırdak bölgelerinde ölçülen doku deformasyonunun sağlıklı bölgelere göre daha yüksek olduğu görüldü. Bu bulgu, sonoelastografinin kıkırdak kalitesini değerlendirmede artroskopiye yardımcı olabilecek bir görüntüleme yöntemi olabileceğini düşündürmektedir. Çalışma kadavra üzerinde yapılmıştır ve yöntemin hastalardaki klinik kullanımının belirlenmesi için ileri araştırmalar gereklidir. Anahtar Kelimeler: Diz kıkırdak hasarı, sonoelastografi, elastografi, artroskopi, diz eklemi, kıkırdak görüntüleme

  11. Definition of a novel proximal femur classification in the sagittal plane according to the femur morphometric analysis-Femur Morfometrik Analizine Göre Sagittal Planda Yeni Bir Proksimal Femur Sınıflandırmasının Tanımlanması

    The Journal of Arthroplasty2019
    Hasta için sade özet

    Kalça protezi ameliyatlarında femur kemiğinin şekli, kullanılacak implantın seçimi ve doğru yerleştirilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmada, uyluk kemiğinin kalçaya yakın bölümü olan proksimal femurun yandan görünümdeki anatomik özellikleri incelendi ve yeni bir sınıflandırma sistemi tanımlandı. Çalışmada erişkinlere ait 270 femur kemiğinin bilgisayarlı tomografi görüntüleri kullanıldı. Üç boyutlu rekonstrüksiyonlarla kemik kanalının farklı seviyelerdeki genişliği ve sagittal plandaki şekli ölçüldü. Amaç, kalça protezinin femoral parçasının hastanın kemik yapısına daha uygun seçilmesine yardımcı olabilecek anatomik farklılıkları ortaya koymaktı. Sonuçlar, proksimal femurun sagittal planda hastalar arasında belirgin biçimde değişebildiğini gösterdi. Bu farklılıkların dikkate alınması, kalça protezi tasarımı ve ameliyat öncesi planlamada femoral komponentin kemiğe daha uyumlu yerleştirilmesine katkı sağlayabilir. Çalışma, kalça protezi cerrahisinde yalnızca önden görünümün değil, yandan anatomik yapının da değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Kalça protezi, proksimal femur, femur morfolojisi, femoral komponent, kalça protezi planlaması

  12. Transtrochanteric approach can provide better postoperative care and lower complication rate in the treatment of hip fractures- Kalça Kırıklarının Tedavisinde Transtrokanterik Yaklaşım Daha İyi Ameliyat Sonrası Bakım ve Daha Düşük Komplikasyon Oranı Sağlayabilir

    Clinical Interventions in Aging2019
    Hasta için sade özet

    İleri yaş grubunda görülen bazı kalça kırıklarında bipolar parsiyel kalça protezi uygulanabilir. Bu hastalarda ameliyat sonrası kalça çıkığı, hareket kısıtlılığı ve rehabilitasyon sürecinin uzaması önemli sorunlar arasında yer alır. Bu çalışmada, klasik posterolateral cerrahi yaklaşım ile kırık hattından uygulanan transtrokhanterik yaklaşım karşılaştırıldı. Çalışmaya instabil intertrokanterik kalça kırığı nedeniyle bipolar hemiartroplasti uygulanan 112 hasta dahil edildi. Transtrokhanterik yaklaşımda kalça eklemine kırık hattı üzerinden ulaşılarak ön ve arka kapsülün korunması ve dış rotator kasların daha az zarar görmesi amaçlandı. Hastalarda ameliyat sonrası çıkık oranı, komplikasyonlar ve bakım süreci değerlendirildi. Sonuçlar, transtrokhanterik yaklaşımın özellikle kalça çıkığı riskini azaltabileceğini ve ameliyat sonrası hasta bakımını kolaylaştırabileceğini gösterdi. Bulgular, uygun kırık tiplerinde cerrahi yaklaşım seçiminin protez sonrası güvenli mobilizasyon ve rehabilitasyon açısından etkili olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Kalça kırığı, bipolar kalça protezi, hemiartroplasti, kalça çıkığı, intertrokanterik kırık, transtrokhanterik yaklaşım

