İçeriğe geç
Eklem Sağlığı

PRP Tedavisi Nedir? PRP Kimlere Yapılır?

PRP tedavisi, kişinin kendi kanından hazırlanan plateletten zengin plazmanın eklem veya hasarlı dokuya uygulanmasıdır. Özellikle diz kireçlenmesinde ağrının azalması ve fonksiyonun iyileştirilmesi amacıyla kullanılabilir. Ancak her diz ağrısı PRP için uygun değildir. Hastalığın evresi, eklemdeki kıkırdak kaybı, hastanın yaşı ve eşlik eden ortopedik sorunlar tedavi kararında birlikte değerlendirilmelidir.

Yayın: Güncelleme: Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek
prp nedir

Plateletler PRP Tedavisinde Neden Kullanılır?

Plateletler kanın pıhtılaşmasındaki görevleriyle bilinir. Bunun yanında içerdikleri çeşitli büyüme faktörleri, sitokinler ve biyolojik mediyatörler nedeniyle doku iyileşme süreçlerinde de rol oynarlar.

PRP'nin eklem içindeki etkisinin tek bir mekanizmaya bağlı olduğu düşünülmez. İnflamatuvar yanıtın düzenlenmesi ve eklem içi biyolojik ortamın değiştirilmesi üzerinde etkileri araştırılmaktadır.

Bu nedenle PRP'yi basitçe “kıkırdak yapan iğne” olarak tanımlamak doğru değildir.

Prp hazırlanması
kandan Prp

Diz Kireçlenmesinde PRP Tedavisi

Diz kireçlenmesi, yani diz osteoartriti, eklem kıkırdağının ve eklemin diğer yapılarının zaman içerisinde değişime uğradığı kronik bir hastalıktır.

Hastalarda:

  • diz ağrısı,

  • hareket başlangıcında tutukluk,

  • merdiven inip çıkarken ağrı,

  • uzun yürüyüşlerde zorlanma,

  • zaman zaman şişlik,

  • hareket kısıtlılığı

görülebilir.

PRP tedavisi özellikle hafif ve orta dereceli diz kireçlenmesinde konservatif tedavinin bir parçası olarak düşünülebilir.

2024 ESSKA–ICRS konsensüsünde PRP, özellikle Kellgren-Lawrence 0–III seviyesindeki diz osteoartritinde, diğer konservatif tedavilerden yeterli yarar görmemiş uygun hastalarda bir tedavi seçeneği olarak değerlendirilmiştir.

prp uygulanması

PRP Kimlere Yapılabilir?

PRP kararı yalnızca hastanın “dizimde kireçlenme var” demesiyle verilmemelidir.

Uygun hasta seçiminde:

  • Hastanın yaşı

  • Kireçlenmenin derecesi

  • Eklem aralığının durumu

  • Dizilim bozukluğu olup olmadığı

  • Menisküs ve bağ yapıları

  • Vücut ağırlığı

  • Hastanın aktivite düzeyi

  • Daha önce uygulanan tedaviler

birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle erken ve orta evre diz osteoartritinde, egzersiz, kilo kontrolü ve diğer konservatif yöntemlere rağmen yakınmaları devam eden bazı hastalarda PRP düşünülebilir.

prp dize enjeksiyon

İleri Diz Kireçlenmesinde PRP Yapılır mı?

Bu konu hastalar tarafından en sık sorulan sorulardan biridir.

İleri diz kireçlenmesinde eklem aralığı ciddi ölçüde kaybolmuşsa, bacakta belirgin şekil bozukluğu gelişmişse ve hastanın günlük yaşamını etkileyen ciddi ağrısı varsa PRP'nin sağlayabileceği fayda sınırlı olabilir.

Bu hastalarda yalnızca enjeksiyon tedavilerini tekrar tekrar uygulamak, esas tedaviyi gereksiz yere geciktirebilir.

Bu nedenle ileri diz kireçlenmesinde:

“PRP yapılabilir mi?” sorusundan önce “Bu hastanın eklemi hâlâ eklem koruyucu tedaviye uygun mu?” sorusunun cevaplanması gerekir.

hastaya Prp enjeksiyonu

PRP Kıkırdağı Yeniler mi?

