İçeriğe geç
Boy Uzatma (Ekstremite Uzatma)

Boy Uzatma Süreci: Sık Sorulan Sorular

Bu sayfa; boy uzatma sürecine dair yaş sınırı, uzatılabilecek miktar, sürecin toplam süresi, fizyoterapinin yeri ve günlük yaşama dönüş gibi sık sorulan soruları bilgilendirme amacıyla yanıtlar. Yanıtlar genel çerçeve sunar; kişiye özel değerlendirme ve tedavi kararı her zaman hekim muayenesiyle yapılır.

Yayın: · Son güncelleme:

Boy uzatma süreci nasıl işler?

Boy uzatma süreci üç dönemden oluşur: ameliyat sonrası kısa bekleme dönemi, günde ortalama bir milimetre ilerleyen uzatma dönemi ve yeni kemiğin sertleştiği kemikleşme dönemi. Uzatma haftalarca sürer; kemikleşme genellikle bunun yaklaşık iki katı zaman alır. Günlük fizyoterapi sürecin her aşamasında yer alır. Toplam takvim; hedef uzunluğa, seçilen yönteme ve kişisel iyileşme hızına göre hekim tarafından planlanır.

Boy Uzatma Kaç Yaşında Yapılır?

Boy uzatma isteğiyle yapılan uygulamalarda büyüme plaklarının kapanmış olması beklenir; bu nedenle işlem genellikle on sekiz yaşından sonra değerlendirilir. Üst yaş sınırı tek başına belirleyici değildir; kemik kalitesi, genel sağlık durumu ve sürecin gerektirdiği rehabilitasyona uyum birlikte ele alınır. Çocuklarda uzunluk eşitsizliği ve deformite tedavisi ise farklı ilkelerle, büyüme potansiyeli gözetilerek planlanır.

Hangi Kemikler Uzatılır?

Uzatma en sık uyluk kemiği (femur) veya kaval kemiğinde (tibia) yapılır. Hangi kemiğin seçileceği; hedeflenen uzunluğa, vücut oranlarına, kemik yapısına ve seçilen yönteme göre belirlenir. Daha fazla uzunluk hedeflendiğinde iki kemiğe ayrı seanslar planlanabilir; bu durumda toplam süreç uzar.

Ne Kadar Uzatılabilir?

Tek kemikte genellikle beş ile sekiz santimetre arasında uzatma hedeflenir. Güvenli miktar; kas ve yumuşak dokuların esnekliğine, sinir ve damar yapılarının uyumuna ve kemiğin iyileşme kapasitesine bağlıdır. Sınırların zorlanması eklem sertliği ve kas dengesizliği riskini artırabileceğinden, hedef her hastada ayrı belirlenir ve süreç içinde gözden geçirilebilir.

Fizyoterapi Neden Bu Kadar Önemli?

Uzatma sırasında kaslar, tendonlar ve eklem kapsülü sürekli gerilim altındadır. Günlük fizyoterapi; eklem hareket açıklığının korunması, kas kısalığının önlenmesi ve yürüme düzeninin sürdürülmesi için sürecin vazgeçilmez parçasıdır. Programa düzenli katılım, uzatma hızının kesintiye uğramadan sürdürülebilmesini de destekler. Bu sayfadaki yanıtlar genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye özel değerlendirme hekim muayenesiyle yapılır.

Femur içine yerleştirilen uzatma çivisiyle uzama sürecini gösteren iki karşılaştırmalı grafi
Uyluk kemiği içine yerleştirilen uzatma çivisiyle uzama sürecini gösteren kontrol grafisi.

Süreç Nasıl İşler?

  1. Değerlendirme ve karar

    Muayene, eksen röntgenleri ve genel sağlık incelemeleriyle uygunluk değerlendirilir; beklentiler konuşulur ve yöntem hekim ile birlikte seçilir.

  2. Ameliyat ve bekleme

    Kemik kontrollü biçimde kesilip uzatma cihazı yerleştirilir; genellikle beş ila on günlük bekleme döneminde iyileşme dokusu oluşur.

