İçeriğe geç
Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi

Ayak Bileği Artroskopisi

Ayak bileği artroskopisi, küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve özel aletlerle eklem içi sorunların tanı ve tedavisine olanak veren kapalı bir cerrahi yöntemdir. Kıkırdak hasarları, sıkışma sendromları ve eklem içi serbest cisimler gibi durumlarda hekim değerlendirmesi sonrasında uygulanabilir.

Yayın: · Son güncelleme:

Ayak Bileği Artroskopisi nedir?

Ayak bileği artroskopisi, eklem içine küçük kesilerden yerleştirilen bir kamera ve ince cerrahi aletlerle yapılan kapalı ameliyat yöntemidir. Kıkırdak hasarları, eklem içi sıkışma sendromları, serbest cisimler ve eklem zarı sorunlarının tanı ve tedavisinde kullanılabilir. Açık cerrahiye göre daha küçük kesilerle çalışılır; uygunluğuna muayene ve görüntüleme bulgularına göre hekim karar verir.

Ayak Bileği Artroskopisi Nedir?

Artroskopi, eklemin içini doğrudan görerek tedavi etmeye olanak tanıyan kapalı bir cerrahi tekniktir. Ayak bileğinde genellikle birkaç küçük kesi kullanılır; birinden kamera, diğerlerinden ince aletler eklem içine yerleştirilir. Eklem içi yapılar ekranda büyütülerek incelenir ve sorunlu dokulara aynı seansta müdahale edilebilir. Kesilerin küçük olması, yumuşak dokuların daha az etkilenmesine yardımcı olur.

Kimlere Uygulanır?

Ayak bileği artroskopisi; kıkırdak ve altındaki kemiği ilgilendiren osteokondral lezyonlarda, eklemin ön veya arka bölümünde ağrıya yol açan sıkışma sendromlarında, eklem içinde dolaşan kemik veya kıkırdak parçalarında, inatçı eklem zarı iltihabında ve bazı bağ ameliyatlarına eşlik eden eklem içi sorunlarda değerlendirilir. Ayrıca dinlenme ve fizyoterapiye rağmen nedeni aydınlatılamayan ayak bileği ağrılarında tanısal amaçla da kullanılabilir. Her ayak bileği ağrısı artroskopi gerektirmez; yöntemin uygunluğu hastaya göre belirlenir.

Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?

Değerlendirme; öykü, muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte yorumlanmasına dayanır. Röntgen filmleri kemik dizilimi ve kireçlenme hakkında bilgi verirken, manyetik rezonans görüntüleme kıkırdak, bağ ve yumuşak dokuların durumunu gösterir. Bulgular şikayetlerle uyumluysa ve ameliyat dışı yöntemler denenmiş ancak yeterli yarar sağlanamamışsa artroskopik girişim gündeme gelir. Girişimin kapsamı, eklem içinde saptanan soruna göre planlanır ve hastayla önceden konuşulur. Sonuçlar; hasarın yeri, büyüklüğü ve hastanın özelliklerine göre kişiden kişiye değişir. Tedavi kararı her zaman hekim muayenesiyle verilir.

Ayak bileği MR kesitinde talus kubbesindeki kıkırdak hasarlı alanın ok ile gösterimi
Ayak bileği MR incelemesinde talus kubbesindeki kıkırdak hasarının değerlendirilmesi.

Süreç Nasıl İşler?

  1. Değerlendirme ve tanı

    Muayene bulguları, röntgen ve gerektiğinde manyetik rezonans görüntüleme birlikte değerlendirilerek eklem içi sorunun niteliği belirlenir.

  2. Planlama ve bilgilendirme

    Girişimin kapsamı saptanan soruna göre planlanır; olası riskler, beklenen yararlar ve iyileşme takvimi hastayla paylaşılır.

  3. Ameliyat

    Küçük kesilerden kamera ve aletler eklem içine yerleştirilir; sorunlu dokular temizlenir, kıkırdak lezyonlarına gereken müdahale yapılır.