  13. Factors influencing the results in matrix-associated autologous chondrocyte implantation: a 2-5 year follow-up study- Matriks Destekli Otolog Kondrosit İmplantasyonu Sonuçlarını Etkileyen Faktörler: 2-5 Yıllık Takip Çalışması

    Journal of Clinical Medicine Research2019
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki kıkırdak hasarları özellikle genç ve aktif hastalarda ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu çalışmada, matriks destekli otolog kondrosit implantasyonu (MACI) uygulanan hastaların orta dönem sonuçları ve bu sonuçları etkileyen faktörler araştırıldı. Çalışmaya dizinde kıkırdak defekti bulunan 34 hasta dahil edildi. Hastalara kendi kıkırdak hücrelerinden hazırlanan hücrelerin özel bir matriks üzerine yerleştirilmesiyle MACI tedavisi uygulandı. Hastalar 2 ile 5 yıl arasında takip edildi ve diz fonksiyonları klinik skorlarla değerlendirildi. Takip süresince hastaların diz fonksiyonlarında belirgin iyileşme görüldü. Sonuçların; lezyonun yeri, daha önce geçirilmiş cerrahiler ve bazı hasta özelliklerinden etkilenebileceği değerlendirildi. Çalışma, uygun hastalarda MACI yönteminin diz kıkırdak hasarlarında fonksiyonel iyileşme sağlayabilen bir tedavi seçeneği olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: MACI, kıkırdak hasarı, otolog kondrosit implantasyonu, diz kıkırdak tedavisi, kıkırdak cerrahisi, diz ağrısı

  14. Autologous stem cell-derived chondrocyte implantation with bio-targeted microspheres for the treatment of osteochondral defects- Osteokondral Defektlerin Tedavisinde Biyolojik Olarak Hedeflenmiş Mikrokürelerle Otolog Kök Hücre Kaynaklı Kondrosit Uygulaması

    Journal of Orthopaedic Surgery and Research2019
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki kıkırdak ve altındaki kemik dokusunda oluşan hasarlar, ağrıya ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Bu deneysel çalışmada, osteokondral hasarların tedavisinde hastanın kendi kök hücrelerinden elde edilen kıkırdak hücrelerinin, biyolojik olarak hedeflenmiş mikroküreler içinde uygulanmasının etkisi araştırıldı. Çalışmada 28 koyun dört gruba ayrıldı: kontrol, mikrokırık, scaffold ve mikroküre grupları. Mikroküre ve scaffold gruplarında yağ dokusundan elde edilen kök hücreler kullanıldı. Tedavi sonrası kıkırdak iyileşmesi görüntüleme, doku incelemesi ve biyomekanik değerlendirmelerle karşılaştırıldı. Sonuçlar, kök hücre kökenli kıkırdak hücrelerini taşıyan mikrokürelerin hasarlı bölgeye hedefli şekilde ulaşabildiğini ve kıkırdak onarımını destekleyebileceğini gösterdi. Bu çalışma insanlarda doğrudan tedavi sonucu göstermemektedir; ancak kıkırdak hasarlarında hücre temelli ve doku mühendisliği yaklaşımlarının geliştirilmesi için deneysel bir temel sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kıkırdak hasarı, kök hücre, kondrosit, osteokondral defekt, doku mühendisliği, mikroküre

  15. General Assembly, Prevention, Operating Room Environment: Proceedings of International Consensus on Orthopedic Infections- Genel Kurul, Enfeksiyondan Korunma ve Ameliyathane Ortamı: Ortopedik Enfeksiyonlar Uluslararası Uzlaşı Toplantısı Sonuçları

