İçeriğe geç
Spor Cerrahisi ve Travma

Eklem İçi Kırıklar

Eklem içi kırık, kırık hattının eklem yüzeyine uzandığı kırık tipidir. Eklem yüzeyinin pürüzsüzlüğü ve dizilimi doğrudan etkilendiği için tedavide öncelik yüzeyin olabildiğince düzgün biçimde yeniden oluşturulmasıdır. Yaklaşım kırığın tipine göre hekim değerlendirmesiyle belirlenir.

Yayın: · Son güncelleme:

Eklem içi kırık nedir?

Eklem içi kırık, kırık hattının kemiğin gövdesinde kalmayıp eklem yüzeyine uzandığı kırıktır. Eklem yüzeyinde basamaklanma veya boşluk oluşabildiği için tedavide öncelik, yüzeyin olabildiğince düzgün biçimde yeniden oluşturulması ve eklemin erken hareket ettirilebilmesidir. Tedavi planı kırığın tipine ve hastanın durumuna göre hekim muayenesiyle belirlenir.

Eklem İçi Kırık Neden Ayrı Ele Alınır?

Kemiğin gövdesinde oluşan bir kırıkta öncelikli hedef, kemiğin uygun uzunluk, eksen ve dönme açısında kaynamasıdır. Kırık hattı eklem yüzeyine uzandığında ise buna bir hedef daha eklenir: eklem yüzeyinin pürüzsüzlüğü. Eklem yüzeyini kaplayan kıkırdak, yüzeylerin birbiri üzerinde sürtünmeden kaymasını sağlar. Bu yüzeyde kalan bir basamaklanma ya da boşluk, yükün eklem içinde eşit dağılmamasına yol açar ve zamanla o bölgede yıpranmayı hızlandırabilir.

Bu nedenle eklem içi kırıklarda değerlendirme daha ayrıntılıdır. Kırığın kaç parçaya ayrıldığı, parçaların ne kadar yer değiştirdiği, eklem yüzeyinde basamak olup olmadığı ve kırığın altındaki süngerimsi kemikte çökme bulunup bulunmadığı incelenir. Düz röntgen çoğu zaman yetersiz kalır; parçaların üç boyutlu ilişkisini görmek için bilgisayarlı tomografi istenir. Çevredeki bağ ve menisküs gibi yapıların da etkilenip etkilenmediği ayrıca değerlendirilir.

Sık Görüldüğü Bölgeler ve Belirtiler

Eklem içi kırıklar en sık diz çevresinde kaval kemiğinin üst ucunda ve uyluk kemiğinin alt ucunda, ayak bileğinde, omuz çevresinde kolun üst ucunda, dirsekte ve el bileğinde görülür. Kalça çevresinde asetabulum olarak adlandırılan yuva bölgesindeki kırıklar da bu kapsamdadır. Oluş biçimi bölgeye göre değişir: düşme, trafik kazası, yüksekten atlama veya spor sırasında eklemin zorlanması başlıca nedenlerdir.

Belirtiler genellikle belirgindir. Yaralanma sonrasında bölgede ani ve şiddetli ağrı, hızla gelişen şişlik, morarma, eklemi hareket ettirememe ve yük verememe tipiktir. Eklem içine kanama olduğu için eklemde gergin bir dolgunluk hissedilebilir. Bölgede şekil bozukluğu görülmesi, açık bir yara bulunması, ele soğukluk-solukluk ya da uyuşma eşlik etmesi gecikmeden değerlendirme gerektiren bulgulardır.

Tedavi Kararını Belirleyen Etkenler

Her eklem içi kırık cerrahi gerektirmez. Parçaların yer değiştirmediği, eklem yüzeyinin düzgünlüğünü koruduğu ve kırığın kararlı olduğu olgularda alçı veya breys ile koruma altında izlem yeterli olabilir. Buna karşılık eklem yüzeyinde belirgin basamaklanma, parçalar arasında boşluk, kırığın kararsız olması veya eklem dizilimini bozan bir yer değiştirme varsa cerrahi gündeme gelir.

Karar verilirken yalnız röntgen bulgusuna bakılmaz. Kişinin yaşı, kemik yoğunluğu, genel sağlık durumu, eşlik eden yaralanmaları, günlük yaşam gereksinimleri ve yumuşak dokunun durumu birlikte değerlendirilir. Bölgedeki şişlik ve cilt durumu uygun değilse cerrahi bir süre ertelenip önce yumuşak dokunun toparlanması beklenebilir; bu ara dönemde geçici bir dış tespit uygulanabilir. Yaklaşım her hastada ayrı belirlenir.

Süreç Nasıl İşler?

