İçeriğe geç
Rejeneratif Tıp ve Ortobiyoloji

Mikrokırık ve Abrazyon

Mikrokırık ve abrazyon, eklem yüzeyindeki sınırlı kıkırdak hasarında artroskopik olarak uygulanan iki onarım tekniğidir. Mikrokırıkta defekt tabanında küçük açıklıklar oluşturulur; abrazyonda yüzey denetimli biçimde inceltilir. Uygunluk defektin özelliklerine göre hekim muayenesiyle belirlenir.

Yayın: · Son güncelleme:

Mikrokırık ve abrazyon nedir?

Mikrokırık, kıkırdak defektinin altındaki sert kemik tabakasında küçük açıklıklar oluşturarak kemik iliğinden gelen onarım hücrelerinin bölgeye ulaşmasını hedefleyen artroskopik bir tekniktir. Abrazyonda ise yüzey denetimli biçimde inceltilerek benzer bir onarım yanıtı amaçlanır. Her ikisi de tek aşamalıdır ve sınırlı defektlerde değerlendirilir; karar hekim muayenesiyle verilir.

TUSYAD Kongresi kürsüsünde mikrokırık sunumunu yapan hekim ve arkasındaki sunum perdesi
XVI. TUSYAD Kongresi'nde fokal kıkırdak lezyonlarının cerrahi tedavisi üzerine yapılan sunum.

İki Tekniğin Ortak Noktası ve Farkı

Mikrokırık ve abrazyon, kıkırdak onarımında kemik iliği temelli yaklaşımın iki farklı uygulama biçimidir. Ortak amaçları, kıkırdağın kendi başına onaramadığı bir defekt bölgesine onarım hücrelerinin ulaşmasını sağlamaktır. Kıkırdak damar içermediği için bu hücreler bölgeye kendiliğinden gelemez; her iki teknik de defektin altındaki kanlanan kemik dokusuyla bağlantı kurarak bu engeli aşmayı hedefler.

Aradaki fark uygulama biçimindedir. Mikrokırıkta defekt tabanına, özel bir uç yardımıyla belirli aralıklarla küçük çukurlar açılır; açıklıklar arasında sağlam kemik köprüleri bırakılarak tabanın yapısal bütünlüğü korunur. Abrazyonda ise defekt yüzeyi, kanamaya yol açacak derinliğe kadar denetimli biçimde inceltilir. Abrazyon daha eski bir tekniktir ve geniş yüzeylerde uygulanması hâlinde kemik tabanını daha fazla etkileyebildiği için günümüzde daha seçici kullanılır.

Belirtiler ve Değerlendirme

Kıkırdak defekti olan kişilerde en sık görülen yakınma, eklemde aktiviteyle artan ağrıdır. Merdiven inip çıkarken, çömelirken ya da uzun süre yürüdükten sonra ortaya çıkan ağrı tipiktir. Eklemde zaman zaman şişlik, takılma hissi ve bazen sürtünme sesi eşlik edebilir. Serbest bir parça oluşmuşsa eklemde kilitlenme görülebilir; bu bulgu öncelikli değerlendirme gerektirir.

Değerlendirme ayrıntılı öykü ve muayeneyle başlar. Ağrının tam yeri, hangi hareketle ortaya çıktığı ve gece uykusunu bölüp bölmediği sorgulanır. Röntgen ile eklem aralığı, kemik yapısı ve bacak ekseni incelenir; kıkırdağın durumu ve defektin sınırları için MR görüntüleme kullanılır. Görüntülemede saptanan bir kıkırdak değişikliği tek başına girişim gerekçesi değildir: bulgunun hastanın yakınmasıyla örtüşmesi beklenir. Örtüşme yoksa ağrının kaynağı yeniden araştırılır.

Hangi Durumlarda Uygun Değildir?

Eklem yüzeyinin genelinin yıprandığı ileri evre kireçlenmede bu tekniklerden beklenen katkı sınırlıdır. Karşı eklem yüzeyi de hasarlıysa, defektin altındaki kemikte belirgin yapısal değişiklik varsa ya da bacak ekseninde yükü tek tarafa yığan bir eğrilik düzeltilmeden bırakılacaksa sonuç olumsuz etkilenebilir. İltihaplı eklem hastalıkları ve eklem içi etkin enfeksiyon varlığında öncelik farklı bir tedavi başlığındadır. Uygunluk her hastada muayene ve görüntüleme bulgularıyla ayrı değerlendirilir.

Süreç Nasıl İşler?

  1. Muayene ve öykü

    Ağrının yeri, hangi hareketle arttığı, şişlik, takılma ve kilitlenme gibi mekanik bulgular ayrıntılı olarak sorgulanır ve eklem muayenesi yapılır.