  4. Erken dönem

    Kesiler küçük olduğundan çoğu hasta aynı gün veya ertesi gün evine döner; şişliği azaltmak için elevasyon ve soğuk uygulama önerilir.

  5. Fizyoterapi ve güçlendirme

    Yapılan işleme göre belirlenen takvimle eklem hareket açıklığı, denge ve güçlendirme egzersizlerine geçilir.

  6. Aktiviteye dönüş

    Günlük yaşama ve spora dönüş, girişimin kapsamına ve iyileşme hızına göre değişir; ilerleme kontrollerle izlenir.

Ayak bileği skopisinde kıkırdak onarımını tespit eden iki adet vidanın görünümü
Ayak bileği bölgesinde vida tespitinin ameliyat sırasında skopi ile değerlendirilmesi.

İyileşme Döneminde Nelere Dikkat Edilmeli?

Artroskopi sonrası ilk günlerde ayağın yüksekte tutulması ve aralıklı soğuk uygulama, şişlik ve ağrının azalmasına yardımcı olur. Yük verme ve egzersiz takvimi, eklem içinde yapılan işleme göre değişir; yalnızca temizlik yapılan olgularda daha erken, kıkırdak onarımı yapılan olgularda daha korumalı bir program izlenir. Verilen egzersizlerin düzenli yapılması, eklem hareketinin ve kas gücünün geri kazanılmasında önemli rol oynar.

Hangi Durumlarda Hekime Başvurulmalı?

Giderek artan ağrı ve şişlik, kesi yerlerinde akıntı veya belirgin kızarıklık, ateş, baldırda ağrı ve gerginlik ya da ayak parmaklarında uyuşma fark edildiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır. İyileşme süresi ve elde edilen sonuç kişiden kişiye farklılık gösterir; kontrol muayeneleri bu nedenle düzenli sürdürülmelidir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Ayak bileği ağrısında artroskopiyi bir başlangıç değil, bir karar aşaması olarak görüyorum. Muayenede ağrının yerini, eklem hareketini ve şişliğin niteliğini değerlendirmeden yalnızca manyetik rezonans raporuna bakarak ameliyat planlamam; benim için görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir. Belirleyici olan, görüntülemede saptanan bulgunun muayenedeki hassasiyetle aynı yeri işaret edip etmediğidir.

Cerrahi dışı seçenekleri yeterince denemeden artroskopi önermiyorum. Ayak bileği çevresindeki kasların güçlendirilmesi, denge ve propriosepsiyon çalışmaları, aktivite düzenlemesi ve gerektiğinde kısa süreli bir koruma dönemi birçok hastada ağrıyı belirgin biçimde azaltabiliyor. Özellikle burkulma sonrası ağrısı süren hastalarda sorunun bir bölümü eklem içi hasardan değil, tamamlanmamış bir denge ve kuvvet iyileşmesinden kaynaklanabiliyor.

Ameliyat kararı verildiğinde en çok önem verdiğim nokta, yalnızca gördüğüm dokuyu temizlemekle yetinmemek. Kıkırdak hasarına eşlik eden bir dizilim bozukluğu ya da bağ gevşekliği varsa, bunlar ele alınmadan yapılan bir temizlik çoğu zaman kalıcı bir çözüm üretmiyor. Bu nedenle planlamada ayak bileğinin bütününü — dizilim, bağ dengesi ve arka ayak konumu — birlikte değerlendirir, gerekiyorsa ek girişimi aynı seansta hastayla konuşurum.

Son olarak beklentiyi baştan netleştiririm. Artroskopi küçük kesilerle yapılır; ancak “küçük kesi” her zaman “kısa iyileşme” anlamına gelmez. Kıkırdak onarımı yapılan hastalarda yük verme takvimi haftalarla ölçülür ve bunu ameliyattan önce konuşmayı gerekli görüyorum. Sonuçlar kişiden kişiye değişir; yöntemin uygunluğu hekim muayenesiyle belirlenir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Artroskopi öncesinde kan tahlilleri ve gerekli görülen olgularda kalp-akciğer değerlendirmesi tamamlanır; düzenli kullanılan ilaçlar gözden geçirilir. Kan sulandırıcı ilaçların ne zaman kesileceği veya değiştirileceği hekim tarafından planlanır; bu ilaçlar kendi başınıza bırakılmamalıdır. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin düzenlenmesi ve sigaranın ameliyattan önce bırakılması, yara iyileşmesini destekleyen başlıca hazırlıklardır.