  1. İlk değerlendirme

    Yaralanmanın oluş biçimi sorgulanır; bölgedeki şişlik, şekil bozukluğu, açık yara, dolaşım ve sinir bulguları değerlendirilir. Bu ilk muayene tedavi sırasını doğrudan etkiler.

  2. Görüntüleme

    Röntgenle kırığın genel yapısı görülür. Eklem yüzeyindeki parçaların üç boyutlu ilişkisini değerlendirmek için genellikle bilgisayarlı tomografi istenir; yumuşak doku kuşkusunda MR eklenebilir.

  3. Geçici tespit ve şişliğin yönetimi

    Ağrı yönetimi sağlanır, bölge atel veya uygun bir tespitle korunur, yükseltme ve soğuk uygulama ile şişlik azaltılmaya çalışılır. Gerekli olgularda geçici dış tespit uygulanabilir.

  4. Tedavi planının belirlenmesi

    Kırığın tipi, eklem yüzeyinin durumu, yumuşak dokunun hâli ve hastanın genel durumu birlikte değerlendirilerek cerrahi dışı izlem ya da cerrahi kararı verilir ve hastaya anlatılır.

  5. Cerrahi: eklem yüzeyinin yeniden oluşturulması

    Cerrahi tercih edildiğinde öncelik eklem yüzeyinin olabildiğince düzgün biçimde bir araya getirilmesidir. Parçalar uygun tespit malzemeleriyle sabitlenir; çökme varsa oluşan boşluk greft veya destek malzemesiyle doldurulabilir.

  6. Hastane süreci

    Ağrı yönetimi sürdürülür, pıhtı önlemleri alınır. Taburculuk öncesinde yük verme kuralları, egzersiz programı ve yara bakımı ayrıntılı anlatılır.

  7. Erken hareket, geç yük

    Eklem sertliğini önlemek için hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır; buna karşılık eklem yüzeyinin korunması için yük verme belirli bir süre kısıtlanır.

  8. İzlem ve kademeli dönüş

    Belirli aralıklarla çekilen röntgenlerle kaynama izlenir. Yük ve etkinlik düzeyi bu bulgulara göre kademeli artırılır; süre kişiden kişiye değişir.

İyileşme Dönemi ve Dikkat Edilecekler

Eklem içi kırıklarda rehabilitasyonun ayırt edici ilkesi “erken hareket, geç yük” yaklaşımıdır. Eklem uzun süre hareketsiz kalırsa sertleşir ve bu sertlik sonradan giderilmesi güç bir soruna dönüşebilir; bu nedenle hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır. Buna karşılık henüz kaynamamış bir eklem yüzeyine erken yük vermek parçaların yer değiştirmesine yol açabilir; bu yüzden yük verme belirli bir süre kısıtlanır ve koltuk değneği ya da uygun bir yardımcı kullanılır.

Bu dönemde kas gücünün korunması ayrı bir başlıktır. Yük verilmese bile kasları çalıştıran egzersizler sürdürülür; aksi hâlde kaslarda hızlı bir güç kaybı gelişir ve yük vermeye geçildiğinde eklem korumasız kalır. Şişliğin yönetimi, bölgenin yükseltilmesi ve hekimin belirlediği pıhtı önlemleri de programın parçasıdır. Kaynama süresi kırığın tipine, bölgeye ve kişiye göre değişir; kesin bir takvim önceden verilemez.

Uzun Dönemde Ne Beklenir?

Eklem içi kırıklarda uzun dönem seyri belirleyen en önemli etken, eklem yüzeyinin ne kadar düzgün biçimde yeniden oluşturulabildiğidir. Yüzeyde kalan bir düzensizlik, yükün eşit dağılmamasına ve zamanla o eklemde yıpranmaya zemin hazırlayabilir; buna travma sonrası eklem kireçlenmesi denir. Bu durumun gelişip gelişmeyeceği; kırığın başlangıçtaki şiddeti, kıkırdağın yaralanma anında gördüğü hasar ve kişisel etkenlerle ilişkilidir ve önceden kesin olarak öngörülemez.

Olası Riskler ve Ne Zaman Başvurulmalı?

Cerrahi tedavide enfeksiyon, kanama, bacak toplardamarlarında pıhtı oluşması, yara iyileşme sorunları, eklem sertliği, sinir ve damar yaralanması, kaynamanın gecikmesi veya gerçekleşmemesi, tespit malzemesine bağlı yakınmalar ve travma sonrası eklem kireçlenmesi olası riskler arasındadır. Riskler; sigara kullanımı, şeker hastalığı, ileri yaş, kemik yoğunluğunun düşüklüğü ve yaralanmanın şiddetine göre kişiden kişiye değişir.