    The Journal of Arthroplasty2019
    Hasta için sade özet

    Ortopedik protez ameliyatlarında enfeksiyon riskini azaltmak için ameliyathane ortamının temizliği, hava akımı, ekipmanların sterilizasyonu ve ameliyat sırasında uygulanan korunma yöntemleri önemlidir. Bu uluslararası uzlaşı çalışmasında, özellikle ameliyathane ortamının protez enfeksiyonları üzerindeki etkisi değerlendirildi. Çalışmada laminer hava akımı sistemleri, ameliyathane hava kalitesi, yüzey temizliği, mobil cihazlar, ısıtma sistemleri, havadaki mikroorganizmalar ve farklı dezenfeksiyon yöntemleri gibi birçok konu ele alındı. Mevcut bilimsel veriler, laminer hava akımının cerrahi alan enfeksiyonu veya periprostetik eklem enfeksiyonunu kesin olarak azalttığını göstermemektedir. Bu nedenle protez cerrahisinde enfeksiyondan korunma, tek bir teknolojiye değil; sterilizasyon, doğru ameliyathane uygulamaları, çevresel temizlik ve ekip disiplininin birlikte yürütülmesine dayanır. Anahtar Kelimeler: Protez enfeksiyonu, diz protezi, kalça protezi, ameliyathane, enfeksiyon önleme, laminer hava akımı, sterilizasyon

  16. Does inflammatory joint diseases affect the accuracy of infection biomarkers in patients with periprosthetic joint infections? A prospective comparative reliability study- İnflamatuvar Eklem Hastalıkları Protez Enfeksiyonu Tanısında Kullanılan Biyobelirteçlerin Doğruluğunu Etkiler mi? Prospektif Karşılaştırmalı Güvenilirlik Çalışması

    Journal of Orthopaedic Science2019
    Hasta için sade özet

    Diz protezi sonrası gelişebilen protez enfeksiyonlarının doğru tanısı, uygulanacak tedavinin belirlenmesi açısından önemlidir. Ancak romatoid artrit gibi inflamatuvar eklem hastalıklarında vücutta zaten süregelen iltihabi yanıt, bazı kan ve eklem sıvısı testlerinin yorumlanmasını güçleştirebilir. Bu çalışmada, diz protezi sonrası devam eden ağrı nedeniyle revizyon cerrahisi uygulanan ve inflamatuvar eklem hastalığı bulunan 38 hasta değerlendirildi. Hastalar protez enfeksiyonu olan ve olmayan gruplara ayrıldı. CRP, sedimantasyon ve prokalsitonin gibi kan testleri ile eklem sıvısındaki hücre sayısı, nötrofil oranı, alfa-defensin ve diğer enfeksiyon belirteçleri incelendi. Sonuçlar, bu hastalarda protez enfeksiyonu tanısının tek bir teste dayandırılmaması gerektiğini gösterdi. Özellikle eklem sıvısındaki nötrofil oranı, enfeksiyonu ayırt etmede en yüksek tanısal doğruluğa sahipti. Bulgular, protez enfeksiyonu şüphesinde kan ve eklem sıvısı testlerinin birlikte değerlendirilmesini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Diz protezi enfeksiyonu, protez enfeksiyonu, periprostetik eklem enfeksiyonu, diz protezi sonrası ağrı, CRP, alfa-defensin, revizyon diz protezi

  17. Autologous stem cell-derived chondrocyte implantation with polyglecaprone/polylactide scaffold

    Journal of Orthopaedic Research2019WoS İndeksli

2018

4 yayın
  1. Nadir Bir Olgu: Travma Sonrası Cilt Altında Unutulmuş Vaskülarize Osteokondral Femoral Kondil Parçasının İliak Kemik Destekli Fiksasyonu Travma Sonrası Gözden Kaçan Büyük Diz Kıkırdak-Kemik Parçasının İliak Kemik Grefti ile Onarımı

    28. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi2018Kongre bildirisi
    Hasta için sade özet

    Diz travmaları sırasında eklem kıkırdağı ve altındaki kemik birlikte koparak büyük bir osteokondral parça oluşturabilir. Bu olgu sunumunda, yüksekten düşme sonrası medial femoral kondilde oluşan büyük osteokondral kırığın üç ay sonra tedavi edilen nadir bir örneği ele alınmıştır. 41 yaşındaki hastanın görüntülemelerinde yaklaşık 5 cm boyutunda osteokondral defekt ve cilt altında kalmış kırık parça saptandı. Cerrahi sırasında parçanın fasya ile bağlantısını koruduğu ve canlılığını sürdürdüğü görüldü. Defekt, leğen kemiğinden alınan trikortikal kemik grefti ile desteklendi; canlı osteokondral parça tekrar eklem yüzeyine yerleştirilerek tespit edildi. Bu olgu, travma sonrası gözden kaçmış büyük bir kıkırdak-kemik parçasının canlılığını koruması durumunda, uygun kemik desteğiyle yeniden kullanılabileceğini ve eklem yüzeyinin anatomik olarak restore edilmesinin mümkün olabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Osteokondral kırık, diz kıkırdak hasarı, medial femoral kondil, iliak kemik grefti, kıkırdak onarımı

