İçeriğe geç
Diz Cerrahisi ve Artroplasti

Patella Çıkığı ve İnstabilitesi

Patella (diz kapağı) çıkığı, diz kapağının oturduğu oluktan genellikle dışa doğru yerinden ayrılmasıdır. İlk çıkıklar çoğunlukla cerrahisiz takip edilirken, tekrarlayan instabilitede MPFL rekonstrüksiyonu ve gerekli olgularda kemik düzeltmeleri gündeme gelir. Tedavi planı risk faktörlerinin değerlendirilmesiyle hekim tarafından belirlenir.

Yayın: · Son güncelleme:

Patella çıkığı ve instabilitesi nedir?

Patella çıkığı, diz kapağının uyluk kemiğindeki oluğundan genellikle dışa doğru yerinden ayrılmasıdır; sıklıkla dönme hareketi sırasında gerçekleşir. Bir kez çıkık yaşayanların bir bölümünde diz kapağında süregelen güvensizlik ve tekrarlayan çıkıklar, yani instabilite gelişebilir. İlk çıkıklar çoğunlukla cerrahisiz takip edilir; tekrarlayan olgularda cerrahi seçenekler hekim tarafından değerlendirilir.

Patella Çıkığı ve İnstabilitesi Nedir?

Diz kapağı (patella), diz bükülüp açılırken uyluk kemiğinin ön yüzündeki oluk içinde kayar. Çıkık, kapağın bu oluktan —çoğunlukla dışa doğru— ayrılmasıdır ve sıklıkla dönme ya da ani yön değiştirme sırasında gerçekleşir. İlk çıkık sırasında kapağı iç taraftan tutan MPFL adlı bağ genellikle yaralanır. Bazı kişilerde oluğun sığ olması (troklear displazi), kapağın yüksek yerleşimi, dizilim bozuklukları ve eklem gevşekliği gibi yapısal özellikler çıkığa yatkınlık oluşturur.

Kimlerde Cerrahi Değerlendirilir?

İlk kez çıkık yaşayan ve kemik-kıkırdak parçası kopmamış hastaların çoğu; kısa süreli istirahat, breys ve kuadriseps güçlendirmeye dayalı egzersiz programıyla cerrahisiz takip edilir. Cerrahi ise eklem içine düşmüş kemik-kıkırdak parçası olan ilk çıkıklarda ve tekrarlayan çıkık ya da süregelen güvensizlik yaşayan hastalarda değerlendirilir. En sık uygulanan yöntem MPFL rekonstrüksiyonudur; yapısal risk faktörü belirgin olan olgularda tüberkül kaydırma osteotomisi gibi kemik prosedürleri eklenebilir.

Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?

Muayenede kapağın hareketi, endişe testi ve bağ gevşekliği değerlendirilir. Röntgenle kapağın yerleşimi ve oluğun yapısı incelenir; MR ile MPFL, kıkırdak yüzeyler ve olası serbest parçalar görüntülenir. Gerekli olgularda bilgisayarlı tomografiyle dizilim ölçümleri yapılır ve cerrahi plan bu ölçümlere göre kişiselleştirilir. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterir; kesin tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

MPFL'nin Diz Kapağı Stabilitesindeki Rolü

Medial patellofemoral bağ (MPFL), uyluk kemiğinin iç çıkıntısı ile diz kapağının iç-üst kesimi arasında genişleyen bir bant biçiminde uzanır. Diz tam açıkken diz kapağının dışa kaymaya karşı stabilitesinin yaklaşık yüzde altmışı bu bağ tarafından sağlanır; bağ 0-30 derecelik bükülme aralığında en gergin konumdadır ve diz büküldükçe gevşer. Akut diz kapağı çıkıklarında MPFL yaralanması hemen her olguda bulunur; bu yaralanma bağın kopması biçiminde olabileceği gibi, diz kapağından kemik-kıkırdak parçasının kopması (avülsiyon) biçiminde de görülebilir. Bu nedenle çıkık sonrası değerlendirmede hem bağın durumu hem de eklem içine düşmüş olabilecek serbest parçalar birlikte incelenir.