PRP ile ilgili en sık yanlış anlaşılan konulardan biri budur.

PRP'nin aşınmış veya tamamen kaybolmuş eklem kıkırdağını normal kıkırdak haline getirdiğini söylemek için yeterli klinik kanıt bulunmamaktadır.

PRP uygulamasından beklenen temel klinik sonuç: Ağrının azaltılması ve fonksiyonun iyileştirilmesidir.

Bu nedenle “PRP kıkırdağı tamamen yeniler”, “dizi eski haline getirir” veya “protez ihtiyacını kesin olarak ortadan kaldırır” gibi ifadeler doğru değildir.

PRP Diz Protezini Engeller mi?

PRP diz protezine alternatif olabilecek bir tedavi değildir.

Erken veya orta evre diz kireçlenmesinde hastanın şikâyetlerinin azaltılmasına yardımcı olabilir ve bazı hastalarda konservatif tedavi sürecinin devam etmesini sağlayabilir.

Ancak ileri derecede kıkırdak kaybı bulunan, ciddi deformitesi ve günlük yaşamı etkileyen ağrısı olan bir hastada PRP'nin diz protezinin yerini alması beklenmemelidir.

PRP Kaç Kez Yapılır?

PRP için bütün hastalarda geçerli tek bir uygulama protokolü yoktur.

Literatürde:

  • tek enjeksiyon,

  • iki enjeksiyon,

  • belirli aralıklarla üç enjeksiyon

gibi farklı protokoller bulunmaktadır.

Hangi protokolün kullanılacağı; hastalığın türüne, uygulanan PRP ürününün özelliklerine, hastanın klinik durumuna ve hekimin kullandığı protokole göre değişebilir.

Bu nedenle “PRP mutlaka üç kez yapılmalıdır” şeklinde genel bir kural doğru değildir.

Prp kapak

PRP'nin Etkisi Ne Zaman Başlar?

PRP, lokal anestezik veya kortizon enjeksiyonu gibi hemen etki göstermesi beklenen bir tedavi değildir.

Bazı hastalarda ilk haftalarda değişiklik sınırlı olabilir. Klinik yanıt zaman içerisinde ortaya çıkabilir.

Tedaviden alınan yanıt kişiden kişiye değişir. Bu nedenle belirli bir günde ağrının kesin olarak geçeceğine dair garanti verilemez.

PRP'nin Etkisi Ne Kadar Sürer?

PRP sonrasında elde edilen faydanın süresi hastadan hastaya değişebilir.

Hastalığın derecesi, kilo, yaş, aktivite düzeyi, bacak dizilimi ve eklemdeki yapısal hasarın miktarı bu süreyi etkileyebilir.

Bu nedenle PRP tedavisinin etkisinin herkeste aynı süre devam edeceğini söylemek doğru değildir.

kandan Prp

PRP Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli?

PRP enjeksiyonundan sonra kısa süreli ağrı veya eklemde hassasiyet görülebilir.

Uygulama sonrası aktivite düzeyi ve ilaç kullanımı hastaya göre planlanmalıdır. Özellikle ağrı kesici ve antiinflamatuvar ilaçların kullanımı konusunda uygulamayı yapan hekimin önerisine uyulması gerekir.

Genellikle günlük aktivitelere kademeli dönüş tercih edilir. Spor yapan hastalarda spora dönüş yalnızca enjeksiyon yapılmasına göre değil, esas hastalığın durumuna göre planlanmalıdır.

PRP'nin Yan Etkileri Var mı?

PRP hastanın kendi kanından hazırlanır. Bununla birlikte PRP uygulaması tamamen risksiz bir işlem olarak değerlendirilmemelidir.

Enjeksiyon sonrasında:

  • geçici ağrı artışı,

  • hassasiyet,

  • şişlik,

  • morarma

görülebilir.

Her eklem içi girişimde olduğu gibi enfeksiyon riski de bulunmaktadır; uygun sterilizasyon kurallarına uyulması gerekir.

