İçeriğe geç
Rejeneratif Tıp ve Ortobiyoloji

Mozaikplasti

Mozaikplasti, eklemin yük binmeyen bölgesinden alınan küçük kıkırdak-kemik silindirlerinin hasarlı kıkırdak bölgesine yerleştirildiği bir cerrahi onarım yöntemidir. Sınırlı, küçük ve orta boyutlu kıkırdak hasarlarında değerlendirilir; uygunluk ve sonuçlar muayene ve görüntüleme bulgularıyla hekim tarafından belirlenir.

Yayın: · Son güncelleme:

Mozaikplasti nedir?

Mozaikplasti, eklemin yük binmeyen bölgesinden alınan küçük kıkırdak-kemik silindirlerinin hasarlı kıkırdak bölgesine mozaik gibi yerleştirildiği bir cerrahi yöntemdir. Amaç, sınırlı bir kıkırdak defektini kişinin kendi sağlam dokusuyla onarmaktır. Kimin için uygun olduğu, hasarın boyutu ile muayene ve görüntüleme bulgularının birlikte değerlendirilmesiyle hekim tarafından belirlenir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek kürsüde diz kıkırdak hasarlarında otogreft ve allogreft sunumu yaparken
Diz eklemi kıkırdak hasarlarında otogreft ve allogreft yaklaşımları konulu bilimsel sunum.

Mozaikplasti Nedir?

Mozaikplasti, eklemin yük taşımayan bir bölgesinden alınan silindir biçimli küçük kıkırdak ve kemik parçalarının, kıkırdağı hasar görmüş bölgeye yan yana yerleştirilmesi esasına dayanan bir kıkırdak onarım yöntemidir. Yerleştirilen silindirlerin yüzeyde oluşturduğu görünüm mozaiği andırdığı için bu adı alır. Kişinin kendi dokusu kullanıldığından, hasarlı yüzeyin sağlıklı kıkırdakla örtülmesi ve eklemin kayıcı yapısının desteklenmesi amaçlanır. Yöntem genellikle küçük ve orta boyutlu, sınırları belirgin kıkırdak hasarlarında değerlendirilir.

Kimlere Uygulanır?

Mozaikplasti çoğunlukla; travma ya da sınırlı hasara bağlı, tek bölgeyle sınırlı, çevresindeki kıkırdak sağlam olan küçük-orta boyutlu defektleri olan hastalarda düşünülür. Uygun aday genellikle genç ve aktif, eklem dizilimi korunmuş kişilerdir. Çok geniş yüzeyi tutan hasarlarda ve yaygın ileri evre kireçlenmede bu yöntem yerine başka seçenekler gündeme gelir; çünkü alınabilecek sağlam doku miktarı sınırlıdır. Eşlik eden bağ ya da eksen sorunları varsa bunların da birlikte planlanması gerekebilir.

Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?

Karar aşamasında muayene ile eklemin durumu incelenir; MR görüntüleme, hasarın yerini, boyutunu ve derinliğini değerlendirmede yol gösterir. Hasarın kesin sınırları bazı olgularda artroskopik değerlendirme sırasında netleşir. Defektin boyutu, yeri ve alınabilecek sağlam doku miktarı birlikte değerlendirilerek yöntemin uygun olup olmadığına karar verilir. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterir; kesin tedavi kararı her zaman hekim muayenesiyle verilir.

Greftlerin Boyutu ve Uygulama Bölgeleri

Silindirik greftler eklemin yük taşımayan kenarından, genellikle 6-10 mm çapında ve 10-15 mm derinliğinde alınır; hasarlı bölgede aynı ölçüde açılan tünellere, eklem yüzeyinin konturu korunacak biçimde yerleştirilir. İşlem tek seansta, hasarın yerine ve büyüklüğüne göre açık ya da artroskopik olarak yapılabilir. Yöntem en sık diz ve ayak bileği kıkırdak hasarlarında uygulanır; dirsek ve kalça uygulamaları da bildirilmiştir. Tek bir eklemden alınabilecek sağlam doku miktarı sınırlı olduğundan, hasarlı kıkırdak yüzeyinin yaklaşık 4 cm²'yi aştığı durumlarda farklı onarım yöntemleri değerlendirilir.

