Diz, kalça, omuz, ayak-ayak bileği ve spor yaralanmalarında sık görülen şikâyetler; belirtileri, olası nedenleri ve hangi tedavi seçeneklerinin gündeme gelebileceği ile birlikte bilgilendirme amaçlı olarak açıklanır.
Aşağıdaki sayfalar, şikâyetin ne olduğunu ve hangi tedavi seçeneklerinin gündeme gelebileceğini anlatır. Görüntüleme bulgusu tek başına tedavi gerekçesi değildir; yaklaşım kişiden kişiye değişir ve hekim muayenesiyle belirlenir.
Diz kireçlenmesi, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdağın zamanla incelmesi ve eklem yapısının değişmesiyle ortaya çıkan bir eklem hastalığıdır. Ağrı, sabah tutukluğu ve hareketle artan zorlanma tipik belirtileridir. Tedavi, şikâyetin derecesine ve kişinin yaşam biçimine göre hekim tarafından planlanır.
Menisküs yırtığı, diz ekleminde yastık ve yük dağıtıcı görev gören kıkırdak yapının hasarlanmasıdır. Ani dönme hareketiyle ya da yaşa bağlı yıpranma zemininde gelişebilir. Belirtiler ağrı, şişlik, takılma ve kilitlenmedir; tedavi yırtığın tipine ve hastaya göre planlanır.
Ön çapraz bağ yırtığı, dizin dönme ve öne kayma hareketlerini kontrol eden bağın kopmasıdır. Genellikle spor sırasında ani dönme, yavaşlama veya hatalı iniş sırasında oluşur. Boşalma hissi ve şişlik tipiktir; tedavi yaşa, aktiviteye ve eşlik eden yaralanmalara göre planlanır.
Diz kapağı ağrısı, diz kapağının uyluk kemiği üzerindeki kanalda hareket ederken ortaya çıkan ön diz ağrısıdır. Merdiven inip çıkarken, çömelirken ve uzun süre oturduktan sonra belirginleşir. Tedavi çoğunlukla egzersiz temellidir ve plan hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Diz kıkırdak hasarı, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdakta sınırlı bir alanda oluşan incelme veya defekttir. Yaygın kireçlenmeden farkı, hasarın belirli bir bölgeyle sınırlı olmasıdır. Tedavi seçeneği defektin boyutuna ve eklemin durumuna göre hekim değerlendirmesiyle belirlenir.
Arka çapraz bağ yırtığı, kaval kemiğinin geriye doğru kaymasını engelleyen bağın yaralanmasıdır. Genellikle dizin öne doğru çarpması ya da düşme sonucu oluşur. Ön çapraz bağ yaralanmasına göre daha seyrek görülür ve tedavi çoğunlukla rehabilitasyon ağırlıklı planlanır.
İç yan bağ yaralanması, dizin iç tarafındaki bağın dışarıdan gelen bir zorlanmayla gerilmesi veya yırtılmasıdır. Dizin en sık yaralanan bağlarından biridir ve büyük bölümü cerrahi olmadan iyileşir. Yaklaşım yaralanmanın derecesine göre hekim tarafından belirlenir.
Diz kapağı çıkığı, diz kapağının uyluk kemiğindeki kanaldan dışa doğru yerinden ayrılmasıdır. Tekrarlayan çıkıklar patellar instabilite olarak adlandırılır. Tedavi ilk çıkıkta genellikle rehabilitasyon ağırlıklıdır; tekrarlayan olgularda cerrahi değerlendirilebilir.
Baker kisti, dizin arka bölümünde eklem sıvısının bir kese içinde toplanmasıyla oluşan şişliktir. Çoğunlukla eklem içindeki bir soruna ikincil gelişir. Tedavide öncelik kistin kendisi değil, ona yol açan eklem sorununun değerlendirilmesidir.
Patellar tendinit, diz kapağını kaval kemiğine bağlayan kirişte tekrarlayan yüklenmeye bağlı gelişen ağrılı bir tablodur. Sıçrama ve ani duruş içeren sporlarda sık görülür. Tedavi çoğunlukla kademeli yükleme egzersizlerine dayanır.
Diz kilitlenmesi, dizin belirli bir açıda takılıp kalması ve tam düzeltilememesidir. Eklem arasına sıkışmış bir doku parçasını düşündürdüğü için öncelikli değerlendirme gerektirir. Nedeni ve tedavi yaklaşımı muayene ve görüntülemeyle belirlenir.
Kalça kireçlenmesi, kalça eklemindeki kıkırdağın incelmesiyle ortaya çıkan ağrı ve hareket kısıtlılığıdır. Ağrı çoğunlukla kasıkta hissedilir; ayakkabı giymek ve çorap çekmek zorlaşır. Tedavi, şikâyetin derecesine ve kişinin yaşam biçimine göre hekim tarafından planlanır.
Kalça sıkışması, uyluk kemiği başı ile eklem yuvası arasındaki şekil uyumsuzluğu nedeniyle hareket sırasında temas ve sıkışma olmasıdır. Genç ve aktif kişilerde kasık ağrısının sık nedenlerindendir; erken tanı eklem kıkırdağının korunması açısından önemlidir.