Süreç Nasıl İşler?

  1. İlk değerlendirme

    Çıkık yerine oturtulur, eklem muayene edilir; röntgenle kemik parçası olup olmadığı kontrol edilir.

  2. Görüntüleme

    MR ile MPFL, kıkırdak ve serbest parçalar incelenir; gerekli olgularda tomografiyle dizilim ölçülür.

  3. Cerrahisiz takip

    Uygun olgularda breys ve kuadriseps güçlendirme programıyla takip edilir; ilerleme kontrollerle izlenir.

  4. Cerrahi tedavi

    Tekrarlayan instabilitede MPFL rekonstrüksiyonu yapılır; yapısal bozuklukta kemik düzeltmeleri eklenebilir.

  5. Rehabilitasyon

    Hareket açıklığı, güçlendirme ve denge çalışmaları kademeli ilerletilir; spora dönüş değerlendirmeyle planlanır.

Diz kapağı bağı cerrahisinde kılavuz tellerin ameliyat içi skopi ile kontrolü
Ameliyat sırasında alınan skopi görüntüsünde kılavuz tellerin kemik içindeki yönü kontrol edilir.

İyileşme Dönemi ve Dikkat Edilecekler

Cerrahisiz takipte ilk haftalarda breys eşliğinde kontrollü hareket ve kuadriseps güçlendirme öne çıkar; egzersiz programına düzenli devam, kapağın stabilitesi açısından önemlidir. Cerrahi sonrasında ise hareket açıklığı kademeli artırılır, güçlendirme ve denge çalışmalarıyla aylar içinde günlük yaşama ve spora dönüş planlanır. Kilo kontrolü ve uygun ayakkabı seçimi diz kapağı yüklenmesini azaltmaya yardımcı olur.

Olası Riskler

Patella instabilitesi cerrahisinin de olası riskleri vardır; enfeksiyon, toplardamarda pıhtı oluşması, eklem sertliği ve hareket kısıtlılığı, tekrarlayan çıkık ya da süregelen güvensizlik hissi, diz kapağı çevresinde ağrı ve nadiren kırık veya sinir zedelenmesi bunlar arasındadır. Ciddi komplikasyonlar sık değildir; risk düzeyi kişiye ve uygulanan işleme göre değişir.

Hangi Durumda Hekime Başvurulmalı?

Dizde yeniden çıkık ya da çıkacakmış hissi, kilitlenme, eklemde tekrarlayan şişlik, baldırda ağrı ve şişlik, ateş veya yara sorunları durumunda hekime başvurulmalıdır. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil tıbbi değerlendirme gerektirir. Tekrarlayan çıkıklar kıkırdak hasarını artırabileceğinden değerlendirmenin geciktirilmemesi önerilir. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; sonuçlar kişiye göre değişir ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Diz kapağı çıkığında ilk sorum, bunun bir kaza mı yoksa bir yatkınlığın sonucu mu olduğudur. Sağlıklı bir dizde ciddi bir travmayla oluşan tek bir çıkık ile, basit bir dönme hareketinde yerinden çıkan diz kapağı benim için aynı hasta değildir. Bu nedenle muayenede yalnız dizi değil, bacağın bütününü değerlendiririm: kalçanın dönme açısını, ayak duruşunu, eklem gevşekliğini ve kalça çevresi kas kontrolünü. Görüntülemede oluğun derinliği, diz kapağının yüksekliği ve dizilim ölçüleri kararımı doğrudan etkiler. Görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir; ölçüleri hastanın öyküsüyle birlikte okurum.

İlk çıkık yaşayan ve eklem içinde kopmuş bir kemik-kıkırdak parçası bulunmayan hastalarda ilk tercihim cerrahi dışı programdır. Bunu seçmemin nedeni açık: seçilmiş hastalarda kısa süreli koruma, ardından uyluk ön kasını ve kalça çevresini hedefleyen düzenli bir egzersiz programıyla diz kapağının kontrolü belirgin biçimde iyileşebiliyor ve yeni bir çıkık yaşanmayabiliyor. Buna karşılık eklem içine düşmüş serbest bir parça varsa ya da hasta ikinci, üçüncü kez çıkık yaşamışsa beklemeyi savunmam; çünkü her yeni çıkık kıkırdak yüzeyine ek hasar bırakabilir.