Tedavi sonrası dönemde bölgede giderek artan ağrı, belirgin şişlik, kızarıklık, ateş, yara yerinde akıntı, ele veya ayağa yayılan uyuşma, soğukluk ve renk değişikliği fark edildiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Alçı veya atel içinde giderek artan, dinlenmeyle geçmeyen ağrı da acil değerlendirme gerektiren bir bulgudur. Bu içerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekim muayenesiyle verilir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Eklem içi kırıklarda acele etmenin çoğu zaman zarar verdiğini düşünürüm. İlk saatlerde bölgedeki şişlik ve cilt durumu uygun değilken yapılan bir girişim, yara sorunlarına ve enfeksiyona zemin hazırlayabilir. Bu yüzden gerekli gördüğümde önce geçici tespitle bölgeyi korur, yumuşak dokunun toparlanmasını bekler ve kesin girişimi doğru zamanda planlarım. Hastaya bu bekleyişin bir gecikme değil, planın parçası olduğunu ayrıntılı anlatırım.

Ameliyat öncesinde tomografiyi ayrıntılı incelerim. Röntgende basit görünen bir kırık, kesitlerde eklem yüzeyinde çökme ve birden çok parça olarak çıkabilir. Girişimin nereden yapılacağını, hangi parçanın önce yerine konacağını ve çökmüş bölgenin altında boşluk kalıp kalmayacağını ameliyattan önce zihnimde kurmayı tercih ederim.

Ameliyatta önceliğim eklem yüzeyidir. Kemiğin gövdesindeki dizilimi düzeltmek çoğu zaman daha kolaydır; asıl belirleyici olan yüzeyde basamak bırakmamaktır. Çökme varsa altında oluşan boşluğu desteklemeden yüzeyin yeniden çökebileceğini bilir, bu desteği planın parçası yaparım.

Ameliyat sonrasında en çok üzerinde durduğum iki kural şudur: eklemi erken hareket ettirmek, yükü geç vermek. Hasta kendini iyi hissettiği için erken basma eğiliminde olur; bunun eklem yüzeyini bozabileceğini açıkça anlatırım. Uzun dönemde travma sonrası kireçlenme olasılığını da baştan konuşurum — bunu saklamak, sonradan yaşanan hayal kırıklığını büyütür.

Özetle

  • Eklem içi kırıkta kırık hattı eklem yüzeyine uzanır; bu nedenle yalnız kaynama değil, yüzeyin düzgünlüğü de hedeftir.
  • Parçaların üç boyutlu ilişkisini görmek için genellikle bilgisayarlı tomografi gerekir.
  • Her eklem içi kırık cerrahi gerektirmez; yer değiştirmemiş ve kararlı kırıklarda izlem yeterli olabilir.
  • Yumuşak dokunun durumu uygun değilse kesin cerrahi bilinçli olarak ertelenebilir.
  • Rehabilitasyonun ilkesi erken hareket, geç yüktür: eklem sertliği ve yüzeyin bozulması birlikte önlenmeye çalışılır.
  • Uzun dönemde travma sonrası eklem kireçlenmesi gelişebilir; bu olasılık önceden kesin olarak öngörülemez.