Ayak ve bacak cildinde açık yara, egzama, parmak aralarında mantar enfeksiyonu veya batık tırnak varsa bunların önceden tedavi edilmesi istenir; eklem içine girilen bir girişimde cilt bütünlüğü ayrı bir önem taşır. Ameliyat sabahı aç kalma süresi, hangi ilaçların bir yudum suyla alınabileceği ve hastaneye kaçta gelineceği önceden bildirilir. Ayak tırnaklarındaki ojenin temizlenmesi, dolaşımın ameliyat sonrasında izlenebilmesi açısından yararlıdır.

Ameliyat öncesinde baldır ve ayak bileği çevresi kaslarının güçlendirilmesi, sonrasındaki toparlanmayı kolaylaştırır. Koltuk değneği kullanımının ameliyattan önce öğrenilmesi de önerilir; kıkırdak onarımı planlanan hastalarda bir süre yük verilmeyeceğinden, değneklerle merdiven inip çıkmayı önceden denemek güvenliği artırır. Eve dönüşte ayağı yükseğe kaldırmayı kolaylaştıracak bir düzenin hazırlanması yararlıdır.

Hastanede Kalış ve Taburculuk

Ayak bileği artroskopisi çoğunlukla belden uygulanan anestezi veya genel anesteziyle yapılır; anestezi biçimi hastanın genel durumu dikkate alınarak anestezi hekimiyle birlikte belirlenir. Girişimin süresi eklem içinde yapılan işleme göre değişir. Kesiler küçük olduğundan hastaların önemli bir bölümü aynı gün ya da bir gece kaldıktan sonra taburcu edilir. Taburculuk için ağrının kontrol altında olması, verilen yük verme kuralına uygun biçimde koltuk değnekleriyle güvenli yürüyebilme ve pansuman bakımının anlaşılmış olması beklenir.

Taburculukta yük verme izni, ilaç kullanımı, pansuman aralıkları, egzersizlerin ne zaman başlayacağı ve ilk kontrol tarihi yazılı olarak verilir. Yük verme kuralı hastadan hastaya değişir: yalnız eklem temizliği yapılan olguda erken ve serbest yük verilebilirken, kıkırdak onarımı yapılan olguda haftalarca korumalı yürüme gerekebilir. Bu nedenle başkalarının deneyimine göre değil, size verilen programa uyulmalıdır.

İyileşme Takvimi

Aşağıdaki süreler genel bir çerçevedir; eklem içinde yapılan işleme ve iyileşme hızına göre kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Esas olan, hekiminizin size verdiği programdır.

  • İlk 2 hafta: Ayağın sık aralıklarla kalp seviyesinin üzerinde tutulması, aralıklı soğuk uygulama ve verilen yük verme kuralına uyulması. Kesi bakımı ve dikişlerin alınması; ağrı ile şişliğin izin verdiği ölçüde ayak bileğinin nazik hareket egzersizleri.
  • 2-6 hafta: Hareket açıklığının artırılması, yük vermenin izin verilen ölçüde kademeli ilerletilmesi ve koltuk değneklerinden bağımsızlaşma. Baldır ile ayak bileği çevresi kaslarına yönelik güçlendirme ve denge çalışmalarının başlaması.
  • 6 hafta - 3 ay: Günlük yaşam etkinliklerine büyük ölçüde dönüş, yürüyüş mesafesinin artırılması, tek ayak üzerinde denge ve propriosepsiyon çalışmalarının ilerletilmesi. Kıkırdak onarımı yapılan hastalarda tam yük verme genellikle bu dönemde tamamlanır.
  • 3-12 ay: Koşu, sıçrama ve yön değiştirme içeren etkinliklere kademeli dönüş; şişliğin tamamen gerilemesi ve eklemdeki güven hissinin yerine oturması bu döneme yayılabilir.