Cerrahi kararı verdiğimde tek bir yönteme bağlı kalmam. Çoğu hastada diz kapağını iç taraftan tutan bağın greftle yeniden oluşturulması yeterli olur; ancak diz kapağının yüksek yerleşimi, belirgin dizilim bozukluğu ya da sığ bir oluk gibi yapısal etkenler öne çıkıyorsa yalnız bu bağı onarmanın sorunu çözmediğini düşünürüm ve kemiğe yönelik düzeltmeleri planın parçası hâline getiririm. Greftin aşırı gergin tespit edilmesinden özellikle kaçınırım; fazla gerginlik diz kapağını oluğun içine bastırarak kıkırdak üzerindeki yükü artırabilir ve ağrıya yol açabilir.

Hastayla beklentiyi baştan konuşurum. Bu tedavinin amacı, dizin yeniden çıkma korkusu olmadan kullanılabilmesidir; ancak ameliyat, kas kontrolünün yerini tutmaz. Egzersiz programının aylarca sürdürülmesi gerektiğini, diz önü ağrısının bir süre devam edebileceğini ve spora dönüşün takvimle değil ölçülebilir ölçütlerle karara bağlanacağını açıkça anlatırım. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve uygunluk hekim muayenesiyle belirlenir; kararı birlikte veririz.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Cerrahi planlanan hastalarda hazırlık, ölçümlerin tamamlanmasıyla başlar. Röntgenle diz kapağının yerleşimi ve oluğun yapısı, MR ile diz kapağını iç taraftan tutan bağın durumu, kıkırdak yüzeyleri ve olası serbest parçalar değerlendirilir; gerekli görülen olgularda bilgisayarlı tomografi ile dizilim ölçümleri yapılır. Bu ölçümler, yalnız bağ rekonstrüksiyonunun yeterli olup olmayacağını ya da kemiğe yönelik bir düzeltmenin eklenip eklenmeyeceğini belirler. Kan tahlilleri ve gerekli görülen olgularda anestezi değerlendirmesi tamamlanır; kullanılan tüm ilaçlar gözden geçirilir ve kan sulandırıcı ilaçların düzeni hekim tarafından planlanır.

Ameliyat öncesinde uyluk ön kas grubunu ve kalça çevresini güçlendiren bir programa başlanması, sonrasındaki rehabilitasyonu belirgin biçimde kolaylaştırır. Dizi şiş ve hareketi kısıtlı olan hastalarda önce bu bulguların gerilemesi hedeflenir. Ciltte açık yara, diş eti iltihabı ya da idrar yolu enfeksiyonu gibi aktif enfeksiyon odakları ameliyat öncesinde tedavi edilir; sigaranın bırakılması yara iyileşmesini destekler. Bu düzenlemelerden hangisinin sizin için öncelikli olduğu hekim muayenesiyle belirlenir.

Ameliyat Öncesi Görüşmede Konuşulması Yararlı Başlıklar

Karar öncesi görüşmede şu başlıkların netleştirilmesi yararlı olur: hangi yapısal risk etkenlerinin saptandığı, yalnız bağ rekonstrüksiyonunun mu yoksa kemik düzeltmesinin de mi planlandığı, kemik düzeltmesi yapılacaksa yük vermenin ne zaman başlayacağı, dizliğin ne kadar süre kullanılacağı, işe ve okula dönüşün nasıl planlanacağı ve cerrahi dışı programın bu aşamada neden yeterli görülmediği. Kullanılan ilaçların, geçirilmiş ameliyatların ve alerjilerin eksiksiz aktarılması da hazırlığın parçasıdır. Yanıtlar kişiye özeldir ve hekim muayenesiyle belirlenir.