  2. Ayak-Ayak Yaralanmaları ve Ortopedik Aciller

    Simon Ortopedik Aciller2018Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Ayak; çok sayıda kemik, eklem, bağ ve tendonun birlikte çalıştığı karmaşık bir yapıdır. Travma sonrası gelişen ayak yaralanmalarında doğru tanı, hem ağrının giderilmesi hem de yürüme fonksiyonunun korunması açısından önemlidir. Bu kitap bölümünde acil ortopedik yaklaşım gerektiren ayak yaralanmaları ele alınmaktadır. Ayak parmakları, metatars kemikleri ve orta ayak bölgesinde gelişen kırık ve çıkıkların değerlendirilmesi; fizik muayene, uygun görüntüleme yöntemleri ve tedavi seçenekleri üzerinden açıklanmaktadır. Yaralanmanın yerine, kırığın tipine, eklem yüzeyinin etkilenmesine ve kemiğin yer değiştirme derecesine göre takip, atel veya alçı uygulaması, kapalı düzeltme ya da cerrahi tedavi gerekebilir. Amaç yalnızca kemiğin kaynamasını sağlamak değil, ayağın yük taşıma mekanizmasını ve eklem uyumunu mümkün olduğunca korumaktır. Özellikle eklem içi ve instabil yaralanmalarda erken ve doğru değerlendirme, uzun dönem ağrı ve fonksiyon kaybı riskini azaltmaya yardımcı olabilir. Anahtar Kelimeler: Ayak kırığı, ayak yaralanması, metatars kırığı, ayak çıkığı, ortopedik acil, ayak cerrahisi

  3. Fixed-bearing unicompartmental knee arthroplasty tolerates higher variance in tibial implant rotation than mobile-bearing designs- Sabit Yataklı Tek Kompartmanlı Diz Protezleri, Tibial İmplant Rotasyonundaki Değişiklikleri Hareketli Yataklı Tasarımlara Göre Daha İyi Tolere Eder

    Archives of Orthopaedic and Trauma Surgery2018
    Hasta için sade özet

    Tek kompartmanlı diz protezi, dizde kireçlenmenin yalnızca bir bölümü etkilediği uygun hastalarda uygulanan bir cerrahi seçenektir. Bu çalışmada, sabit yataklı ve hareketli yataklı tek kompartmanlı diz protezlerinin, tibial parçanın ideal olmayan rotasyonuna karşı ne kadar tolerans gösterdiği karşılaştırıldı. Çalışmaya medial kompartman osteoartriti nedeniyle ameliyat edilen 324 hasta dahil edildi. Hastaların 153’ünde sabit yataklı, 171’inde hareketli yataklı protez kullanıldı. Tibial komponentin rotasyonu ameliyat sonrası değerlendirildi ve hastaların klinik sonuçları yaklaşık 2,5 yıl takip edildi. Sonuçlarda, sabit yataklı protezlerin tibial komponentteki rotasyon farklılıklarını hareketli yataklı tasarımlara göre daha iyi tolere ettiği görüldü. Özellikle ideal olmayan rotasyon varlığında sabit yataklı grupta klinik sonuçların daha az etkilendiği saptandı. Bulgular, tek kompartmanlı diz protezinde implant tasarımı ve doğru yerleşimin cerrahi sonuçlarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Tek kompartmanlı diz protezi, unikondiler diz protezi, diz kireçlenmesi, tibial komponent, implant rotasyonu

  4. Posterolateral overhang affects patient quality of life after total knee arthroplasty- Total Diz Protezi Sonrası Posterolateral Taşma Hastaların Yaşam Kalitesini Etkiliyor