Ameliyat Sonrası Yaşam

Artroskopi sonrasında ayak bileğini koruyan alışkanlıkların sürdürülmesi önemlidir. Baldır ve ayak bileği çevresi kaslarının düzenli çalıştırılması, denge egzersizlerinin bırakılmaması ve dengesiz zeminlerde dikkatli olunması; yeni burkulmaların ve bunlara bağlı yeni eklem içi hasarların önlenmesine katkı sağlar. Tekrarlayan burkulma öyküsü olan hastalarda spor sırasında ayak bileği bandajı veya ortez kullanımı gündeme gelebilir; gerekliliği hekim muayenesiyle belirlenir.

Yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili etkinlikler genellikle önerilir. Eklem kıkırdağında hasar saptanan hastalarda uzun süreli koşu ve sıçrama içeren etkinliklerin sıklığı, kıkırdağın durumu dikkate alınarak düzenlenir. Kilo kontrolü, ayak bileği üzerindeki yükü doğrudan etkilediği için uzun dönemde eklem sağlığını destekleyen etkenler arasındadır. Uygun etkinlik düzeyi kişiden kişiye değişir ve kontrol muayeneleriyle güncellenir.

Özetle

  • Ayak bileği artroskopisi; küçük kesilerden yerleştirilen kamera ve ince aletlerle eklem içinin doğrudan görülerek tedavi edilmesini sağlayan kapalı bir cerrahi yöntemdir.
  • Kıkırdak ve altındaki kemiği ilgilendiren lezyonlar, ön veya arka sıkışma sendromları, eklem içi serbest cisimler ve inatçı eklem zarı iltihabı başlıca uygulama alanlarıdır.
  • Her ayak bileği ağrısı artroskopi gerektirmez; görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir, bulgunun muayenedeki ağrı bölgesiyle örtüşmesi aranır.
  • Fizyoterapi, denge çalışmaları ve aktivite düzenlemesi gibi cerrahi dışı seçenekler girişimden önce yeterli süre denenir.
  • İyileşme takvimi yapılan işleme göre değişir: yalnız temizlik yapılan olgularda yük verme erken, kıkırdak onarımı yapılan olgularda haftalarca korumalı ilerler.
  • Ateş, kesi yerinde akıntı, baldırda ağrı ve şişlik ile ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirir; sonuçlar kişiden kişiye değişir ve uygunluk hekim muayenesiyle belirlenir.