Hastanede Kalış ve Taburculuk

Diz kapağını iç taraftan tutan bağın greftle yeniden oluşturulması, çoğunlukla küçük kesilerden ve artroskopik değerlendirme eşliğinde yapılan bir girişimdir; süresi uygulanan tekniğe ve eklenen işlemlere göre değişir. Kemik düzeltmesi eklenen olgularda girişim daha kapsamlı olur ve tespit için vida gibi malzemeler kullanılır. Anestezi yöntemi anestezi uzmanının değerlendirmesiyle belirlenir.

Hastaların önemli bölümü aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebilir; kemik düzeltmesi yapılan olgularda bu süre uzayabilir. Taburculuk için ağrının ağızdan alınan ilaçlarla kontrol altında olması, dizliğin doğru kullanılabilmesi ve koltuk değneğiyle güvenle hareket edilebilmesi beklenir. Çıkışta yara bakımı, dizlik ayarları, yük verme kuralları, izin verilen egzersizler ve kontrol tarihleri ayrıntılı biçimde anlatılır; bu talimatların yazılı olarak alınması önerilir. Kemik düzeltmesi yapılan hastalarda yük verme kurallarının titizlikle uygulanması, kaynamanın sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.

Diz kapağı ile uyluk kemiği oluğu arasındaki uyumu gösteren aksiyel manyetik rezonans kesiti
Aksiyel kesitte diz kapağının femur oluğundaki konumu değerlendirilir.

İyileşme Takvimi

Aşağıdaki süreler genel bir çerçevedir; uygulanan yönteme, kemik düzeltmesi eklenip eklenmediğine ve kişisel etkenlere göre belirgin biçimde değişir. Esas olan, hekiminizin ve fizyoterapistinizin size verdiği programdır. Cerrahisiz takip edilen hastalarda da benzer aşamalar izlenir; ancak koruma dönemi genellikle daha kısadır.

  • İlk 2 hafta: Dizlik eşliğinde korunma, ödem ve ağrı yönetimi, dizin tam olarak düzelmesinin sağlanması ve uyluk ön kasının kasılmasının yeniden öğrenilmesi. Yara bakımı ile dikiş kontrolü bu dönemde tamamlanır. Yük verme düzeyi uygulanan işleme göre belirlenir.
  • 2-6 hafta: Diz bükme açısı hekimin belirlediği sınırlar içinde kademeli artırılır; dizlik ayarları güncellenir. Kapalı zincir güçlendirme çalışmaları ve kalça çevresi egzersizleri programa eklenir. Okula ve masa başı çalışmaya dönüş bu dönemde konuşulabilir.
  • 6 hafta - 3 ay: Dizlikten ayrılma, yürüyüşün normalleştirilmesi ve güçlendirmenin yoğunlaştırılması. Denge, pozisyon duyusu ve diz kapağının hareket yolunu kontrol eden çalışmalar programın merkezinde yer alır. Sabit bisiklet ve havuz çalışmaları eklenebilir.
  • 3-6 ay: Koşuya kademeli geçiş, çift ayak sıçramaların ardından tek ayak çalışmaları ve yön değiştirme becerisinin düşük hızda yeniden öğrenilmesi. Geçişler ölçülebilir ölçütler karşılandığında yapılır.
  • 6-12 ay: Spora özgü çalışmalar ve dönme içeren etkinliklere kademeli dönüş. Dönüş kararı süreye değil; kas gücü, sıçrama testleri, hareket kalitesi ve hastanın kendini hazır hissetmesine bakılarak verilir.

Rehabilitasyonda Sık Karşılaşılan Zorluklar

En sık karşılaşılan güçlük, dizin yeniden çıkacağı korkusudur. Bu korku hastanın dizini kullanmaktan kaçınmasına, kas zayıflığının sürmesine ve dolayısıyla kontrolün daha da azalmasına yol açabilir; program bu döngüyü kırmayı hedefler. Diğer uçta, kendini iyi hisseden hastanın ölçütleri karşılamadan spora dönmesi yeni bir çıkık riskini artırır. Diz önünde ağrı, çömelme ve merdiven inmede rahatsızlık, uzun süre oturduktan sonra tutukluk hissi erken dönemde sık görülür ve çoğunlukla kas gücü arttıkça geriler. Bu bulgular kişiden kişiye değişir ve düzenli kontrollerle izlenir.