Kalça avasküler nekrozu, uyluk kemiği başını besleyen kan akımının azalmasıyla kemik dokusunun canlılığını yitirmesidir. Erken dönemde yalnız kasıkta zorlanmayla artan ağrı görülebilir; ilerleyen dönemde eklem yüzeyinde çökme ve hareket kısıtlılığı gelişebilir. Şikâyetlerin seyri kişiden kişiye değişir; tedavi planı hekim muayenesiyle belirlenir.
Erişkin kalça displazisi, kalça eklemi yuvasının yeterince derin gelişmemesi nedeniyle uyluk kemiği başının yeterince örtülememesidir. Yuvanın kenarına binen yük arttığından genç erişkinlerde kasık ağrısına ve zamanla kıkırdak hasarına yol açabilir. Şikâyetler kişiden kişiye değişir; plan hekim muayenesiyle belirlenir.
Kalçanın dış yanında hissedilen ağrı, çoğunlukla eklemin kendisinden değil büyük trokanter çevresindeki yastıkçık ve tendonlardan kaynaklanır. Ağrıyan tarafa yatamamak tipiktir. Tedavi ağırlıklı olarak yük yönetimi ve egzersizle yürütülür; plan hekim muayenesiyle belirlenir.
Kalça eklem dudağı (labrum), yuvanın kenarını çevreleyen kıkırdak halkadır. Yırtılması genç ve aktif kişilerde derin kasık ağrısı, takılma ve tıkanma hissine yol açabilir. Kasık ağrısının başka nedenleri de bulunduğundan ayrım muayene ve görüntülemeyle yapılır.
Kalça kırığı, ileri yaşta çoğunlukla basit bir düşme sonrası kemik direncinin azalması zemininde gelişir. Kasıkta şiddetli ağrı, ayağa kalkamama ve bacakta kısalma-dışa dönme tipiktir. Kalça kırığı şüphesi acil değerlendirme gerektirir.
Donuk omuz, omuz eklemini saran kapsülün kalınlaşıp sertleşmesiyle hareketin ileri derecede kısıtlandığı bir tablodur. Ağrı ve giderek artan hareket kaybı tipiktir. Süreç genellikle aşamalı seyreder ve tedavi büyük ölçüde cerrahi dışı yürütülür.
Omuz sıkışma sendromu, kolu yukarı kaldırırken rotator manşet tendonlarının üstteki kemik çıkıntı ile arasında sıkışmasıdır. Kolu baş hizasına kaldırmakta ağrı tipiktir. Tedavi çoğunlukla egzersiz temelli yürütülür.
Rotator manşet yırtığı, omuzu saran ve kolu kaldırıp döndüren dört tendondan birinin ya da birkaçının hasarlanmasıdır. Kolu yana kaldırmakta zorlanma, güç kaybı ve geceleri artan ağrı tipiktir. Tedavi yırtığın tipine, yaşa ve günlük gereksinimlere göre planlanır.
Omuz çıkığı, kol kemiği başının kürek kemiğindeki sığ yuvadan ayrılmasıdır. İlk çıkıkta eklem dengesini sağlayan yapılar zarar görebilir ve omuz tekrar tekrar çıkma eğilimi kazanabilir. Bu tabloya omuz instabilitesi denir; tedavi yaşa, çıkık sayısına ve kemik kaybına göre planlanır.
Kalsifik tendinit, rotator manşet tendonlarının içinde kalsiyum birikintisi oluşmasıdır. Halk arasında omuzda kireçlenme denir; ancak eklem kireçlenmesinden farklı bir durumdur. Çok şiddetli ve ani başlayan ağrı tipiktir ve tedavi büyük ölçüde cerrahi dışı yürütülür.
SLAP lezyonu, eklem dudağının üst kesiminde ve biseps tendonunun omuza tutunduğu bölgede oluşan yaralanmadır. Omuz derininde ağrı, fırlatma hareketinde güç kaybı ve takılma hissi görülebilir. Tanı muayene ve görüntülemenin birlikte değerlendirilmesiyle konur.
Omuz kireçlenmesi, kol kemiği başı ile kürek kemiği yuvasını kaplayan kıkırdağın incelmesiyle gelişen bir eklem hastalığıdır. Derin omuz ağrısı, hareketle sürtünme hissi ve giderek artan kısıtlılık tipiktir. Tedavi şikâyetin derecesine göre hekim tarafından planlanır.
Tenisçi dirseği, dirseğin dış yanında bileği yukarı kaldıran kasların ortak tutunma yerinde gelişen ağrılı bir tendon sorunudur. Nesne kavramak ve el sıkışmak ağrılıdır. Adına karşın hastaların çoğu tenis oynamaz; tedavi büyük ölçüde cerrahi dışı yürütülür.