  2. Görüntüleme

    Röntgenle eklem aralığı ve bacak ekseni, MR ile kıkırdak defektinin yeri, boyutu ve altındaki kemiğin durumu değerlendirilir.

  3. Cerrahi dışı tedavinin denenmesi

    Kilitlenme gibi mekanik bir sorun yoksa egzersiz programı, fizyoterapi, aktivite düzenlemesi ve vücut ağırlığının yönetimi öncelikle uygulanır ve yanıt kontrolle izlenir.

  4. Artroskopik değerlendirme

    İşlem kapalı yöntemle yapılır. Kamera eşliğinde defektin gerçek boyutu ve çevresindeki kıkırdağın durumu doğrudan görülerek teknik seçimi netleştirilir.

  5. Defektin hazırlanması

    Gevşek ve yıpranmış kıkırdak parçaları temizlenir, defekt sınırları sağlam bir kenar oluşturacak biçimde düzenlenir.

  6. Mikrokırık veya abrazyon uygulaması

    Seçilen tekniğe göre defekt tabanına küçük açıklıklar oluşturulur ya da yüzey denetimli biçimde inceltilir. Kemik iliğinden gelen kanın defekti doldurduğu görülerek işlem tamamlanır.

  7. Korunma dönemi

    Oluşan pıhtının korunması amacıyla yük verme belirli bir süre kısıtlanır. Eklem sertliğini önlemek için hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır.

  8. Fizik tedavi ve dönüş

    Kas gücü ve denge çalışmaları kademeli artırılır. Günlük yaşama ve sportif etkinliklere dönüş, kontrol muayenesindeki bulgulara göre planlanır.

Mikrokırık ve Abrazyon Karşılaştırması

KarşılaştırmaMikrokırıkAbrazyon
Uygulama biçimiDefekt tabanına belirli aralıklarla küçük çukurlar açılır; aralarda sağlam kemik köprüleri bırakılır.Defekt yüzeyi, kanamaya yol açacak derinliğe kadar denetimli biçimde inceltilir.
Kemik tabanına etkisiNoktasal açıklıklar oluşturulduğu için taban yapısı büyük ölçüde korunur.Yüzey boyunca inceltme yapıldığından taban daha geniş bir alanda etkilenir.
Genellikle tercih edildiği durumÇevresi sağlam kıkırdakla sınırlanmış, küçük ve orta boyuttaki defektler.Seçilmiş olgular; günümüzde daha sınırlı ve seçici biçimde kullanılır.
Aşama sayısıTek aşamalı; laboratuvar süreci gerektirmez.Tek aşamalı; laboratuvar süreci gerektirmez.
Erken dönem kurallarıYük verme kısıtlanır, hareket açıklığına erken başlanır.Yük verme kısıtlanır, hareket açıklığına erken başlanır.

İyileşme Dönemi

Her iki teknikte de belirleyici olan cerrahi süre değil, defekt boşluğunda oluşan dokunun olgunlaşma süresidir. Erken dönemde bölgeyi dolduran pıhtı mekanik olarak dayanıksızdır; bu nedenle yük verme kısıtlanır ve koltuk değneği kullanılır. Buna karşılık eklemin sertleşmemesi için hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır. Sonraki aşamalarda uyluk ön ve arka kas gruplarını güçlendiren çalışmalar, denge ve yüklenme kademeli olarak artırılır.

Etkinliklere dönüş takvimle değil, iyileşmenin seyriyle belirlenir. Önce günlük yaşam etkinlikleri, ardından düşük etkili hareketler, sonrasında kas gücü ve denge yeterli görüldüğünde daha zorlayıcı etkinlikler gündeme gelir. Dönme, sıçrama ve temas içeren sporlara geçiş en son değerlendirilen aşamadır. Bu süreç kişiden kişiye belirgin farklılık gösterir.

Olası Riskler ve Ne Zaman Başvurulmalı?

Artroskopik girişimlerde eklem içinde kanama, enfeksiyon, bacak toplardamarlarında pıhtı oluşması, eklem sertliği ve giriş bölgelerindeki cilt altı duyu sinirlerinin etkilenmesine bağlı uyuşukluk görülebilir. Bu tekniklere özgü olarak defekt tabanındaki kemikte ödem ve zamanla yapısal değişiklikler ile onarım dokusunun beklenen biçimde gelişmemesi olasıdır. Ciddi komplikasyonlar sık değildir; ancak hiçbir girişim tamamen risksiz değildir.