    Archives of Orthopaedic and Trauma Surgery2018
    Hasta için sade özet

    Total diz protezi ameliyatında protezin kemiğe uygun boyutta seçilmesi ve doğru konumlandırılması, ameliyat sonrası ağrı ve diz fonksiyonları açısından önem taşır. Bu çalışmada, diz protezinin kaval kemiğine yerleştirilen tibial parçasının kemiğin arka-dış bölümünden taşmasının hastalar üzerindeki etkileri araştırıldı. Çalışmaya total diz protezi ameliyatı geçiren 146 hasta dahil edildi. Ameliyat sonrası bilgisayarlı tomografi görüntüleriyle protezin yerleşimi ve kemik sınırlarını aşıp aşmadığı ayrıntılı olarak değerlendirildi. Hastaların ameliyattan sonraki 3 yıllık sonuçları incelendi. Sonuçlarda, protezin posterolateral bölgede kemik sınırının dışına taşmasının daha fazla ağrı ve daha düşük diz fonksiyonlarıyla ilişkili olduğu görüldü. Posterolateral ağrısı bulunan hastalarda ortalama taşma miktarı 3,6 mm olarak ölçüldü. Bulgular, diz protezi ameliyatında protezin uygun boyutta seçilmesinin ve doğru yerleştirilmesinin ameliyat sonrası hasta konforu, diz fonksiyonları ve yaşam kalitesiyle ilişkili olabileceğini gösteriyor. Anahtar Kelimeler: Total diz protezi, diz protezi ameliyatı, diz protezi sonrası ağrı, tibial komponent, protez yerleşimi, diz ağrısı, yaşam kalitesi

2017

2 yayın
  1. Arthroscopic Knot-Tying Techniques- Artroskopik Düğüm Atma Teknikleri

    Clinical Anatomy of the Shoulder: An Atlas2017Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Omuz artroskopisinde tendon, labrum ve diğer yumuşak dokuların onarımı sırasında dikişlerin güvenli şekilde sabitlenmesi gerekir. Bu kitap bölümünde, artroskopik cerrahide kullanılan düğüm atma tekniklerinin temel prensipleri ele alınmıştır. Artroskopik cerrahide cerrah, eklem içine küçük kesilerden kamera ve özel aletlerle ulaşır. Bu nedenle dikişlerin dar bir çalışma alanında doğru biçimde yönlendirilmesi ve uygun gerginlikte düğümlenmesi önemlidir. Farklı düğüm tiplerinin kayma, sıkışma ve tutunma özellikleri birbirinden farklı olabilir. Kullanılacak teknik, onarılan dokunun yapısına ve cerrahi işlemin gereksinimlerine göre seçilir. Doğru düğüm tekniği; rotator manşet yırtığı, Bankart lezyonu ve diğer omuz artroskopisi uygulamalarında yapılan onarımın güvenliğini destekler. Bu bölüm, artroskopik düğümlerin standart ve kontrollü şekilde uygulanmasına yönelik temel teknik bilgileri sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Omuz artroskopisi, artroskopik düğüm, rotator manşet, Bankart lezyonu, labrum onarımı, omuz cerrahisi

  2. Arthroscopic anatomy of shoulder-Omuzun Artroskopik Anatomisi

    Clinical Anatomy of the Shoulder: An Atlas2017Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Omuz artroskopisi, eklem içindeki yapıların küçük kesilerden kamera yardımıyla değerlendirilmesini ve birçok omuz probleminin cerrahi olarak tedavi edilmesini sağlayan bir yöntemdir. Bu kitap bölümünde, omuz artroskopisi sırasında görülen normal anatomik yapıların tanınması ve cerrahi açıdan önemi ele alınmıştır. Omuz eklemi; labrum, eklem kapsülü, rotator manşet tendonları, biseps tendonu, glenoid ve humerus başı gibi birbirine yakın birçok yapıdan oluşur. Artroskopik cerrahide bu yapıların normal görünümünün bilinmesi, yırtık, instabilite, kıkırdak hasarı ve tendon sorunlarının doğru değerlendirilmesine yardımcı olur. Bölümde ayrıca artroskopik giriş noktaları ve cerrahi sırasında yön bulmayı sağlayan anatomik referanslar açıklanmaktadır. Omuz artroskopisinin güvenli ve doğru uygulanabilmesi için normal anatominin ayrıntılı şekilde bilinmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Omuz artroskopisi, omuz anatomisi, rotator manşet, labrum, omuz cerrahisi, omuz eklemi