Hamstring zorlanması, uyluk arkasındaki kas grubunun sprint, hızlanma veya ani gerilme sırasında zedelenmesidir. Saplanan ağrı, hassasiyet ve güç kaybı tipiktir. İyileşme süresi zedelenmenin yerine ve yaygınlığına göre kişiden kişiye değişir; program hekim muayenesiyle belirlenir.
Hemartroz, eklem boşluğuna kanama olması ve eklemin hızla şişmesidir. En sık dizde görülür. Yaralanmadan sonraki ilk saatlerde gelişen şişlik, eklem içinde önemli bir yapının hasarlandığını düşündürür ve gecikmeden hekim değerlendirmesi gerektirir.
Sporcularda kasık ağrısı tek bir hastalık değil, birden çok yapının yol açabildiği bir yakınma başlığıdır. İç uyluk kasları, karın duvarı, leğen kemiği birleşimi veya kalça eklemi kaynaklı olabilir. Ayrım hekim muayenesiyle yapılır; tedavi kaynağa göre planlanır.
Psödoartroz, kırılan kemiğin beklenen sürede kaynamaması ve kırık hattında yalancı bir eklem oluşmasıdır. Süregelen ağrı ve yük verirken zorlanma tipiktir. Enfeksiyon, yetersiz tespit, sigara ve kanlanma sorunları kaynamayı güçleştirir; tedavi nedene göre planlanır.
Aşırı kullanım yaralanmaları, tek bir darbe olmadan tekrarlayan yüklenmeyle gelişen doku sorunlarıdır. Stres kırığı bu grubun kemikteki karşılığıdır. Sinsi başlayan, aktiviteyle artan ağrı tipiktir. Erken tanı süreci kısaltabilir; plan hekim muayenesiyle belirlenir.
Kas zorlanması ve yırtığı, kasın taşıyabileceğinden büyük bir gerilme veya darbe altında kalmasıyla oluşur. Ani ağrı, güç kaybı ve morarma tipiktir. Yaralanmanın derecesi ile yeri iyileşme süresini belirler; program hekim muayenesiyle kişiye özel planlanır.
Bacak uzunluk farkı, sağ ve sol alt ekstremitenin uzunluğunun birbirinden farklı olmasıdır. Küçük farklar çoğu kişide belirti vermez; belirginleştiğinde topallama, bel ve diz ağrısı ortaya çıkabilir. Farkın miktarı ve kaynağı hekim muayenesiyle belirlenir; tedavi bu değerlendirmeye göre planlanır.
Kısa boyluluk, boyun yaş ve cinsiyet için beklenen değerin belirgin biçimde altında kalmasıdır. Çoğu kişide altta yatan bir hastalık bulunmaz. Boy kaygısı ise ölçülen boydan bağımsız bir sıkıntıdır. Değerlendirme büyüme eğrisi, laboratuvar incelemeleri ve gerektiğinde ruhsal desteği kapsar.
Ayak bileği burkulması, ayağın içe dönmesiyle dış yandaki bağların zorlanması veya yırtılmasıdır. En sık görülen spor yaralanmalarından biridir. Çoğu olgu cerrahi olmadan iyileşir; ancak yetersiz rehabilitasyon tekrarlayan burkulmalara zemin hazırlayabilir.
Topuk ağrısının en sık nedeni, ayak tabanındaki bağ dokusunun topuk kemiğine yapıştığı bölgede gelişen tahriştir. Sabah ilk adımlarda belirginleşen ağrı tipiktir. Tedavi çoğunlukla germe egzersizleri ve yüklenme düzenlemesine dayanır.
Aşil tendonu sorunları, tekrarlayan yüklenmeye bağlı ağrılı tablolardan ani gelişen tam kopmaya kadar geniş bir aralıkta görülür. Ağrılı tablolarda tedavi kademeli yüklemeye dayanır; kopmada ise acil değerlendirme gerekir.
Halluks valgus, ayak başparmağının dışa doğru eğilmesi ve iç kenarda çıkıntı oluşmasıdır. Ayakkabıyla temasta ağrı ve şekil bozukluğu tipiktir. Tedavi yakınmanın derecesine göre planlanır; şekil bozukluğu tek başına cerrahi gerekçesi değildir.
Ayak bileği kireçlenmesi, eklem yüzeyindeki kıkırdağın incelmesiyle gelişen ağrı ve hareket kısıtlılığı tablosudur. Diz ve kalçadan farklı olarak çoğunlukla geçirilmiş bir yaralanmaya ikincildir. Tedavi yakınmanın derecesine göre planlanır.
Çekiç parmak ve pençe parmak, ayak parmaklarının eklemlerinden bükülü kalarak biçim değiştirmesidir. Ayakkabıyla temasta nasır ve ağrı gelişir. Erken dönemde parmak esnekken cerrahi dışı önlemler, sertleştiğinde cerrahi seçenekler değerlendirilir.
Düz tabanlık, ayağın iç kemerinin normalden düşük olması veya yük altında çökmesidir. Çoğu kişide yakınmaya yol açmaz. Ağrı, yorgunluk ve dizilim değişikliği geliştiğinde değerlendirme gerekir; tedavi yakınmaya göre planlanır.