Ameliyat Sonrasında Yaşam

Diz kapağı instabilitesinde uzun dönemli korumanın en pratik yolu, kazanılan kas gücünü ve hareket kontrolünü alışkanlığa dönüştürmektir. Uyluk ön kas grubu, kalça çevresi kasları ve iniş tekniği üzerine yapılan çalışmaların spora döndükten sonra da sürdürülmesi önerilir. Kilo dengesinin korunması ve uygun ayakkabı seçimi diz kapağı üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olur.

Dönme ve ani yön değiştirme içeren sporlarda yeniden çıkık riskinin sürdüğü bilinmektedir; bu nedenle ısınma ve nöromusküler kontrol çalışmalarının antrenman düzeninin kalıcı parçası hâline getirilmesi önerilir. Uzun süre çömelerek çalışmak, sık merdiven kullanmak ve dizi bükülü tutarak uzun süre oturmak diz önü ağrısını artırabilir; çalışma düzeninde küçük uyarlamalar yararlı olur. Tekrarlayan çıkıkların kıkırdak yüzeyine hasar bırakabildiği ve uzun dönemde diz kapağı ekleminde yüklenmeye yol açabildiği bildirilmektedir; bu nedenle düzenli takip önerilir. Sonuçlar kişiye özeldir; sürecin her aşaması hekim takibiyle yönetilir.

Gecikmeden Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

Dizde yeniden çıkık ya da çıkacakmış hissi, kilitlenme, eklemde hızla gelişen şişlik ve gerginlik, ilaçla kontrol edilemeyen ağrı, bacakta uyuşma ya da renk değişikliği fark edildiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır. Ateş, yara yerinde artan kızarıklık, ısı artışı veya akıntı da geciktirilmemelidir. Baldırda tek taraflı ağrı, şişlik ve ısı artışı pıhtı belirtisi olabilir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Tekrarlayan çıkıklar kıkırdak hasarını artırabileceğinden değerlendirmenin geciktirilmemesi önerilir.

Özetle

  • Patella çıkığı, diz kapağının uyluk kemiğindeki oluğundan genellikle dışa doğru ayrılmasıdır; ilk çıkıkta diz kapağını iç taraftan tutan bağ sıklıkla yaralanır.
  • İlk çıkık yaşayan ve eklem içinde serbest parça bulunmayan hastaların çoğu, kısa süreli koruma ve egzersiz programıyla cerrahisiz takip edilir.
  • Görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir; oluğun derinliği, diz kapağının yüksekliği ve dizilim ölçüleri öyküyle birlikte değerlendirilir.
  • Cerrahi; eklem içine düşmüş kemik-kıkırdak parçası olan ilk çıkıklarda ve tekrarlayan çıkık ya da süregelen güvensizlik yaşayan hastalarda gündeme gelir.
  • Yapısal risk etkeni belirgin olan olgularda yalnız bağ rekonstrüksiyonu yeterli olmayabilir; kemiğe yönelik düzeltmeler planın parçası hâline gelebilir.
  • Yeniden çıkık hissi, kilitlenme, hızla gelişen şişlik, ateş, yara akıntısı, baldırda ağrı ve şişlik ya da ani nefes darlığı acil değerlendirme gerektirir.