2016

2 yayın
  1. Otolog Kondrosit İmplantasyonu (ACI) ve Matriks Rehberli Otolog Kondrosit İmplantasyonu (MACI) Diz Kıkırdak Hasarında Otolog Kondrosit İmplantasyonu: ACI ve MACI Yöntemleri

    Kıkırdak Cerrahisi2016Kitap bölümü
    Hasta için sade özet

    Diz eklemindeki sınırlı kıkırdak hasarları ağrı, şişlik, takılma ve hareket kısıtlılığına yol açabilir. Kıkırdak dokusunun kendini yenileme kapasitesi sınırlı olduğundan, özellikle genç ve aktif hastalarda hücre temelli tedaviler gündeme gelebilir. Bu kitap bölümünde otolog kondrosit implantasyonu (ACI) ve matriks rehberli otolog kondrosit implantasyonu (MACI) yöntemleri ele alınmıştır. ACI yönteminde hastanın kendi dizinden alınan sağlıklı kıkırdak hücreleri laboratuvarda çoğaltılır ve daha sonra hasarlı bölgeye uygulanır. MACI yönteminde ise çoğaltılan bu hücreler özel bir biyolojik matriks üzerine yerleştirilerek kıkırdak defektine nakledilir. Amaç, hasarlı eklem yüzeyinde daha kaliteli bir onarım dokusu oluşturulmasını desteklemektir. Tedavi seçimi; kıkırdak lezyonunun büyüklüğü, yeri, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve eşlik eden menisküs, bağ veya dizilim sorunlarına göre yapılır. Uygun hasta seçimi ve doğru rehabilitasyon, tedavi sonucunu etkileyen temel unsurlardır. Anahtar Kelimeler: ACI, MACI, otolog kondrosit implantasyonu, diz kıkırdak hasarı, kıkırdak tedavisi, hücresel tedavi

  2. Effect of Platelet-Rich Plasma Administration on Delayed Union of Diaphysis Fractures of Long Bones- Uzun Kemiklerin Diafiz Kırıklarında Gecikmiş Kaynamaya Plateletten Zengin Plazma Uygulamasının Etkisi

    Bozok Tıp Dergisi2016
    Hasta için sade özet

    Uzun kemik kırıklarında bazen uygun tespit yapılmasına rağmen kemik kaynaması beklenenden daha uzun sürebilir. Bu çalışmada, gecikmiş kaynama bulunan uzun kemik kırıklarında platelet açısından zengin plazma (PRP) uygulamasının kırık iyileşmesine etkisi araştırıldı. Çalışmada stabil olarak tespit edilmiş ve kaynaması gecikmiş 30 hasta PRP uygulanan grup olarak değerlendirildi. Karşılaştırma grubunda ise benzer özelliklere sahip 22 hasta yer aldı. Hastalarda kırığın kaynama oranı ve kaynamaya kadar geçen süre karşılaştırıldı. PRP uygulanan grupta kırıkların %80’inde, kontrol grubunda ise %90,9’unda kaynama görüldü. Kaynama süreleri açısından da iki grup arasında anlamlı fark saptanmadı. Sonuçlar, bu hasta grubunda PRP uygulamasının kırık kaynama oranı veya süresi üzerinde belirgin bir üstünlük göstermediğini ortaya koydu. Yazarlar, daha geniş hasta gruplarıyla yapılacak çalışmaların PRP’nin olası etkisini daha net ortaya koyabileceğini belirtti. Anahtar Kelimeler: PRP, gecikmiş kaynama, uzun kemik kırığı, kırık iyileşmesi, kemik kaynaması