Süreç Nasıl İşler?

  1. Muayene ve görüntüleme

    Ağrının kaynağı muayene ile değerlendirilir; MR ile kıkırdak hasarının yeri ve boyutu incelenir.

  2. Uygunluk kararı

    Hasarın sınırlı ve bölgesel olduğu doğrulanırsa mozaikplasti planlanır.

  3. Cerrahi hazırlık

    Anestezi değerlendirmesi yapılır ve ameliyata yönelik hazırlıklar tamamlanır.

  4. Silindirlerin alınması

    Eklemin yük binmeyen bölgesinden küçük kıkırdak-kemik silindirleri alınır.

  5. Yerleştirme

    Alınan silindirler hasarlı bölgeye mozaik biçiminde yan yana yerleştirilerek yüzey onarılır.

  6. İyileşme ve takip

    Bir süre yük kısıtlaması ve fizyoterapi önerilir; iyileşme kontrol muayeneleriyle izlenir.

Ayak bileği MR kesitinde talus kubbesindeki kıkırdak hasarlı alanın ok ile gösterimi
Ayak bileği MR incelemesinde talus kubbesindeki kıkırdak hasarının değerlendirilmesi.

İyileşme Dönemi ve Dikkat Edilecekler

Mozaikplasti sonrası iyileşme, yerleştirilen dokuların yerleşmesi ve olgunlaşması için zaman gerektirir. İlk dönemde eklemi korumak amacıyla koltuk değneği ile yük kısıtlaması, belirli bir hareket programı ve düzenli fizyoterapi önerilebilir. Günlük aktivitelere ve spora dönüş kademeli olarak planlanır ve kişiden kişiye değişir. Hem hasarın onarıldığı bölgede hem de doku alınan alanda geçici yakınmalar görülebilir; önerilen korunma kurallarına uyum önemlidir.

Olası Riskler

Cerrahi bir girişim olduğundan enfeksiyon, kanama, eklemde sertlik, damar-sinir yaralanması ve bacak toplardamarlarında pıhtı (derin ven trombozu) gibi riskler bulunabilir; ayrıca yerleştirilen silindirlerin beklenen biçimde tutunmaması ve doku alınan bölgede yakınma görülmesi söz konusu olabilir. Riskler kişiye göre değişir.

Hangi Durumda Hekime Başvurulmalı?

Ameliyat bölgesinde artan kızarıklık, akıntı, ateş, baldırda ağrı ve şişlik, ani nefes darlığı ya da göğüs ağrısı (acil), dinlenmekle geçmeyen şiddetli ağrı ya da eklemde kilitlenme ve boşalma hissi durumunda hekime başvurulmalıdır. Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; iyileşme süreci ve sonuçlar kişiye göre değişir, tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Mozaikplasti kararını MR raporundaki tek bir cümleye bakarak vermem. Görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir; kıkırdakta bir defekt tarif edilmesi, o defektin sizin yakınmanızın kaynağı olduğu anlamına gelmez. Muayenede aradığım şudur: ağrı dizin tam olarak neresinde ve hangi hareketle ortaya çıkıyor, dizde takılma, kilitlenme ya da boşalma hissi var mı, etkinlik sonrasında şişme oluyor mu? Yakınması olmayan bir kişide başka bir nedenle çekilmiş görüntülemede rastlantısal saptanan sınırlı bir kıkırdak lezyonunu izlemeyi tercih ederim; ameliyat masasına götüren şey rapor değil, kişinin günlük yaşamındaki kısıtlanmadır.

Mozaikplastiyi belirli bir hasta profilinde tercih ederim ve gerekçesini hastama açıkça anlatırım: sınırları belirgin, çevresindeki kıkırdağın sağlam olduğu, tek bölgeyle sınırlı, küçük ya da orta boyutlu bir defekt; korunmuş eklem dizilimi; genç ve etkin bir yaşam düzeni. Bu yöntemi seçmemin nedeni, kişinin kendi eklem kıkırdağını kendi kemik tabanıyla birlikte tek seansta hasarlı bölgeye taşıyabilmesidir; hücre çoğaltma aşaması ve ikinci bir ameliyat gerekmez. Buna karşılık sınırını da saklamam: alınabilecek sağlam doku miktarı kısıtlıdır ve bu kısıt yöntemin tavanını belirler. Geniş yüzeyi tutan hasarlarda bu yöntemde ısrar etmek yerine farklı seçenekleri konuşmayı yeğlerim.