  3. Uzatma dönemi

    Günde ortalama bir milimetre uzatma, güne yayılmış küçük adımlarla yapılır; günlük fizyoterapi ve düzenli röntgen kontrolleri sürdürülür.

  4. Kemikleşme dönemi

    Hedefe ulaşıldığında uzatma durdurulur; yeni kemiğin sertleşmesi genellikle uzatmanın yaklaşık iki katı sürer ve yük verme kademeli artırılır.

  5. Güçlendirme ve dönüş

    Kas gücü ve yürüme düzeni fizyoterapiyle geliştirilir; günlük yaşama ve işe dönüş takvimi kontrollerdeki ilerlemeye göre planlanır.

Süreçte Nelere Dikkat Edilmeli?

Uzatma programına ve fizyoterapiye düzenli uyum, sürecin sorunsuz ilerlemesindeki en önemli etkendir. Dengeli beslenme, yeterli protein ve gerekli görülen durumlarda hekimin önerdiği vitamin desteği kemik üretimini destekler; sigara kemik iyileşmesini olumsuz etkilediğinden süreç boyunca uzak durulması önerilir. Kontrol muayeneleri ve röntgen takvimi aksatılmamalı, cihazla ilgili her türlü soru kontrollerde paylaşılmalıdır.

Olası Riskler

Boy uzatma uzun ve zahmetli bir süreçtir; her hastada gelişmese de bazı riskleri bilmek önemlidir. Enfeksiyon, sinir ve damarların gerilmeye bağlı zedelenmesi, uyuşma, eklem sertliği ve kaslarda kısalık, yeni kemiğin geç ya da yetersiz kemikleşmesi, eksende sapma, cihazla ilgili sorunlar, bacakta pıhtı oluşumu ve hedeflenenden az uzama olabilen durumlar arasındadır. Bu risklerin sıklığı ve önemi kişiden kişiye, seçilen yönteme ve uzatma miktarına göre değişir; ameliyat öncesinde hekimle ayrıntılı konuşulmalıdır.

Hangi Durumda Hekime Başvurulmalı?

Dinlenmekle geçmeyen ya da giderek artan ağrı, ayak ve parmaklarda uyuşma veya güç kaybı, cihaz çevresinde kızarıklık ve akıntı, ateş, baldırda ağrı ve şişlik gibi belirtilerde beklemeden hekime başvurulmalıdır. Buradaki yanıtlar genel bilgilendirme amacı taşır; uzatma miktarı, süre ve iyileşme kişiden kişiye değişir, tedavi kararı her zaman hekim muayenesiyle verilir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek’in Yaklaşımı

Boy uzatma sürecine dair soruları tek bir görüşmeye sığdırmam. Bu konuda bana ulaşan soruların büyük bölümü teknik değil, yaşamla ilgilidir: ne kadar süre çalışamam, bu süreçte kendi işimi görebilir miyim, ailemden kim bana destek olacak, üniversiteye ara vermem gerekir mi. Ben de kararı bu sorulardan başlayarak kurmayı tercih ederim; çünkü ameliyathanede geçen birkaç saatin karşılığında aylara yayılan bir uzatma, kemikleşme ve rehabilitasyon dönemi vardır ve sürecin nasıl geçtiğini belirleyen etkenlerin önemli bir bölümü ameliyathanenin dışında kalır.

Beklentiyi baştan konuşmadan hiçbir uzatma planı yapmam. Hedefin ne olduğunu, bu hedefin kişinin yaşamında neyi değiştirmesi beklendiğini ve süreç beklendiği gibi ilerlemezse neyle karşılaşılacağını aynı görüşmede ele alırım. Bir hastanın süreci yarıda bırakmak zorunda kalması, çoğu zaman cerrahi bir sorundan değil, baştan yeterince konuşulmamış bir beklentiden kaynaklanıyor. Bacak uzunluk farkıyla başvuranlarda ise cerrahi dışı seçenekleri devre dışı bırakmam; küçük farklarda taban yükseltme, ayakkabı düzenlemesi ve hedefe yönelik fizyoterapi yakınmaları belirgin biçimde azaltabiliyor.