2015

2 yayın
  1. Ayak Bileğinde Osteokondral Defekt ve Tendon Kılıfı Dev Hücreli Tümör Birlikteliğinin Tek Seans Tedavisi- Ayak Bileğinde Osteokondral Defekt ile Tendon Kılıfı Dev Hücreli Tümörün Aynı Seansta Tedavisi

    ODÜ Tıp Dergisi2015
    Hasta için sade özet

    Ayak bileğinde osteokondral defekt, eklem kıkırdağı ile altındaki kemik dokusunun birlikte hasarlanmasıdır ve ağrı, takılma veya hareket kısıtlılığına yol açabilir. Tendon kılıfı dev hücreli tümörü ise genellikle yavaş büyüyen, iyi huylu bir yumuşak doku tümörüdür. Bu olgu sunumunda, her iki hastalığın aynı ayak bileğinde birlikte görüldüğü bir hastanın tek seansta cerrahi tedavisi ele alınmıştır. Cerrahi sırasında talustaki osteokondral defekt artroskopik olarak değerlendirildi ve hasarlı bölgeye scaffold ile hastadan alınan kök hücreler uygulandı. Aynı seansta tendon kılıfı dev hücreli tümörü sağlam doku sınırından çıkarıldı. Kısa dönem takipte hastanın kıkırdak lezyonuna bağlı şikayetlerinin gerilediği ve tümörde tekrarlama bulgusu görülmediği bildirildi. Bu olgu, uygun hastalarda osteokondral defekt ve eşlik eden yumuşak doku tümörünün aynı cerrahi seansta tedavi edilebileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Ayak bileği osteokondral defekt, talus kıkırdak hasarı, tendon kılıfı dev hücreli tümör, scaffold, kök hücre, ayak bileği artroskopisi

  2. Efficacy of rapid recovery protocol for total knee arthroplasty: a retrospective study- Total Diz Protezinde Hızlı İyileşme Protokolünün Etkinliği: Retrospektif Bir Çalışma

    Acta Orthopaedica et Traumatologica Turcica2015
    Hasta için sade özet

    Total diz protezi ameliyatı sonrası hastaların daha erken hareket edebilmesi, hastanede kalış süresinin kısalması ve günlük yaşama daha hızlı dönebilmesi için hızlı iyileşme protokolleri uygulanmaktadır. Bu çalışmada, diz protezi ameliyatlarında kullanılan hızlı iyileşme protokolü standart tedavi yaklaşımıyla karşılaştırıldı. Çalışmaya primer total diz protezi uygulanan 169 hasta dahil edildi. Hastaların bir bölümünde ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve ameliyat sonrası süreçleri kapsayan hızlı iyileşme protokolü uygulandı. Hastanede kalış süresi, tedavi maliyeti, enfeksiyon, diz hareket açıklığı ve altıncı aydaki diz fonksiyonları değerlendirildi. Hızlı iyileşme protokolü uygulanan hastalarda hastanede kalış süresi ve toplam tedavi maliyeti daha düşük bulundu. Bu grupta enfeksiyon oranı daha düşük, altıncı aydaki diz fonksiyon skorları ise daha yüksekti. Bulgular, uygun hastalarda hızlı iyileşme protokollerinin total diz protezi sonrası iyileşme sürecine katkı sağlayabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Total diz protezi, diz protezi ameliyatı, hızlı iyileşme, diz protezi sonrası iyileşme, rehabilitasyon

2014

1 yayın
  1. Chronic expanding hematoma in the popliteal fossa after pseudoaneurysm surgery because of nail puncture- Çivi Batmasına Bağlı Psödoanevrizma Cerrahisi Sonrası Popliteal Fossada Gelişen Kronik Genişleyen Hematom