Benim için asıl belirleyici olan, defektin neden oluştuğudur. Eksen bozukluğu, ön çapraz bağ yetmezliği ya da menisküs kaybı varsa yalnız yüzeyi onarmak, yeni yerleştirilen dokuyu aynı aşırı yükün altına bırakmak demektir. Bu nedenle gerekli gördüğüm olgularda eksen düzeltme, bağ onarımı ya da menisküse yönelik girişimi aynı seansta veya planlı bir sıra içinde ele alırım. Teknikte üzerinde en çok durduğum ayrıntı, silindirlerin eklem yüzeyiyle aynı düzlemde oturtulmasıdır; çökük ya da çıkıntılı kalan bir silindirin yük dağılımını bozabildiğini gördüğüm için her olguyu bu açıdan ayrı ayrı değerlendiririm. Silindirlerin alınacağı bölgeyi de eklemin yük taşımayan alanlarından seçerim.

Son olarak beklentiyi ameliyattan önce konuşurum. Bu girişim dizi yeniden yapmaz; seçilmiş hastalarda ağrılı bir yüzeyin kendi sağlam dokusuyla örtülmesini ve etkinliğe dönüşün kolaylaşmasını hedefler. İyileşmenin haftalarla değil aylarla ölçüldüğünü, ilk dönemdeki yük kısıtlamasının tedavinin kendisi olduğunu ve bu kısıtlamaya uyulmadığında yerleştirilen dokunun zorlanabileceğini baştan söylerim. Hastanın işi, sporu ve ev içindeki yükümlülükleri bu takvimi doğrudan ilgilendirir. Beklentisi ile sürecin gerçeği örtüşmeyen bir hastada teknik olarak düzgün bir onarım bile yeterli hissettirmez; bu nedenle kararı birlikte veririz. Sonuçlar kişiden kişiye değişir ve uygunluk hekim muayenesiyle belirlenir.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Hazırlık dönemi iyileşmenin ilk basamağıdır. Bu dönemde kan tahlilleri, akciğer grafisi ve gerekli görülen olgularda kalp değerlendirmesi tamamlanır; kullanılan tüm ilaçlar gözden geçirilir. Kan sulandırıcı ilaçların ne zaman kesileceği ya da değiştirileceği hekim tarafından planlanır; bu ilaçlar kendi başınıza bırakılmamalıdır. Bitkisel takviyeler de kanamayı etkileyebildiği için hekime bildirilmelidir.

Diş eti iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu ya da ciltte açık yara gibi aktif enfeksiyon odakları ameliyat öncesinde tedavi edilir. Sigaranın bırakılması kemik ve kıkırdak iyileşmesini destekleyen somut adımlardandır; sigara kullanımının kemik kaynamasını olumsuz etkileyebildiği bilinmektedir. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin düzenlenmesi, yara iyileşmesi ve enfeksiyon riski açısından ayrıca önemlidir. Vücut ağırlığının denetlenmesi de yerleştirilen dokuya binecek yükü doğrudan ilgilendirir. Bu düzenlemelerden hangisinin sizin için öncelikli olduğu hekim muayenesiyle belirlenir.

Ameliyat Öncesi Egzersiz ve Ev Hazırlığı

Ameliyattan önce uyluk ön kas grubunun güçlü olması, sonrasındaki rehabilitasyonu belirgin biçimde kolaylaştırır. Bu nedenle uygun görülen olgularda cerrahi öncesinde kas güçlendirme ve hareket açıklığı programı uygulanabilir. Koltuk değneğinin doğru kullanımı, merdiven inip çıkma tekniği ve bacağa yük vermeden yürümenin nasıl olacağı önceden öğrenilirse ilk günler çok daha rahat geçer.