Kararı verirken röntgende ölçülen milimetreye değil, o milimetrenin günlük yaşama nasıl yansıdığına bakarım. Görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir; uzunluk farkı ölçülen değeriyle değil, yürüyüşe, bele ve dize verdiği zorlanmayla anlam kazanır. Yapısal kısa boyluluk nedeniyle başvuran kişilerde ise sürecin ruhsal yükünü ve sosyal yansımalarını konuşmayı, tekniğin seçilmesi kadar önemli buluyorum. Uygunluk seçilmiş hastalarda hekim muayenesiyle belirlenir ve sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Süreç boyunca en çok üzerinde durduğum başlık fizyoterapidir. Günlük egzersizi programın isteğe bağlı bir parçası olarak görmem; egzersiz aksadığında uzatma hızını düşürmek gerekebiliyor. Uzatmanın hızını da tek bir kurala göre değil, her kontroldeki röntgene ve hastanın kas esnekliğine bakarak değerlendiririm. Gerektiğinde yavaşlatmayı ya da kısa süre duraklatmayı bir gecikme değil, sürecin doğal bir parçası sayarım; çünkü acele edilerek kazanılan birkaç haftanın bedeli, çoğu zaman geç kemikleşen bir uzatma bölgesi ya da sertleşmiş bir eklem oluyor.

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Hazırlık dönemi, uzatma sürecinin ilk basamağıdır. Kan tahlilleri, akciğer grafisi ve gerekli görülen olgularda kalp değerlendirmesi tamamlanır; D vitamini ile kalsiyum düzeyleri ve kemik metabolizmasını etkileyebilecek durumlar gözden geçirilir. Kullanılan ilaçlar tek tek değerlendirilir; kan sulandırıcı ilaçların ne zaman kesileceği ya da değiştirileceği hekim tarafından planlanır ve bu ilaçlar kendi başınıza bırakılmamalıdır. Bitkisel takviyeler de kanamayı etkileyebildiği için hekime bildirilmelidir.

Vücuttaki aktif enfeksiyon odakları — diş eti iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu, ayakta mantar ya da tırnak batması gibi — ameliyat öncesinde tedavi edilir; kemik içine yerleştirilen bir çivi veya cilde giren teller söz konusu olduğunda bu odaklar risk oluşturabilir. Sigaranın bırakılması boy uzatmada ayrı bir başlık olarak ele alınır: süreç doğrudan vücudun yeni kemik üretme kapasitesine dayandığı için sigara kemikleşmeyi olumsuz etkileyebilir. Şeker hastalığı olanlarda kan şekerinin ameliyat öncesinde düzenlenmesi ayrıca önemlidir.

Beslenme, Kemik Sağlığı ve Egzersiz

Boy uzatmada vücut aylar boyunca kendi kemiğini üretmek zorundadır; bu nedenle beslenme sürecin teknik bir parçası olarak ele alınır. Yeterli protein alımı ile kalsiyum ve D vitamini düzeylerinin ameliyat öncesinde ölçülüp gerekli görüldüğünde desteklenmesi önerilir. Tiroit ve paratiroit hastalıkları, uzun süreli kortizon kullanımı ya da kemik yoğunluğunu etkileyen ilaçlar varsa bunlar planlamadan önce ele alınır. Kansızlık saptanan kişilerde ameliyat öncesinde tedavi edilmesi iyileşmeyi ve yorgunluk hissini olumlu etkiler. Ameliyattan önce kalça, uyluk ve baldır kaslarını güçlendiren egzersizlere başlanması uzatma dönemindeki zorlanmayı azaltır; koltuk değneğiyle yürüme tekniği de bu dönemde öğretilir.

Yaşam Düzeninin ve Ev Ortamının Planlanması

Uzatma yalnız bir ameliyat değil, aylara yayılan bir programdır; bu nedenle iş, okul ve aile düzeninin önceden planlanması önerilir. Kontrol muayenelerine ve fizyoterapi seanslarına ulaşımın nasıl sağlanacağı, evde kimin destek olacağı ve merdivenli bir yaşam alanı varsa nasıl bir düzenleme yapılacağı ameliyattan önce konuşulur. Banyoda tutunma barı, yüksek oturma yeri, kaymayan zemin ve sık kullanılan eşyaların kolay erişilebilir yüksekliğe alınması ilk haftaları belirgin biçimde kolaylaştırır. Uzun bir hareket kısıtlılığı dönemi beklendiği için sürecin ruhsal yükü göz ardı edilmez ve gerekli görülen kişilerde destek planlanır.