Ameliyat sonrası dönemde eklemde artan ağrı, belirgin şişlik, kızarıklık, ateş, baldırda ağrı veya yara yerinde akıntı fark edildiğinde beklemeden hekime bilgi verilmelidir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Bu iki tekniği, kıkırdak onarımının başlangıç basamağı olarak görürüm; her hastaya uyan bir çözüm olarak değil. Kararı verirken önce defektin gerçekten yakınmanın kaynağı olup olmadığına bakarım. Görüntülemede kıkırdakta bir değişiklik görülmesi tek başına girişim gerekçesi oluşturmaz; ağrının yeri ve muayene bulguları defektin yeriyle örtüşmüyorsa kaynağı yeniden ararım.

Artroskopi sırasında defektin gerçek boyutunu görmek, ameliyat öncesi plandan farklı bir karar vermeyi gerektirebilir. MR’da sınırlı görünen bir hasar kamera altında daha geniş çıkabilir; bu durumda hangi tekniğin uygun olduğunu orada yeniden değerlendiririm. Hastayla bu olasılığı ameliyat öncesinde konuşurum, çünkü plan değişikliğinin sürprize dönüşmesini istemem.

Eklemin yükü nasıl taşıdığına ayrıca bakarım. Bacak ekseni yükü hasarlı tarafa yığıyorsa yalnız defekte yönelmeyi yeterli bulmam; eksen düzeltmeyi ya aynı planın parçası yaparım ya da hastaya bu sorunun ele alınmadan kalıcı bir kazanç beklenmemesi gerektiğini açıkça söylerim.

Ameliyat sonrası dönemde en çok yük verme kuralları üzerinde dururum. Kesiler küçük olduğu ve hasta kendini iyi hissettiği için erken yüklenme eğilimi olur; bunun henüz olgunlaşmamış onarım dokusunu bozabileceğini ayrıntılı anlatırım. Beklentiyi de baştan kurarım: amacım eklemi yeniden inşa etmek değil, sınırlı bir hasarda yakınmaları azaltarak kişinin hareket edebilir kalmasına destek olmaktır.

Özetle

  • Mikrokırık ve abrazyon, kıkırdak defektine onarım hücrelerinin ulaşmasını hedefleyen artroskopik tekniklerdir.
  • Mikrokırıkta defekt tabanına küçük açıklıklar oluşturulur; abrazyonda yüzey denetimli biçimde inceltilir.
  • Görüntülemedeki kıkırdak bulgusunun hastanın yakınmasıyla örtüşmesi beklenir; bulgu tek başına girişim gerekçesi değildir.
  • İleri evre kireçlenmede ve karşı eklem yüzeyi de hasarlıysa beklenen katkı sınırlıdır.
  • Erken dönemde yük verme kısıtlanır; oluşan dokunun olgunlaşması aylar süren bir süreçtir.
  • Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve karar hekim muayenesiyle verilir.

Sık Sorulan Sorular

Mikrokırık ile abrazyon arasındaki temel fark nedir?
İkisi de defekt bölgesine onarım hücrelerinin ulaşmasını hedefler; fark uygulama biçimindedir. Mikrokırıkta defekt tabanına belirli aralıklarla küçük çukurlar açılır ve aralarında sağlam kemik köprüleri bırakılarak tabanın yapısal bütünlüğü korunur. Abrazyonda ise defekt yüzeyi kanamaya yol açacak derinliğe kadar denetimli biçimde inceltilir; bu nedenle kemik tabanı daha geniş bir alanda etkilenir. Abrazyon daha eski bir tekniktir ve günümüzde daha seçici kullanılır. Hangisinin uygun olduğu defektin özelliklerine göre belirlenir.
MR’da kıkırdak hasarı görülmesi ameliyat gerektirir mi?
Hayır. Görüntülemede saptanan bir kıkırdak değişikliği tek başına girişim gerekçesi oluşturmaz. Belirleyici olan, bu bulgunun hastanın yakınmasıyla örtüşmesidir: ağrının yeri, hangi hareketle ortaya çıktığı ve muayene bulguları defektin yeriyle uyumlu olmalıdır. Örtüşme yoksa ağrının kaynağı yeniden araştırılır; çünkü örtüşmeyen bir defekte yönelmek beklenen rahatlamayı getirmez. Ayrıca kilitlenme gibi mekanik bir sorun yoksa önce cerrahi dışı seçenekler denenir.
İşlem sonrası ne zaman yürümeye başlanır?
Ayağa kalkma genellikle erken dönemde mümkündür; ancak işlem yapılan bölgeye tam yük verme belirli bir süre kısıtlanır ve koltuk değneği kullanılır. Bu kısıtlamanın amacı, defekt boşluğunda oluşan ve henüz dayanıksız olan pıhtıyı korumaktır. Kısıtlamanın süresi defektin yeri ve boyutuna göre değişir; yük taşıyan bir bölgedeki defektte daha uzun olabilir. Eklem sertleşmesin diye hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır. Kesin plan hekim tarafından kişiye özel belirlenir.
Aynı bölgeye ikinci kez uygulanabilir mi?
Onarım dokusunun beklenen biçimde gelişmediği veya zamanla bozulduğu durumlarda seçenekler yeniden değerlendirilir. Aynı tekniğin tekrarlanması bazı olgularda gündeme gelebilir; ancak defektin durumu, tabandaki kemiğin yapısı ve ilk girişimden alınan yanıt göz önünde bulundurularak farklı bir yönteme geçilmesi de düşünülebilir. Bu aşamada hücre temelli onarım, doku aktarımı veya eklem yükünü yeniden dağıtan girişimler değerlendirilebilir. Karar, yeni bir muayene ve görüntüleme değerlendirmesiyle verilir.
Bu işlemler kireçlenmeyi durdurur mu?
Bu teknikler kireçlenmeyi durduran veya geri döndüren yöntemler değildir. Sınırlı bir alandaki kıkırdak defektinde yüzeyin kapanmasına katkı sağlamayı ve yakınmaların azalmasına destek olmayı hedeflerler. Eklem yüzeyinin genelinin yıprandığı ileri evre tablolarda beklenen katkı sınırlıdır. Sürecin seyri; defektin özellikleri, bacak ekseni, vücut ağırlığı, kas gücü ve etkinlik düzeyi gibi pek çok etkene bağlıdır. Hiçbir işlem sonucu önceden taahhüt edilemez; beklentinin gerçekçi kurulması önemlidir.