Sık Sorulan Sorular

Eklem içi kırık ile normal kırık arasındaki fark nedir?
Kemik gövdesindeki bir kırıkta öncelikli hedef, kemiğin uygun uzunluk, eksen ve dönme açısında kaynamasıdır. Eklem içi kırıkta ise kırık hattı eklem yüzeyine uzandığı için buna bir hedef daha eklenir: eklem yüzeyinin pürüzsüzlüğü. Yüzeyde kalan basamaklanma veya boşluk, yükün eklem içinde eşit dağılmamasına yol açarak zamanla o bölgede yıpranmayı hızlandırabilir. Bu nedenle değerlendirme daha ayrıntılıdır ve genellikle bilgisayarlı tomografi gerekir.
Her eklem içi kırık ameliyat gerektirir mi?
Hayır. Parçaların yer değiştirmediği, eklem yüzeyinin düzgünlüğünü koruduğu ve kırığın kararlı olduğu olgularda alçı veya breys ile koruma altında izlem yeterli olabilir. Cerrahi; eklem yüzeyinde belirgin basamaklanma, parçalar arasında boşluk, kırığın kararsız olması veya eklem dizilimini bozan bir yer değiştirme bulunduğunda gündeme gelir. Karar verilirken yalnız görüntüleme bulgusuna değil; kişinin yaşı, kemik yoğunluğu, genel sağlık durumu ve yumuşak dokunun hâline de bakılır.
Ameliyat neden bazen birkaç gün ertelenir?
Yaralanmanın hemen ardından bölgede belirgin şişlik gelişebilir ve cilt gerginleşebilir. Bu koşullarda yapılan bir girişim, yara iyileşme sorunlarına ve enfeksiyona zemin hazırlayabilir. Bu nedenle bazı olgularda önce geçici bir tespitle bölge korunur, yükseltme ve soğuk uygulamayla şişlik azaltılır ve kesin cerrahi uygun koşullar oluştuğunda planlanır. Bu bekleyiş bir gecikme değil, tedavi planının bilinçli bir parçasıdır ve süresi kişiden kişiye değişir.
Ameliyattan sonra ne zaman yük vermeye başlanır?
Eklem içi kırıklarda rehabilitasyonun ilkesi erken hareket, geç yüktür. Eklem sertleşmesin diye hareket açıklığı çalışmalarına erken başlanır; buna karşılık henüz kaynamamış eklem yüzeyine erken yük vermek parçaların yer değiştirmesine yol açabileceği için yük verme belirli bir süre kısıtlanır. Bu süre kırığın tipine, bölgeye ve kaynama bulgularına göre değişir. Belirli aralıklarla çekilen röntgenlerle kaynama izlenir ve yük kademeli olarak artırılır; kesin takvim hekim tarafından kişiye özel belirlenir.
Eklem içi kırıktan sonra kireçlenme gelişir mi?
Travma sonrası eklem kireçlenmesi bu kırıklardan sonra görülebilen bir sonuçtur. Gelişip gelişmeyeceği; kırığın başlangıçtaki şiddeti, kıkırdağın yaralanma anında gördüğü hasar, eklem yüzeyinin ne kadar düzgün biçimde yeniden oluşturulabildiği ve kişisel etkenlerle ilişkilidir. Bu nedenle önceden kesin bir öngörüde bulunulamaz. Kas gücünün korunması, vücut ağırlığının yönetimi ve düzenli kontroller sürecin izlenmesine katkı sağlar. Yakınmalar geliştiğinde seçenekler yeniden değerlendirilir.
Tespit için kullanılan plak ve vidalar sonradan çıkarılır mı?
Tespit malzemelerinin tamamı rutin olarak çıkarılmaz. Çıkarma kararı; malzemenin yakınmaya yol açıp açmadığı, cilde yakın olup olmadığı, hareketi kısıtlayıp kısıtlamadığı ve kaynamanın tamamlanıp tamamlanmadığı değerlendirilerek verilir. Çıkarma işlemi ayrı bir cerrahi girişimdir ve kendi riskleri vardır; bu nedenle gerekçesiz yapılmaz. Karar, kaynama tamamlandıktan sonraki kontrollerde hasta ile birlikte değerlendirilir ve zamanlaması kişiye göre değişir.

İlgili İçerikler

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.

Spor Cerrahisi ve Travma

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • Menisküs Yırtığı TamiriMenisküs yırtığı tamiri, dizde yastık görevi gören menisküs dokusundaki yırtığın artroskopik dikiş teknikleriyle onarılmasıdır. Amaç dokuyu korumak ve eklemin…
  • Menisküs NakliMenisküs nakli, menisküs dokusunun büyük bölümünü kaybetmiş seçilmiş hastalarda, doku bankasından sağlanan greftin dize yerleştirilmesiyle yük dağıtma…
  • Spor Yaralanmaları TedavisiSpor yaralanmaları tedavisi; burkulmalar, bağ ve menisküs yırtıkları, tendon sorunları ve kas zorlanmaları gibi durumların tanısını, cerrahi veya cerrahi dışı…
  • Kırık Cerrahisi (Travma)Kırık cerrahisi; düşme, spor yaralanması veya kaza sonrası oluşan kemik kırıklarının plak, vida, çivi gibi implantlarla tespit edilerek kaynamanın…
  • Tendon ve Bağ YaralanmalarıTendon ve bağ yaralanmaları; aşil tendonu, patellar tendon, ön çapraz bağ ve yan bağlar gibi yapıların zorlanma, kısmi yırtık veya tam kopma şeklindeki…
  • Kas Yaralanmaları TedavisiKas yaralanmaları tedavisi; hamstring, baldır ve kasık kasları başta olmak üzere kas zorlanmaları ve yırtıklarının derecelendirilmesini, korunma ve kademeli…
  • Açık KırıklarAçık kırık, kırık bölgesindeki cilt bütünlüğünün bozulduğu ve kemiğin dış ortamla bağlantı kurduğu kırıktır. Enfeksiyon riski taşıdığı için acil değerlendirme…
  • Kaynamayan Kırıklar (Nonunion)Kaynamayan kırık, beklenen süre geçtiği hâlde kemik uçlarının birleşmediği durumdur. Nedeni çoğunlukla tek başına mekanik ya da biyolojik değildir; kanlanma…
  • Uzun Kemik KırıklarıUzun kemik kırıkları; uyluk, kaval, kol ve önkol kemiklerinin gövde bölümünde oluşan kırıklardır. Tedavide hedef kemiğin uygun uzunluk, eksen ve dönme açısında…