Evde yapılacak küçük düzenlemeler de süreci kolaylaştırır: kayan halıların kaldırılması, sık kullanılan eşyaların bel hizasındaki raflara alınması, banyoda tutunacak bir düzen kurulması ve gerektiğinde daha yüksek bir oturma çözümü. Ameliyat sonrası ilk günlerde yardım edecek bir yakının bulunması planlamanın parçasıdır; çünkü yük kısıtlaması sürerken alışveriş, temizlik ve yemek hazırlığı gibi işler güçleşir. Merdivenli bir binada yaşıyorsanız bunun önceden konuşulması yararlı olur.

Ameliyat Öncesi Görüşmede Konuşulması Yararlı Başlıklar

Cerrahi kararı verilmeden önceki görüşme, yalnız hekimin anlattığı değil hastanın da sorduğu bir görüşme olduğunda daha verimli geçer. Defektin boyutu ve derinliği, çevresindeki kıkırdağın durumu, alınabilecek sağlam doku miktarı ve bu bulguların yöntem seçimini nasıl etkilediği açıkça konuşulmalıdır.

Bunun yanında şu başlıkların netleştirilmesi önerilir: yük kısıtlamasının ne kadar süreceği, koltuk değneğinin ne zaman bırakılacağı, egzersizlere ne zaman başlanacağı, işe ve araç kullanımına dönüşün mesleğinize göre nasıl planlanacağı, eşlik eden eksen ya da bağ sorununun aynı seansta mı yoksa ayrı bir aşamada mı ele alınacağı ve cerrahi dışı seçeneklerin bu aşamada neden yeterli görülmediği. Kullanılan ilaçların, geçirilmiş ameliyatların ve alerjilerin eksiksiz aktarılması da hazırlığın parçasıdır. Bu yanıtlar kişiye özeldir; hangisinin sizin için geçerli olduğu hekim muayenesiyle belirlenir.

Hastanede Kalış ve Taburculuk

Girişim çoğunlukla genel ya da bölgesel anestezi altında yapılır; hangisinin uygun olduğuna anestezi değerlendirmesinin ardından karar verilir. Ameliyat günü için belirli bir süre aç ve susuz kalınması istenir; düzenli kullanılan tansiyon ve kalp ilaçlarının hangilerinin o sabah bir yudum suyla alınacağı önceden netleştirilir. Takı ve oje çıkarılır, ameliyat edilecek taraf ekip tarafından işaretlenir. Girişimin süresi defektin boyutuna, yerleştirilecek silindir sayısına ve aynı seansta yapılan ek işlemlere göre değişir; önceden kesin bir süre söylenemez.

Hastaların önemli bölümü aynı gün ya da ertesi gün taburcu edilebilir; eşlik eden hastalıklar, aynı seansta yapılan ek girişimler ve ağrının denetim düzeyi bu süreyi uzatabilir. Taburculuk için genellikle ağrının ağızdan alınan ilaçlarla denetlenebilmesi, bulantının geçmiş olması ve hastanın koltuk değneğiyle güvenle hareket edebilmesi beklenir. Çıkışta yara bakımı, yük verme kuralları, izin verilen egzersizler, pıhtı önleyici tedavi ve ilaç düzeni ayrıntılı biçimde anlatılır; bu talimatların yazılı olarak alınması önerilir. Dizde şişlik ve dolgunluk hissi ilk günlerde beklenen bir durumdur; bacağın yükseltilmesi ve soğuk uygulama rahatlatıcı olabilir. Bacak hareketsiz kaldığında pıhtı riski arttığı için ayak bileği pompa hareketlerine ilk günden başlanması istenir.

İyileşme Takvimi

Aşağıdaki süreler genel bir çerçevedir; defektin boyutuna ve yerine, aynı seansta yapılan ek girişimlere ve kişisel etkenlere göre belirgin biçimde değişir. Esas olan, hekiminizin size verdiği programdır. Mozaikplastide iyileşmenin ölçüsü takvim değil, yerleştirilen kıkırdak-kemik silindirlerinin kemik tabanıyla kaynaması ve yüzeyin olgunlaşmasıdır; bu nedenle acele etmek sonucu olumsuz etkileyebilir.