Hastanede Kalış ve Taburculuk

Hastanede kalış süresi genellikle birkaç gündür ve seçilen yönteme, uzatmanın yapıldığı kemiğe ve kişinin genel durumuna göre değişir. Bu süre içinde ağrı yönetimi düzenlenir, bacak toplardamarlarında pıhtı oluşumuna karşı önlemler alınır ve fizyoterapist eşliğinde ayağa kalkma çalışılır. Uzatma cihazının nasıl kullanılacağı, halkalı sabitleyici uygulanan hastalarda tel giriş noktalarının bakımı ve günlük egzersiz programı taburculuk öncesinde uygulamalı olarak öğretilir; mümkün olduğunda bir yakının da bu eğitime katılması önerilir.

Ağrı Yönetimi ve İlaçlar

Ameliyat sonrası ilk günlerde ağrı beklenen bir durumdur ve çok yönlü ağrı yönetimi yaklaşımlarıyla kontrol altına alınmaya çalışılır. Farklı etki mekanizmalarına sahip ilaçların birlikte kullanılması, tek bir ilacın dozunu artırmaya göre daha dengeli bir kontrol sağlar. Soğuk uygulama ve bacağın yüksekte tutulması şişliği azaltarak ağrıyı dolaylı olarak hafifletir. Pıhtı oluşumunu önlemeye yönelik tedavi, erken ayağa kaldırma ve ayak bileği egzersizleri bu dönemin standart parçasıdır. İlaçların hangisinin ne kadar süre kullanılacağı taburculukta yazılı olarak verilir; ilaçların kendi başınıza değiştirilmemesi ya da bırakılmaması gerekir.

Taburculuk için genellikle destekle güvenli yürüyebilme, yatağa girip çıkabilme, ağrının ilaçlarla kontrol altında olması ve yara ile tel giriş yerlerinin sorunsuz görünmesi beklenir. Eve dönüşte kontrol tarihleri, ilaç listesi ve uzatma programı yazılı olarak verilir. Uzatma seanslarının hangi saatlerde yapılacağının bir çizelgeye yazılması, programın aksamamasını kolaylaştırır. Ateş, yara ya da tel giriş yerinde akıntı, baldırda tek taraflı ağrı ve şişlik gibi belirtilerde beklemeden hekime başvurulmalıdır; ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir.

İyileşme Takvimi

Aşağıdaki süreler genel bir çerçevedir; boy uzatmada takvim hedeflenen uzunluğa, seçilen yönteme ve kemik iyileşme hızına göre kişiden kişiye belirgin biçimde değişir. Esas olan, hekiminizin verdiği programdır.

  • İlk 2 hafta: Ameliyat sonrası bekleme dönemi ve uzatmanın başlangıcı. Koltuk değneğiyle ve verilen yük sınırına uyarak yürüme, şişlik için soğuk uygulama, bacağın yüksekte tutulması, diz ve ayak bileği hareketlerini koruyan egzersizler. Yara ile tel giriş yeri bakımı bu dönemde öğrenilir.
  • 2–8 hafta: Uzatma dönemi sürer; günde ortalama bir milimetrelik ilerleme güne yayılmış küçük adımlarla yapılır. Günlük fizyoterapi yoğunlaşır ve kas kısalığını önleyen germe egzersizleri öne çıkar. Röntgen kontrolleriyle yeni kemiğin oluşumu ve eksen izlenir.
  • 2–4 ay: Hedef uzunluğa ulaşıldığında uzatma durdurulur ve kemikleşme dönemi başlar. Yük verme röntgendeki kemikleşmeye göre kademeli artırılır; yürüme mesafesi ve günlük bağımsızlık yavaş yavaş genişler.
  • 4–12 ay: Kemikleşmenin tamamlanması, cihaz ya da çivinin uygun görülen zamanda çıkarılması ve kas gücü ile denge çalışmalarının sürdürülmesi bu döneme yayılır. Günlük yaşama tam dönüş çoğunlukla bu aralıkta gerçekleşir.