Sık Sorulan Sorular

Patella çıkığı tekrarlar mı?
Tekrarlama olasılığı kişiden kişiye değişir ve yaş, oluğun yapısı, kapağın yerleşimi, dizilim özellikleri ile ilk çıkıktaki doku hasarı gibi etkenlere bağlıdır. Genç yaşta ilk çıkığını yaşayan ve yapısal yatkınlığı olan kişilerde tekrarlama riski daha belirgindir. Bu risklerin değerlendirilmesi görüntüleme ölçümleriyle yapılır; koruyucu egzersiz programı veya cerrahi seçenekler buna göre hekim tarafından planlanır.
İlk çıkıktan sonra dizlik ne kadar kullanılır, ne zaman yürüyebilirim?
İlk çıkıktan sonra amaç, yaralanan yapıların korunması ile eklem sertliğinin önlenmesi arasında denge kurmaktır. Bu nedenle koruma dönemi genellikle kısa tutulur; dizlik hekimin belirlediği ayarda kullanılır ve hareket açıklığı kademeli olarak artırılır. Çoğu hastada erken dönemde ağrının izin verdiği ölçüde yük vererek yürümeye başlanabilir; koltuk değneği desteği ilk günlerde rahatlatıcı olur. Kesin süre; kıkırdak hasarı olup olmadığına, şişliğin derecesine ve kas kontrolünün ne kadar hızlı geri geldiğine göre kişiden kişiye değişir. Zamanlama kontrol muayenesindeki bulgulara göre hekim tarafından belirlenir.
Cerrahi sonrasında spora ne zaman dönebilirim?
Spora dönüş takvime değil, kazanılan işleve bakılarak planlanır. Önce ağrısız hareket açıklığı ve normal yürüyüş, ardından uyluk ön kas gücünün karşı bacakla karşılaştırılabilir düzeye gelmesi hedeflenir; bunlar sağlandıktan sonra koşu, sıçrama ve yön değiştirme çalışmalarına sırayla geçilir. Kemik düzeltmesi eklenen hastalarda kaynama beklendiği için bu aşamalar daha geç gelir. Toplam süre çoğunlukla aylarla ifade edilir. Dönme ve temas içeren dallara dönüş en son değerlendirilir; ölçütler karşılanmadan yapılan erken dönüş yeni bir çıkık riskini artırabilir. Karar hekim ve fizyoterapist tarafından birlikte verilir.
MPFL rekonstrüksiyonu ile kemik düzeltmeleri arasındaki fark nedir?
MPFL rekonstrüksiyonunda, diz kapağını iç taraftan tutan ve ilk çıkıkta genellikle yaralanan bağ bir tendon grefti kullanılarak yeniden oluşturulur; yumuşak dokuya yönelik bir girişimdir ve çoğu hastada tek başına yeterli olur. Kemik düzeltmelerinde ise sorunun yapısal kaynağı hedeflenir: diz kapağı tendonunun kaval kemiğine yapıştığı çıkıntının kaydırılması, dizilim bozukluğunun düzeltilmesi ya da sığ oluğun derinleştirilmesi gibi işlemler bu gruba girer. Kemik düzeltmesi gerekip gerekmediğine; diz kapağının yüksekliği, dizilim ölçümleri ve oluğun yapısı bakılarak karar verilir. Seçim kişiye özeldir ve hekim tarafından belirlenir.
MPFL rekonstrüksiyonu nasıl yapılır?
Ameliyata çoğunlukla artroskopik değerlendirmeyle başlanır; eklem içi incelenir, kıkırdak yüzeyler ve varsa serbest parçalar değerlendirilir. Ardından diz kapağının iç kenarı ile uyluk kemiğinde bağın anatomik yapışma noktası belirlenir ve bir tendon grefti bu iki nokta arasına yerleştirilerek uygun gerginlikte tespit edilir. Greftin aşırı gergin bağlanmasından kaçınılır; fazla gerginlik diz kapağını oluğa bastırarak kıkırdak üzerindeki yükü artırabilir. Tespit için dikişler, tüneller ya da küçük implantlar kullanılabilir. Gerekli görülen olgularda aynı seansta kemik düzeltmesi eklenir; teknik seçimi ameliyat öncesi ölçümlere göre planlanır.
Çıkık sırasında kıkırdak hasarı oluşur mu?
Diz kapağı oluğundan ayrılıp yerine dönerken kıkırdak yüzeyler birbirine sürtünebilir; bu sırada diz kapağının arka yüzünde ya da uyluk kemiğinin dış kenarında kıkırdak hasarı gelişebilir ve bazı olgularda kemik-kıkırdak parçası kopabilir. Çıkık sonrasında eklemde hızla gelişen şişlik bu açıdan önemli bir uyarı bulgusudur. Serbest parça varlığı, kilitlenme ve takılma hissi yaratabilir ve erken cerrahi değerlendirme gerektirir. Bu nedenle ilk çıkıktan sonra MR görüntüleme sıklıkla istenir. Tekrarlayan çıkıkların kıkırdak hasarını artırabildiği bildirilmektedir; değerlendirmenin geciktirilmemesi önerilir.
Çocuk ve ergenlerde tedavi yaklaşımı farklı mıdır?
Büyüme çağındaki hastalarda planlama, kemiklerdeki büyüme kıkırdaklarının korunmasını gözetir; bu nedenle erişkinlerde kullanılan bazı kemik düzeltmeleri bu yaş grubunda uygun olmayabilir ve tespit yöntemleri buna göre uyarlanır. Ayrıca genç yaşta ilk çıkığını yaşayan ve yapısal yatkınlığı bulunan hastalarda tekrarlama olasılığı daha belirgindir; bu durum tedavi kararını etkiler. Cerrahi dışı program yine ilk basamağı oluşturur ve kas kontrolüne odaklanır. Değerlendirmede büyüme durumu, aile öyküsü, eklem gevşekliği ve dizilim ölçümleri birlikte ele alınır; karar hekim muayenesiyle kişiye özel verilir.