  • İlk 2 hafta: Yara bakımı, şişliğin denetimi ve ağrı yönetimi ön plandadır. Hekimin belirlediği ölçüde yük kısıtlaması sürer ve koltuk değneği kullanılır. Ayak bileği pompa hareketleri, uyluk ön kas grubunun kasılma egzersizleri ve izin verilen hareket açıklığı çalışmalarına başlanır. Pıhtı önleyici tedavi bu dönemde sürdürülür.
  • 2-6 hafta: Yük kısıtlaması çoğu olguda sürer; hareket açıklığı egzersizleri kademeli olarak artırılır. Sabit bisiklet gibi yüklenmesiz çalışmalar hekimin uygun gördüğü zamanda programa eklenebilir. Masa başı çalışmaya sınırlı dönüş bu dönemde konuşulabilir.
  • 6 hafta - 3 ay: Yük verme kademeli olarak artırılır ve koltuk değneği hekimin belirlediği takvimle bırakılır. Yürüyüş mesafesi, kas gücü ve denge çalışmaları programın merkezine geçer. Diz çevresi kaslardaki zayıflığın giderilmesi bu dönemin ana başlığıdır.
  • 3-12 ay: Günlük yaşamın büyük bölümüne dönüş bu döneme yayılır. Koşu, sıçrama, ani dönme ve temas içeren sporlara dönüş genellikle bu dönemin ilerleyen aylarında, kas gücü ve eklem denetimi değerlendirilerek ele alınır. Onarılan yüzeyin olgunlaşması bir yılı bulabilir.

Rehabilitasyonda Sık Karşılaşılan Zorluklar

İyileşme sürecinde iki uç sık görülür. Birincisi, ağrı korkusuyla bacağın tümüyle hareketsiz bırakılmasıdır; bu, eklem sertliğine, uyluk ön kas grubunda hızlı zayıflamaya ve pıhtı riskinde artışa yol açabilir. İkincisi, kendini iyi hisseden hastanın takvimin önüne geçerek erken dönemde tam yük vermesi, çömelmesi ya da koşmaya başlamasıdır; bu da henüz kaynamamış silindirleri zorlayabilir. Program bu iki uç arasında denge kurulacak biçimde planlanır ve hangi hareketin ne zaman serbest olduğu her kontrolde güncellenir.

Sık sorulan bir başka konu, egzersiz sırasında hissedilen gerilmenin beklenen bir durum olup olmadığıdır. Germe çalışmalarında hafif gerilme hissi olağandır; buna karşılık keskin ve ani bir ağrı ya da egzersiz sonrasında saatlerce süren artmış ağrı, programın gözden geçirilmesini gerektirir. Ödemin akşama doğru artması ve dizde dolgunluk hissi de erken dönemde sık görülür; bacağın yükseltilmesi ve soğuk uygulama rahatlatıcı olabilir. Bu bulgular kişiden kişiye değişir ve düzenli kontrollerle izlenir.

Ameliyat Sonrası Yaşam

Uzun dönemde onarılan yüzeyi korumanın en pratik yolu, diz çevresi kasları çalıştıran egzersizlerin alışkanlığa dönüştürülmesi ve eklem üzerindeki yükün denetlenmesidir. Uyluk ön ve arka kas gruplarının güçlendirilmesi, kalça çevresi kasların çalıştırılması ve denge egzersizleri yükün daha iyi karşılanmasına yardımcı olur. Vücut ağırlığındaki her fazlalık diz eklemine yürüyüş sırasında katlanarak yansıdığı için kilo denetimi, ameliyat sonrası dönemin en somut başlıklarından biridir.

Yürüyüş, yüzme ve sabit bisiklet gibi düşük etkili etkinlikler çoğu kişide önerilir. Derin çömelme, dizüstü çalışma, uzun süre sabit durma ve sık merdiven kullanımı gerektiren işlerde ara verilmesi rahatlatıcı olabilir. Koşu, sıçrama ve ani dönme içeren etkinliklere dönüş kademeli planlanır; onarılan bölgenin yerini ve boyutunu bilen hekimin bu konudaki değerlendirmesi belirleyicidir. Merdiven inerken dizin öne kaymasını sınırlayan teknikler ve ayakkabı seçimi gibi ayrıntılar da günlük yükü azaltmaya yardımcı olur.