Uzatma Döneminde Günlük Yaşam

Uzatma dönemi, sürecin en yoğun takip gerektiren bölümüdür. Günlük egzersiz programı genellikle sabah ve akşam olmak üzere iki bölüme ayrılır; diz ile ayak bileği hareket açıklığını koruyan çalışmalar ve kalça, uyluk, baldır kaslarını hedefleyen germe egzersizleri öne çıkar. Uyku düzeni bu dönemde bozulabilir; bacağın uygun konumda desteklenmesi ve akşam saatlerinde yapılan germe çalışmaları rahatlama sağlayabilir. Duş alma, giyinme ve araç içine oturma gibi günlük hareketler için pratik öneriler kontrollerde paylaşılır. Uzatma seanslarının atlanmaması ya da kendi başına hızlandırılmaması gerekir; program dışına çıkılması hem yeni kemiğin oluşumunu hem de sinir ve damarların uyumunu olumsuz etkileyebilir.

Kontroller ve Röntgen Takibi

Uzatma boyunca kontrol muayeneleri genellikle iki ila dört haftada bir planlanır; her kontrolde röntgen çekilerek yeni kemiğin oluşumu, ulaşılan uzatma miktarı ve eksen değerlendirilir. Kemikleşme döneminde kontrol aralıkları açılabilir. Röntgenlerde yeni kemiğin beklenenden ince ya da geç oluştuğu görülürse uzatma hızı azaltılabilir, kısa süreli duraklatılabilir veya yük verme programı değiştirilebilir. Bu ayarlamalar sürecin olağan bir parçasıdır ve erken fark edildiğinde çoğunlukla basit düzenlemelerle yönetilir. Kontrol takviminin aksatılmaması, sürecin güvenli ilerlemesindeki en önemli etkenlerden biridir.

Ameliyat Sonrası Yaşam

Kemikleşme tamamlandıktan ve kas gücü yeniden kazanıldıktan sonra yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi düşük etkili etkinliklere kademeli dönüş genellikle önerilir. Koşu, sıçrama ve temas içeren sporlara dönüş daha geç planlanır; kemiğin röntgendeki sağlamlığı ve kas dengesi yeterli görülmeden bu etkinliklere başlanmaz. Uygun etkinlik düzeyi her aşamada hekim muayenesiyle belirlenir ve kişiden kişiye değişir.

Uzatma sonrasında kas ve tendonların yeni uzunluğa uyum sağlaması zaman alır; germe egzersizlerinin cihaz çıkarıldıktan sonra da bir süre sürdürülmesi önerilir. Ayak bileği ve dizde geçici tutukluk hissi, kaslarda çabuk yorulma ve uzun yürüyüşlerde hissedilen zorlanma ilk yıl içinde görülebilir ve genellikle zamanla geriler. Kesi ve tel giriş yerlerinde küçük izler kalması beklenen bir durumdur; bu izler zamanla soluklaşır ve görünümleri kişiden kişiye değişir. Ayak tabanındaki yük dağılımının değişmesine bağlı geçici yakınmalar bildirilebilir ve tabanlık gibi basit düzenlemelerle ele alınabilir.

Süreç tamamlandığında bacak uzunluklarının ve eksenin yeniden ölçülmesi, ayakkabı ya da tabanlık gereksiniminin gözden geçirilmesi ve gerekli görülen kişilerde yürüyüş değerlendirmesinin yapılması önerilir. Kas dengesinin tam olarak oturması bir yılı bulabildiğinden güçlendirme programının cihaz çıkarıldıktan sonra da sürdürülmesi istenir. Sonuçlar kişiden kişiye değişir; ulaşılan uzunluk, hareket açıklığı ve günlük yaşam düzeyi her hastada farklı seyredebilir. Süreç boyunca ortaya çıkan her soru kontrol muayenelerinde paylaşılmalı, planlanan takvim dışında yeni bir yakınma geliştiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır.