Sık Sorulan Sorular

Ayak bileği artroskopisinin açık ameliyattan farkı nedir?
Artroskopide eklem, büyük bir kesi yerine yarım santimetre civarındaki küçük girişlerden yerleştirilen kamerayla görüntülenir ve ince aletlerle tedavi edilir. Yumuşak dokular daha az etkilendiğinden erken dönem konforu genellikle daha iyidir ve hastaların çoğu kısa sürede evine döner. Bununla birlikte her sorun kapalı yöntemle çözülemez; hangi tekniğin uygun olduğuna eklemdeki hasarın türüne göre hekim karar verir.
Artroskopi sonrası işe dönüş ne zaman olur?
İşe dönüş süresi; eklem içinde yapılan işleme, işin fiziksel yüküne ve kişinin iyileşme hızına göre değişir. Masa başı çalışanlar genellikle daha erken dönebilirken, ayakta çalışmayı veya yük taşımayı gerektiren işlerde daha uzun bir koruma dönemi gerekebilir. Kıkırdak onarımı yapılan olgularda yük verme takvimi daha temkinli ilerler. Kesin zamanlama kontrol muayenelerindeki bulgulara göre hekim tarafından belirlenir.
Artroskopiden sonra ne zaman yürüyebilirim?
Yük verme izni, eklem içinde ne yapıldığına bağlıdır ve bu nedenle hastadan hastaya değişir. Yalnızca eklem temizliği, serbest cisim çıkarılması veya sıkışmaya yol açan dokuların alınması gibi işlemlerden sonra, ağrının izin verdiği ölçüde erken dönemde yürüyüşe geçilebilir. Buna karşılık kıkırdak ve altındaki kemiği ilgilendiren onarımlarda, iyileşen bölgeyi korumak için haftalarca koltuk değneğiyle kısmi yük verme veya hiç basmama gerekebilir. İlk günlerde ayağın yükseğe kaldırılması şişliği azaltır. Size verilen yük verme kuralı kişiye özeldir; süre ve program hekim muayenesiyle belirlenir.
Artroskopi sonrası spora ne zaman dönülür?
Spora dönüş, yapılan işlemin kapsamına ve kas gücünün geri kazanılmasına göre planlanır. Yüzme ve sabit bisiklet gibi düşük etkili etkinlikler genellikle erken dönemde değerlendirilebilir. Koşu, sıçrama ve ani yön değiştirme içeren sporlar için ayak bileğinin ağrısız ve şişliksiz olması, baldır gücünün karşı tarafa yaklaşması ve denge çalışmalarının tamamlanmış olması beklenir; bu süreç çoğunlukla ayları bulur. Kıkırdak onarımı yapılan hastalarda dönüş daha temkinli ilerler. Zamanlama kişiden kişiye değişir ve muayene bulgularına göre hekim ile fizyoterapist tarafından birlikte belirlenir.
Fizyoterapi ne zaman başlar ve nasıl ilerler?
Fizyoterapi genellikle ameliyattan hemen sonraki günlerde, ağrı ve şişliğin izin verdiği ölçüde nazik hareket egzersizleriyle başlar. İlk aşamada amaç şişliği azaltmak ve ayak bileğinin hareket açıklığını korumaktır. Ardından baldır, ayak bileği çevresi ve kalça kaslarına yönelik güçlendirme eklenir; sonraki aşamada tek ayak üzerinde denge ve propriosepsiyon çalışmalarına geçilir. Program, eklem içinde yapılan işleme göre hızlandırılır veya yavaşlatılır. Egzersizlerin düzenli sürdürülmesi, hareket ve kas gücünün geri kazanılmasında belirleyicidir; program kişiye özel olarak planlanır.
Kıkırdak hasarında kemik iliği uyarımı mı doku aktarımı mı yapılır?
İki yöntemin kullanım alanı farklıdır. Küçük ve sınırlı kıkırdak hasarlarında, hasarlı bölgenin temizlenip altındaki kemiğin uyarılması yoluyla iyileşme dokusu oluşturulması artroskopiyle uygulanabilen bir seçenektir. Daha büyük, derin veya daha önce girişim yapılmış ancak yakınmaları süren hasarlarda ise kıkırdak-kemik dokusunun aktarıldığı yöntemler gündeme gelebilir; bu girişimler genellikle daha kapsamlıdır ve iyileşme süresi daha uzundur. Seçim; hasarın yeri ve boyutu, kist varlığı, hastanın yaşı ve aktivite beklentisi birlikte ele alınarak yapılır. Uygunluk hekim muayenesi ve görüntüleme bulgularıyla belirlenir.
Önce fizyoterapi mi denenmeli, doğrudan artroskopi mi yapılmalı?
Ayak bileği ağrısında ilk basamak çoğunlukla cerrahi dışı yöntemlerdir. Aktivite düzenlemesi, kas güçlendirme, denge çalışmaları, gerektiğinde geçici koruma ve ağrı yönetimi birçok hastada yeterli rahatlama sağlayabilir. Artroskopi; bu yöntemler yeterli süre ve düzenli biçimde uygulanmasına karşın yakınmaları süren, muayene ve görüntüleme bulguları birbirini destekleyen seçilmiş hastalarda değerlendirilir. Eklem içinde takılma yaratan serbest bir cisim gibi bazı durumlarda ise cerrahi daha erken gündeme gelebilir. Hangi sıranın izleneceği, bulguların bütünüyle hekim muayenesinde belirlenir.