Literatürde Ne Biliniyor?

Kıkırdak onarımı üzerine yapılmış çalışmalarda kullanılan yöntemler, defekt boyutları ve hasta grupları farklılık gösterdiği için sonuçların doğrudan karşılaştırılması güçtür. Literatürde bildirilen sonuçlar, sınırlı boyutlu ve çevresi sağlam defektlerde ağrı ve işlev ölçütlerinde belirli bir dönem boyunca iyileşme bildirildiğini; geniş yüzeyi tutan hasarlarda ve ileri evre eklem yıpranmasında katkının daha sınırlı kaldığını ortaya koymaktadır. Silindirlerin alındığı bölgeye ait yakınmalar da literatürde bildirilen başlıklar arasındadır. Bu nedenle mozaikplasti herkeste aynı katkıyı sağlayan standart bir çözüm olarak sunulamaz; uygunluk kişiye özel değerlendirilir.

Gecikmeden Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

Ateş, yara yerinde artan kızarıklık, şişlik, ısı artışı veya akıntı, ilaçla denetlenemeyen ve giderek artan ağrı, dizde ani kilitlenme ya da boşalma hissi, bacakta uyuşma veya renk değişikliği fark edildiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır. Baldırda tek taraflı ağrı, şişlik ve ısı artışı pıhtı belirtisi olabilir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Bu bulgular çoğu zaman basit nedenlere bağlı olsa da erken değerlendirme, olası sorunların zamanında yönetilmesini sağlar. Sürecin her aşaması hekim takibiyle yürütülür.

Özetle

  • Mozaikplasti, eklemin yük binmeyen bölgesinden alınan küçük kıkırdak-kemik silindirlerinin hasarlı bölgeye yan yana yerleştirilmesine dayanan tek seanslık bir onarım yöntemidir.
  • Görüntülemede kıkırdak defekti görülmesi tek başına ameliyat gerekçesi değildir; belirleyici olan ağrının, şişmenin ve takılma hissinin günlük yaşamı ne ölçüde kısıtladığıdır.
  • Seçilmiş hastalarda, sınırları belirgin ve tek bölgeyle sınırlı küçük-orta boyutlu defektlerde değerlendirilir; geniş yüzeyi tutan hasarlarda alınabilecek doku miktarı sınırlı kaldığı için başka seçenekler öne çıkar.
  • Eksen bozukluğu, bağ yetmezliği ya da menisküs kaybı varsa bunların birlikte ele alınması gerekir; yalnız yüzeyi onarmak yeni dokuyu aynı yükün altına bırakır.
  • İlk dönemdeki yük kısıtlaması ve egzersiz programı tedavinin ayrılmaz parçasıdır; iyileşme haftalarla değil aylarla ölçülür ve kişiden kişiye değişir.
  • Ateş, yara yerinde akıntı, baldırda ağrı ve şişlik ya da ani nefes darlığı ile göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirir.