Gecikmeden Hekime Başvurulması Gereken Durumlar

Ateş, kesi ya da tel giriş yerinde artan kızarıklık, şişlik, ısı artışı veya akıntı, ilaçla kontrol edilemeyen ve giderek artan ağrı, ayak ve parmaklarda uyuşma, renk değişikliği ya da güç kaybı fark edildiğinde beklemeden hekime başvurulmalıdır. Baldırda tek taraflı ağrı, şişlik ve ısı artışı pıhtı belirtisi olabilir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı veya kanlı öksürük acil değerlendirme gerektirir. Uzatma sırasında yeni ortaya çıkan uyuşma ve şiddetli baldır gerginliği ayrıca önemsenir; bu bulgular çoğu zaman basit nedenlere bağlı olsa da erken değerlendirme, olası sorunların zamanında yönetilmesini sağlar.

Özetle

  • Boy uzatma süreci üç dönemden oluşur: kısa bekleme dönemi, günde ortalama bir milimetre ilerleyen uzatma dönemi ve yeni kemiğin sertleştiği kemikleşme dönemi.
  • Kemikleşme genellikle uzatma döneminin yaklaşık iki katı sürer; toplam takvim hedef uzunluğa, seçilen yönteme ve kişisel iyileşme hızına göre değişir.
  • Görüntüleme bulgusu tek başına ameliyat gerekçesi değildir; uzunluk farkının yürüyüşe, bele ve günlük yaşama etkisi belirleyicidir.
  • Bacak uzunluk farkında taban yükseltme, ayakkabı düzenlemesi ve fizyoterapi gibi cerrahi dışı seçenekler önce değerlendirilir.
  • Günlük fizyoterapi sürecin isteğe bağlı bir parçası değildir; egzersizin aksaması uzatma hızının düşürülmesini gerektirebilir.
  • Ateş, kesi ya da tel giriş yerinde akıntı, baldırda ağrı ve şişlik ile ani nefes darlığı ve göğüs ağrısı acil değerlendirme gerektirir; sonuçlar kişiden kişiye değişir.