Artroskopi nasıl yapılır, ameliyat ağrılı mıdır?
Girişim, ayak bileğinin çevresine açılan birkaç milimetrelik kesilerden yapılır; birinden kamera, diğerlerinden ince aletler eklem içine yerleştirilir ve yapılar ekranda büyütülerek incelenir. Gerektiğinde eklem yüzeyleri hafifçe ayrılarak çalışma alanı genişletilir. Anestezi çoğunlukla belden uygulanır ya da genel anestezi tercih edilir; ameliyat sırasında ağrı hissedilmez. Ameliyat sonrası ilk günlerde ağrı ve şişlik beklenen bir durumdur, ağrı kesiciler ile ayağın yükseğe kaldırılması bu dönemi kolaylaştırır. Ağrı beklenenden şiddetliyse veya giderek artıyorsa hekime bildirilmelidir; ağrı deneyimi kişiden kişiye değişir.
Kesiler ne kadar büyük olur, ne zaman banyo yapabilirim?
Ayak bileği artroskopisinde genellikle birkaç milimetre uzunluğunda iki ya da üç kesi kullanılır; işlemin kapsamına göre ek girişler eklenebilir. Kesiler dikişle kapatılır ve üzerine steril pansuman uygulanır. Kesi yerleri ıslanmadığı sürece günlük yaşam sürdürülebilir; duş alma izni çoğunlukla dikişler alındıktan ve kesiler tamamen kapandıktan sonra verilir. O döneme kadar ayağın su geçirmez bir örtüyle korunması önerilir. Havuz ve denize giriş, kesilerin tam kapanması beklendikten sonra değerlendirilir. Zamanlama iyileşmeye göre değişir ve kontrol muayenesinde belirlenir.
Ameliyattan sonra ağrım geçmezse ne yapılır?
Ameliyat sonrasında şişlik ve zorlanma ağrısının bir süre devam etmesi, özellikle kıkırdak onarımı yapılan hastalarda beklenen bir durumdur ve iyileşme ilerledikçe azalması beklenir. Buna karşılık aylar geçmesine rağmen ağrının sürmesi durumunda tablo yeniden ele alınır: eşlik eden bağ gevşekliği, dizilim bozukluğu, tendon sorunu veya kıkırdak iyileşmesinin yetersizliği gibi olasılıklar muayene ve gerektiğinde yeni görüntülemeyle araştırılır. Rehabilitasyonun yeterli ve düzenli yapılıp yapılmadığı da gözden geçirilir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir; sonraki adım hekim muayenesiyle belirlenir.
Artroskopi sonrası hangi belirtiler acil değerlendirme gerektirir?
Ateş, kesi yerlerinde akıntı, kötü koku, yaygın kızarıklık ve ısı artışı, ilaçlara rağmen giderek artan ağrı ile ayak parmaklarında renk değişikliği, uyuşma veya his kaybı geciktirilmeden hekime bildirilmelidir. Baldırda tek taraflı ağrı, şişlik ve gerginlik toplardamarda pıhtı belirtisi olabilir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Bu bulgular seyrek görülür; ancak erken fark edilmeleri sürecin güvenli ilerlemesi açısından önemlidir. Kuşkulu bir durumda kontrol gününü beklemeden hekiminize başvurmanız uygun olur.
Ayak bileğimde kireçlenme var; artroskopi bana uygun mudur?
Artroskopi, ileri evre kireçlenmeyi geri döndüren bir yöntem değildir. Ancak erken ve orta evrede, ağrının kaynağı eklem kenarındaki kemik çıkıntıları ya da sıkışmaya yol açan yumuşak dokular olduğunda, bu yapıların temizlenmesi seçilmiş hastalarda hareket açıklığını ve konforu artırabilir. Eklem aralığının belirgin biçimde daraldığı, dizilimin bozulduğu ve ağrının yaygın olduğu olgularda ise eksen düzeltme, eklem dondurma veya protez gibi diğer seçenekler değerlendirilir. Hangi yöntemin uygun olduğu; evre, dizilim ve beklentiler birlikte ele alınarak hekim muayenesiyle belirlenir.
Sporcu değilim ve yaşım ileri; bu yöntem bana da uygulanabilir mi?
Artroskopi yalnızca sporculara özgü bir yöntem değildir. Yaş tek başına belirleyici değildir; asıl ölçüt, saptanan eklem içi sorunun yakınmalarla örtüşmesi ve cerrahi dışı yöntemlerden yeterli yarar sağlanamamış olmasıdır. Kalp ve akciğer hastalıkları, şeker hastalığı, dolaşım sorunları ve cilt kalitesi gibi etkenler anestezi ve yara iyileşmesi açısından ayrıca değerlendirilir. Ameliyat sonrası dönemde koltuk değneği kullanabilme ve egzersiz programını sürdürebilme durumu da karar sürecinin parçasıdır. Uygunluk seçilmiş hastalarda ve kişiye özel olarak hekim muayenesiyle belirlenir.