İlgili İçerikler

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.

Hangi şikâyetlerde

Bu tedavinin ele aldığı şikâyetler

Aşağıdaki tabloların değerlendirmesinde bu yöntem gündeme gelebilir; karar muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte verilir.

  • Diz Kıkırdak HasarıDiz kıkırdak hasarı, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdakta sınırlı bir alanda oluşan incelme veya defekttir. Yaygın kireçlenmeden farkı, hasarın belirli bir…
  • Diz KilitlenmesiDiz kilitlenmesi, dizin belirli bir açıda takılıp kalması ve tam düzeltilememesidir. Eklem arasına sıkışmış bir doku parçasını düşündürdüğü için öncelikli…

Rejeneratif Tıp ve Ortobiyoloji

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • PRP (Trombositten Zengin Plazma)PRP (trombositten zengin plazma), kişinin kendi kanından ayrıştırılan ve trombosit yönünden zenginleştirilen plazmanın ağrılı ya da hasarlı dokuya enjekte…
  • Kök Hücre TedavisiKök hücre tedavisi, kişinin kendi kemik iliği ya da yağ dokusundan elde edilen hücre içeriği zengin örneklerin hasarlı ekleme veya dokuya uygulanmasına dayanan…
  • Kıkırdak NakliKıkırdak nakli, eklem yüzeyindeki sınırlı bir kıkırdak hasarının kişinin kendi kıkırdak hücreleri ya da doku greftleri kullanılarak onarılmasını amaçlayan…
  • MozaikplastiMozaikplasti, eklemin yük binmeyen bölgesinden alınan küçük kıkırdak-kemik silindirlerinin hasarlı kıkırdak bölgesine yerleştirildiği bir cerrahi onarım…
  • Eklem İçi EnjeksiyonlarEklem içi enjeksiyonlar, ağrılı bir ekleme kortikosteroid, hyaluronik asit ya da PRP gibi içeriklerin doğrudan uygulanmasıyla yakınmaların azaltılmasının…
  • Ortokin (IRAP) TedavisiOrtokin (IRAP) tedavisi, kişinin kendi kanından özel bir işlemle hazırlanan ve iltihap sürecini dengelemeye yönelik içerik yönünden zenginleştirilen sıvının…
  • Otolog Kondrosit İmplantasyonu (ACI/MACI)Otolog kondrosit implantasyonu, kişinin kendi kıkırdak hücrelerinin laboratuvarda çoğaltılarak eklemdeki sınırlı kıkırdak defektine yerleştirilmesi esasına…
  • Kemik İliği Stimülasyon TeknikleriKemik iliği stimülasyonu, kıkırdak defektinin altındaki kemikte küçük açıklıklar oluşturarak onarım hücrelerinin defekt bölgesine ulaşmasını hedefleyen tek…
  • Biyomateryal UygulamalarıBiyomateryal uygulamaları, kıkırdak ve kemik onarımında dokunun yerini geçici olarak dolduran ya da onarım hücrelerine tutunma yüzeyi sağlayan yapı iskelesi…
  • Hiyalüronik Asit EnjeksiyonlarıHiyalüronik asit enjeksiyonu, eklem sıvısının doğal bileşenlerinden birine benzer bir maddenin eklem boşluğuna verilmesidir. Amaç eklem içi kayganlığa katkı…