Sık Sorulan Sorular

Boy uzatma sürecinde çalışma hayatına ara vermek gerekir mi?
Uzatma döneminde günlük fizyoterapi, cihaz ayarları ve hareket kısıtlamaları nedeniyle çoğu kişi yoğun fiziksel çalışma gerektiren işlere ara verir. Masa başında yürütülebilen işlere, hekimin uygun görmesi hâlinde sürecin bir bölümünde uzaktan ya da kısmi olarak devam edilebilir. İşe tam dönüş genellikle kemikleşmenin ilerlemesiyle planlanır; takvim işin niteliğine ve kişisel iyileşme hızına göre değişir.
Boy uzatma sonrasında spora dönülebilir mi?
Kemikleşme tamamlanıp kas gücü ve denge yeterli düzeye geldiğinde, birçok kişi yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi aktivitelere kademeli olarak döner. Koşu ve temas içeren sporlara dönüş daha geç planlanır ve kemiğin röntgenlerdeki sağlamlığına göre karar verilir. Dönüş takvimi kişiden kişiye farklılık gösterir; aktivite düzeyi her aşamada hekim ve fizyoterapist önerileriyle artırılmalıdır.
Boy uzatma için bir yaş sınırı var mıdır?
Boy uzatma isteğiyle yapılan uygulamalarda büyüme plaklarının kapanmış olması beklendiği için işlem genellikle on sekiz yaşından sonra değerlendirilir. Üst yaş sınırı tek başına belirleyici değildir; kemik yoğunluğu, damar ve sinir sağlığı, eşlik eden hastalıklar ve kişinin aylara yayılan rehabilitasyon programına uyum gösterebilmesi birlikte ele alınır. Çocuklarda uzunluk eşitsizliği ve deformite tedavisi farklı ilkelerle, kalan büyüme potansiyeli hesaplanarak planlanır. Uygunluk, muayene ve görüntüleme bulgularıyla birlikte hekim muayenesiyle kişiye özel belirlenir; yaş tek başına ne bir engel ne de tek başına yeterli bir ölçüttür.
Uzatma iki bacağa aynı anda mı yapılır, tek bacak da uzatılabilir mi?
Yapısal kısa boyluluk nedeniyle yapılan uzatmalarda iki bacağın birlikte uzatılması gündeme gelir; böylece bacaklar arasında yeni bir uzunluk farkı oluşmaz. Bacak uzunluk eşitsizliği nedeniyle başvuranlarda ise yalnız kısa olan tarafa uzatma planlanır ve hedef, iki taraf arasındaki farkın kapatılmasıdır. İki bacağın birlikte uzatılması günlük yaşamı daha çok kısıtlar ve destekli yürüme dönemini uzatabilir; tek taraflı uzatmada ise diğer bacak süreç boyunca destek sağlar. Hangi planın uygun olduğu, ölçümler ve beklentiler birlikte değerlendirilerek hekim muayenesiyle belirlenir.
Uzatma döneminde günlük yaşam nasıl geçer?
Uzatma dönemi, günlük yaşamın büyük bölümünün program etrafında düzenlendiği bir dönemdir. Uzatma seansları güne yayılmış küçük adımlara bölünür ve genellikle bir çizelgeye yazılır; egzersiz programı çoğunlukla sabah ve akşam olmak üzere iki bölüme ayrılır. Yürüme koltuk değneği desteğiyle sürdürülür ve verilen yük sınırına uyulur. Duş alma, giyinme, uyku düzeni ve araç içine oturma gibi hareketler için pratik öneriler kontrollerde paylaşılır. Kontrol muayeneleri iki ila dört haftada bir planlanır. Bu dönemin nasıl geçeceği seçilen yönteme ve kişisel koşullara göre değişir.
Uzatma sırasında sinirler zedelenir mi, uyuşma olur mu?
Uzatma sırasında kaslar, sinirler ve damarlar da yeni uzunluğa uyum sağlamak zorundadır; bu nedenle geçici gerginlik ve karıncalanma hissi bildirilebilir. Sinirlerin gerilmeye bağlı zedelenmesi ise her hastada gelişmeyen, ancak bilinmesi gereken risklerdendir. Bu tabloyu erken fark etmek için kontrol muayenelerinde ayak ve parmak hareketleri ile his değerlendirilir; uzatma hızı gerektiğinde düşürülür ya da kısa süre duraklatılır. Yeni ortaya çıkan uyuşma, güç kaybı, ayakta düşüklük hissi veya şiddetli baldır gerginliğinde kontrol beklenmeden hekime başvurulmalıdır. Riskin düzeyi uzatma miktarına ve kişisel özelliklere göre değişir.

İletişim

Bilgi ve iletişim için

Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.

Boy Uzatma (Ekstremite Uzatma)

Aynı alandaki diğer tedaviler

  • Boy Uzatma AmeliyatıBoy uzatma ameliyatı, kemiğin kontrollü biçimde kesilmesi ve özel cihazlarla günde yaklaşık bir milimetre uzatılması ilkesine dayanan bir cerrahi tedavidir…
  • PRECICE YöntemiPRECICE yöntemi, kemik içine yerleştirilen manyetik motorlu bir çiviyle dış sabitleyici kullanılmadan boy uzatma yapılmasını sağlayan bir tekniktir. Uzatma…
  • İlizarov Yöntemiİlizarov yöntemi, kemiğe ince teller ve pinlerle tutturulan halkalı bir dış sabitleyici çerçeveyle uygulanan uzatma ve düzeltme tekniğidir. Hem uzunluk…
  • Kombine Yöntem (LON)Kombine yöntem (LON), kemik içine yerleştirilen çivi ile dış sabitleyicinin birlikte kullanıldığı bir boy uzatma tekniğidir. Uzatma dış sabitleyiciyle yapılır…
  • Ekstremite Deformite DüzeltmeEkstremite deformite düzeltme; bacakta içe veya dışa eğrilik, dönme bozukluğu ve uzunluk farkı gibi sorunların cerrahi olarak düzeltilmesini kapsar. Düzeltme…