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Bilgilendirme ve iletişim için telefon veya WhatsApp üzerinden ulaşabilirsiniz.

Hangi şikâyetlerde

Bu tedavinin ele aldığı şikâyetler

Aşağıdaki tabloların değerlendirmesinde bu yöntem gündeme gelebilir; karar muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte verilir.

  • Ayak Bileği BurkulmasıAyak bileği burkulması, ayağın içe dönmesiyle dış yandaki bağların zorlanması veya yırtılmasıdır. En sık görülen spor yaralanmalarından biridir. Çoğu olgu…
  • Ayak Bileği KireçlenmesiAyak bileği kireçlenmesi, eklem yüzeyindeki kıkırdağın incelmesiyle gelişen ağrı ve hareket kısıtlılığı tablosudur. Diz ve kalçadan farklı olarak çoğunlukla…
  • Düz Tabanlık (Pes Planus)Düz tabanlık, ayağın iç kemerinin normalden düşük olması veya yük altında çökmesidir. Çoğu kişide yakınmaya yol açmaz. Ağrı, yorgunluk ve dizilim değişikliği…

Ayak ve Ayak Bileği Cerrahisi

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • Halluks Valgus (Bunyon) CerrahisiHalluks valgus, ayak başparmağının dışa doğru açılanması ve başparmak kökünde ağrılı kemik çıkıntısı (bunyon) oluşmasıdır. Cerrahi tedavi, ameliyat dışı…
  • Aşil Tendonu YaralanmalarıAşil tendonu yaralanmaları, ani kopmalardan aşırı kullanıma bağlı tendon hastalıklarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Tedavi cerrahi veya cerrahi dışı…
  • Ayak Bileği Bağ YaralanmalarıAyak bileği bağ yaralanmaları çoğunlukla burkulma sonucu gelişir ve büyük bölümü ameliyatsız iyileşir. Tekrarlayan burkulmalar ve süreğen güvensizlik hissi…
  • Düztabanlık CerrahisiDüztabanlık, ayağın iç uzunlamasına kemerinin düşük olması durumudur. Ağrıya yol açan ve tabanlık, egzersiz gibi yöntemlerden yeterli yarar görmeyen olgularda…
  • Ayak Bileği ProteziAyak bileği protezi, ileri evre eklem kireçlenmesinde aşınmış eklem yüzeylerinin implant bileşenleriyle değiştirilmesidir. Eklem hareketini korumayı amaçlar ve…
  • Hallux Rigidus TedavisiHallux rigidus, ayak başparmağının tabana bağlandığı eklemde gelişen kireçlenmeye bağlı ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Yürürken parmağın yukarı kalkması…
  • Talus Kıkırdak Hasarları TedavisiTalus kıkırdak hasarları, ayak bileğinin alt kemiği olan talusun üst yüzeyindeki kıkırdak ve altındaki kemikte gelişen yaralanmalardır. Sıklıkla ayak bileği…
  • Topuk Dikeni TedavisiTopuk dikeni, topuk kemiğinin alt bölümünde oluşabilen kemik çıkıntısıdır ve çoğunlukla taban fasyasının zorlanmasıyla (plantar fasiit) birlikte görülür. Tipik…