Sık Sorulan Sorular

Mozaikplasti ile kıkırdak nakli arasındaki fark nedir?
Mozaikplastide kişinin kendi ekleminin yük binmeyen bölgesinden alınan kıkırdak-kemik silindirleri hasarlı bölgeye yerleştirilir. Kıkırdak nakli ise, hücre çoğaltma ya da farklı greftlerin kullanıldığı yöntemleri de kapsayan daha geniş bir başlıktır. Hangi tekniğin uygun olduğu; hasarın boyutu, yeri ve eklemin durumu değerlendirilerek hekim tarafından belirlenir. Sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterir.
Mozaikplasti hangi büyüklükteki hasarlarda uygulanır?
Mozaikplasti genellikle küçük ve orta boyutlu, sınırları belirgin ve tek bölgeyle sınırlı kıkırdak hasarlarında değerlendirilir. Çok geniş yüzeyi tutan hasarlarda alınabilecek sağlam doku miktarı yetersiz kalabileceğinden başka yöntemler gündeme gelir. Hasarın boyutu genellikle MR ve gerekli olgularda artroskopik değerlendirmeyle belirlenir; uygunluk kararı hekim muayenesiyle verilir.
Mozaikplastiden sonra ne zaman yük verebilir ve koltuk değneğini bırakabilirim?
Yük verme takvimi, yerleştirilen silindirlerin kemik tabanıyla kaynamasına bağlı olduğu için erken dönemde kısıtlanır. İlk haftalarda çoğu olguda koltuk değneğiyle kısmi yük ya da yük vermeden yürüme istenir; bu sürenin uzunluğu defektin yeri ve boyutu ile aynı seansta yapılan ek girişimlere göre değişir. Diz kapağı arkasındaki bölgeye yapılan onarımlarda kurallar, yük taşıyan yüzeye yapılanlardan farklı olabilir. Değneğin bırakılması takvime değil, kontrol muayenesindeki bulgulara ve ağrısız yürüyebilme durumuna bakılarak kararlaştırılır. Kendi kararınızla erken tam yük vermek onarımı zorlayabilir; süre kişiden kişiye değişir ve hekim muayenesiyle belirlenir.
Mozaikplastiden sonra işe ve spora ne zaman dönebilirim?
İşe dönüş süresi, mesleğin dize bindirdiği yüke göre belirgin biçimde değişir. Masa başında çalışan ve gün içinde ayakta kalma gereksinimi az olan kişilerde sınırlı dönüş daha erken konuşulabilirken; uzun süre ayakta durmayı, ağır kaldırmayı, sık merdiven kullanmayı ya da çömelmeyi gerektiren işlerde bekleme süresi aylarla ifade edilebilir. Yük kısıtlaması sürdüğü dönemde araç kullanarak işe gidiş de bu takvime girmez. Spora dönüş ise takvime değil kazanılan işleve bakılarak planlanır: önce ağrısız hareket açıklığı ve kas gücü hedeflenir, ardından spora özgü çalışmalara geçilir. Koşu, sıçrama ve temas içeren dallarda bekleme süresi belirgin biçimde uzundur. Zamanlama hekim muayenesiyle belirlenir.
Mozaikplasti nasıl yapılır ve ameliyat ne kadar sürer?
Girişimde önce eklem içi baştan sona değerlendirilir; defektin gerçek sınırları ve derinliği çoğu olguda bu aşamada netleşir. Hasarlı bölgedeki bozulmuş kıkırdak temizlenerek sağlam kenarlara ulaşılır ve alıcı yataklar hazırlanır. Ardından eklemin yük taşımayan bir bölgesinden özel silindirik aletlerle, kıkırdağı ve altındaki kemiği birlikte içeren küçük greftler alınır. Bu greftler hazırlanan yataklara, eklem yüzeyiyle aynı düzlemde olacak biçimde yan yana yerleştirilir. Gerekli görülen olgularda menisküse, bağlara ya da eksene yönelik ek işlemler aynı seansta yapılabilir. Sürenin uzunluğu defektin boyutuna, silindir sayısına ve eklenen işlemlere göre değişir; önceden kesin bir süre söylenemez.
Silindirlerin alındığı bölgede kalıcı ağrı kalır mı?
Greftler eklemin yük taşımayan bölgelerinden alınır; buna karşın doku alınan bölgeye ait ağrı, dolgunluk ya da diz önünde rahatsızlık hissi bildirilebilen durumlardandır. Bu yakınmalar çoğunlukla erken dönemde belirgindir ve zamanla geriler; bir bölüm kişide daha uzun sürebilir. Alınacak silindir sayısının artması doku alınan alanın da genişlemesi anlamına geldiğinden, bu durum yöntemin geniş defektlerde tercih edilmemesinin nedenlerindendir. Diz çevresi kasların güçlendirilmesi ve yüklenmenin kademeli artırılması yakınmaların azalmasına yardımcı olur. Ağrının dinlenmekle geçmemesi, giderek artması ya da eklemde kilitlenmeye eşlik etmesi durumunda değerlendirme yenilenmelidir. Seyir kişiden kişiye değişir.
Mozaikplasti ile mikrokırık (mikrofraktür) yöntemi arasındaki fark nedir?
Mikrokırıkta hasarlı bölgenin altındaki kemikte küçük delikler açılarak kemik iliğinden gelen hücrelerin bölgeyi doldurması hedeflenir; oluşan doku çoğunlukla gerçek eklem kıkırdağından farklı yapıda bir onarım dokusudur. Mozaikplastide ise kişinin kendi eklem kıkırdağı, altındaki kemikle birlikte hasarlı bölgeye taşınır ve yüzey sağlam kıkırdakla örtülür. Mikrokırık teknik olarak daha basit ve ek doku alınmasını gerektirmeyen bir işlemdir; mozaikplasti sınırlı miktarda sağlam doku alınmasına dayanır ve bu miktar yöntemin sınırını belirler. Hangisinin uygun olduğu; defektin boyutu, derinliği, yeri, hastanın yaşı ve etkinlik düzeyi birlikte değerlendirilerek hekim tarafından belirlenir.