    Case Reports in Orthopedics2014
    Hasta için sade özet

    Kronik genişleyen hematom, travma veya ameliyat sonrasında oluşan kan birikiminin haftalar ve aylar boyunca küçülmek yerine yavaşça büyümeye devam etmesiyle ortaya çıkan nadir bir durumdur. Bu olgu sunumunda, yıllar önce çivi batması sonrası diz arkasında damar yaralanması gelişen 45 yaşındaki bir hastanın tedavi süreci değerlendirildi. Hastada önce popliteal arterde psödoanevrizma gelişti ve cerrahi olarak tedavi edildi. Takip eden yıllarda diz arkasında yeniden büyüyen, ağrılı bir kitle oluştu. Manyetik rezonans görüntülemede geniş bir kronik hematom saptandı. Damar görüntülemelerinde popliteal arterin tıkalı olduğu, bacağın kanlanmasının ise kollateral damarlarla devam ettiği görüldü. Kitle, çevresindeki kapsülle birlikte cerrahi olarak çıkarıldı. Bu olgu, uzun süre önce geçirilmiş travma veya damar cerrahisi sonrasında diz arkasında yavaş büyüyen kitlelerin kronik hematom açısından değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Kronik hematom, popliteal fossa, psödoanevrizma, damar yaralanması, diz arkası şişlik

2013

1 yayın
  1. Futbolcularda Parsiyel Kuadriseps Tendon Rüptürü Tedavisinde Platelet Rich Plasma (PRP) Uygulaması Futbolcularda Kısmi Kuadriseps Tendon Yırtığında PRP Uygulamasının Sonuçları

    23. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi, Antalya2013Kongre bildirisi
    Hasta için sade özet

    Kuadriseps tendonu, diz kapağının üst kısmında yer alan ve dizin aktif olarak düzleştirilmesini sağlayan önemli bir yapıdır. Futbolcularda ani koşu, sıçrama veya şiddetli vuruş sırasında bu tendonda kısmi yırtık gelişebilir. Bu çalışmada profesyonel futbolculardaki parsiyel kuadriseps tendon yırtıklarında platelet rich plasma (PRP) uygulamasının etkisi değerlendirildi. Hastalar PRP enjeksiyonu öncesi ve sonrası manyetik rezonans görüntüleme, ağrı düzeyi, kas gücü, fonksiyonel sonuçlar ve spora dönüş süresi açısından takip edildi. Kontrol görüntülerinde tendon dokusunda belirgin iyileşme saptandı. Sporcuların spora dönüş süresinin yaklaşık 4-6 hafta arasında olduğu ve fonksiyonel sonuçların tatmin edici olduğu bildirildi. Bu bildiri, uygun seçilmiş parsiyel kuadriseps tendon yaralanmalarında PRP’nin konservatif tedavi ve rehabilitasyona ek bir seçenek olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Kuadriseps tendon yırtığı, PRP, futbol yaralanması, diz yaralanması, tendon tedavisi, spora dönüş

Tarih belirtilmemiş

1 yayın
  1. Rotator Manşet Yırtıklarının Artroskopik Transosseöz Teknikle Tedavisi- Rotator Manşet Yırtıklarının Artroskopik Transosseöz Yöntemle Onarımı

    Diğer çalışma
    Hasta için sade özet

    Rotator manşet yırtıkları omuz ağrısı, gece ağrısı, güç kaybı ve kolu yukarı kaldırmada zorlanmaya yol açabilir. Bu çalışmada, rotator manşet yırtıklarının artroskopik olarak ve transosseöz teknik kullanılarak onarılması ele alınmıştır. Transosseöz teknikte tendon, kemik içine açılan tüneller aracılığıyla yeniden yapışma bölgesine tespit edilir. Amaç, yırtılan tendonun humerus üzerindeki doğal yapışma alanına mümkün olduğunca anatomik biçimde yerleştirilmesini sağlamaktır. Artroskopik yöntem sayesinde işlem küçük kesilerden kamera yardımıyla gerçekleştirilir ve omuz eklemi ile çevre dokular aynı seansta değerlendirilebilir. Tedavi sonucunu yırtığın büyüklüğü, tendon kalitesi, kaslardaki yağlanma, hastanın yaşı ve ameliyat sonrası rehabilitasyon etkileyebilir. Uygun hastalarda transosseöz artroskopik onarım, rotator manşet tendonunun kemiğe yeniden tutunmasını sağlamaya yönelik cerrahi seçeneklerden biridir. Anahtar Kelimeler: Rotator manşet yırtığı, omuz artroskopisi, transosseöz onarım, omuz ağrısı, rotator manşet ameliyatı, tendon onarımı

Instagram'da biz