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.

Hangi şikâyetlerde

Bu tedavinin ele aldığı şikâyetler

Aşağıdaki tabloların değerlendirmesinde bu yöntem gündeme gelebilir; karar muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte verilir.

Diz Cerrahisi ve Artroplasti

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • Total Diz ProteziTotal diz protezi, ileri evre diz kireçlenmesinde aşınmış eklem yüzeylerinin özel implant bileşenleriyle kaplandığı bir cerrahi tedavidir. Ağrının azaltılması…
  • Kısmi Diz Protezi (Unikondiler)Kısmi (unikondiler) diz protezi, kireçlenmenin dizin yalnızca tek bölmesini etkilediği seçilmiş hastalarda sadece hasarlı bölümün implantla kaplandığı bir…
  • Robotik Diz ProteziRobotik diz protezi, protez ameliyatının robotik sistem yardımıyla planlanıp uygulandığı bir yöntemdir. Kemik kesilerinin ve implant yerleşiminin kişiye özel…
  • Diz Protezi RevizyonuDiz protezi revizyonu, daha önce takılmış protezde gevşeme, aşınma, enfeksiyon, instabilite veya kırık gibi sorunlar geliştiğinde implantın kısmen ya da…
  • Ön Çapraz Bağ (ACL) RekonstrüksiyonuÖn çapraz bağ (ACL) rekonstrüksiyonu, kopan bağın vücuttan alınan bir tendon grefti ile artroskopik yöntemle yeniden oluşturulmasıdır. Dizde dönme…
  • Arka Çapraz Bağ (PCL) RekonstrüksiyonuArka çapraz bağ (PCL) rekonstrüksiyonu, kaval kemiğinin arkaya kaymasını engelleyen bağın yüksek dereceli veya kombine yaralanmalarında greftle yeniden…
  • Çoklu Bağ YaralanmalarıÇoklu bağ yaralanmaları, dizin iki veya daha fazla ana bağının genellikle yüksek enerjili travmalar sonucu birlikte kopmasıdır. Damar ve sinir yapılarının da…
  • Diz ArtroskopisiDiz artroskopisi, diz ekleminin içinin küçük kesilerden yerleştirilen ince bir kamera ile görüntülenmesini ve uygun durumlarda özel aletlerle tedavi edilmesini…
  • Yüksek Tibial Osteotomi (Eksen Düzeltme)Yüksek tibial osteotomi, bacak ekseninin kaval kemiğinden yapılan kontrollü bir düzeltmeyle yeniden hizalanması ve yükün dizin sağlıklı bölmesine…
  • Rampa Lezyonları TedavisiRampa lezyonu, iç menisküsün arka boynuzunun eklem kapsülüyle birleştiği bölgede oluşan ve sıklıkla ön çapraz bağ yaralanmasına eşlik eden bir yırtık türüdür…