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.

Hangi şikâyetlerde

Bu tedavinin ele aldığı şikâyetler

Aşağıdaki tabloların değerlendirmesinde bu yöntem gündeme gelebilir; karar muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte verilir.

  • Diz Kıkırdak HasarıDiz kıkırdak hasarı, eklem yüzeyini kaplayan kıkırdakta sınırlı bir alanda oluşan incelme veya defekttir. Yaygın kireçlenmeden farkı, hasarın belirli bir…

Rejeneratif Tıp ve Ortobiyoloji

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • PRP (Trombositten Zengin Plazma)PRP (trombositten zengin plazma), kişinin kendi kanından ayrıştırılan ve trombosit yönünden zenginleştirilen plazmanın ağrılı ya da hasarlı dokuya enjekte…
  • Kök Hücre TedavisiKök hücre tedavisi, kişinin kendi kemik iliği ya da yağ dokusundan elde edilen hücre içeriği zengin örneklerin hasarlı ekleme veya dokuya uygulanmasına dayanan…
  • Kıkırdak NakliKıkırdak nakli, eklem yüzeyindeki sınırlı bir kıkırdak hasarının kişinin kendi kıkırdak hücreleri ya da doku greftleri kullanılarak onarılmasını amaçlayan…
  • Eklem İçi EnjeksiyonlarEklem içi enjeksiyonlar, ağrılı bir ekleme kortikosteroid, hyaluronik asit ya da PRP gibi içeriklerin doğrudan uygulanmasıyla yakınmaların azaltılmasının…
  • Ortokin (IRAP) TedavisiOrtokin (IRAP) tedavisi, kişinin kendi kanından özel bir işlemle hazırlanan ve iltihap sürecini dengelemeye yönelik içerik yönünden zenginleştirilen sıvının…
  • Otolog Kondrosit İmplantasyonu (ACI/MACI)Otolog kondrosit implantasyonu, kişinin kendi kıkırdak hücrelerinin laboratuvarda çoğaltılarak eklemdeki sınırlı kıkırdak defektine yerleştirilmesi esasına…
  • Kemik İliği Stimülasyon TeknikleriKemik iliği stimülasyonu, kıkırdak defektinin altındaki kemikte küçük açıklıklar oluşturarak onarım hücrelerinin defekt bölgesine ulaşmasını hedefleyen tek…
  • Mikrokırık ve AbrazyonMikrokırık ve abrazyon, eklem yüzeyindeki sınırlı kıkırdak hasarında artroskopik olarak uygulanan iki onarım tekniğidir. Mikrokırıkta defekt tabanında küçük…
  • Biyomateryal UygulamalarıBiyomateryal uygulamaları, kıkırdak ve kemik onarımında dokunun yerini geçici olarak dolduran ya da onarım hücrelerine tutunma yüzeyi sağlayan yapı iskelesi…
  • Hiyalüronik Asit EnjeksiyonlarıHiyalüronik asit enjeksiyonu, eklem sıvısının doğal bileşenlerinden birine benzer bir maddenin eklem boşluğuna verilmesidir. Amaç eklem içi kayganlığa katkı…