Kan ve platelet hastalıkları, aktif enfeksiyon, bazı sistemik hastalıklar veya kullanılan ilaçlar PRP planlamasını etkileyebilir. Bu nedenle işlem öncesi tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

PRP Hazırlama Sistemi Önemli mi?

Evet.

PRP konusunda bilimsel çalışmaların birbirinden farklı sonuçlar vermesinin nedenlerinden biri, kullanılan PRP ürünlerinin aynı olmamasıdır.

Platelet miktarı arttıkça tedavinin otomatik olarak daha etkili olduğu düşünülmemelidir. PRP'nin lökosit içeriği, eritrosit kontaminasyonu, platelet konsantrasyonu, elde edilen hacim ve kullanılan hazırlama yöntemi biyolojik ürünü değiştirebilir.

Bu nedenle PRP tedavisinde yalnızca enjeksiyonun yapılması değil, uygulanan ürünün nasıl hazırlandığı da önemlidir.

emcyte

PRP Hazırlama Teknolojisinde EmCyte PurePRP

Kliniğimizde PRP hazırlanmasında EmCyte PurePRP sistemi kullanılabilmektedir.

EmCyte PurePRP, hastanın kendi kanından PRP hazırlanması için geliştirilmiş, çift santrifüj prensibiyle çalışan kapalı bir hazırlama sistemidir.

Sistem, hazırlanacak PRP'nin hacmi ve hücresel içeriğinin kontrol edilebilmesine olanak sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Üretici, farklı protokollerle lökosit içeriğinin ayarlanabildiğini ve plateletlerin konsantre edilmesine yönelik özel ayrıştırma teknolojileri kullandığını bildirmektedir.

Neden kullandığımız PRP sistemine önem veriyoruz?

Çünkü “PRP” tek tip bir ürün değildir.

Aynı hastadan alınan kan farklı hazırlama yöntemlerinden geçirildiğinde ortaya çıkan son ürünün:

platelet konsantrasyonu,

lökosit içeriği,

eritrosit miktarı

ve enjeksiyon hacmi

değişebilir.

EmCyte sistemini kullanmamızın amacı standartlaştırılmış ve kontrollü bir PRP hazırlama süreci oluşturmaktır.

Ancak burada önemli bir noktayı özellikle belirtmek gerekir:

EmCyte bir PRP hazırlama sistemidir. Tek başına tedavi sonucunu garanti eden bir yöntem değildir.

PRP'nin başarısı kullanılan cihaz kadar doğru hasta seçimine, hastalığın evresine, enjeksiyonun doğru bölgeye uygulanmasına ve tedavinin diğer parçalarına da bağlıdır.

Diz Ağrısı Olan Her Hastaya PRP Yapılır mı?

Hayır.

Örneğin hastanın diz ağrısının nedeni:

  • menisküs kök yırtığı,

  • ileri derecede varus veya valgus deformitesi,

  • belirgin bağ instabilitesi,

  • osteonekroz,

  • ileri evre eklem kireçlenmesi,

  • eklem içi serbest cisim,

  • enfeksiyon veya inflamatuvar eklem hastalığı

ise yalnızca PRP uygulamak esas problemi çözmeyebilir.

Bu nedenle PRP öncesinde doğru tanı gerekir.

Önce hastalığı belirlemek, sonra enjeksiyona karar vermek gerekir.

mutlu hasta

Ankara'da PRP Tedavisi

Ankara'da PRP tedavisi için başvuran hastalarda tedavi kararının yalnızca MR raporundaki “kıkırdak hasarı” veya “diz kireçlenmesi” ifadesine göre verilmesi doğru değildir.

Öncelikle hastanın ağrısının kaynağı belirlenmeli; dizin mekanik ekseni, kıkırdak yapısı, menisküsler, bağlar ve osteoartritin derecesi birlikte değerlendirilmelidir.

Prof. Dr. Mehmet Emin Şimşek tarafından yapılan ortopedi değerlendirmesinde amaç, PRP'nin gerçekten uygun bir seçenek olup olmadığını belirlemek ve kullanılacak tedaviyi hastanın mevcut diz problemine göre planlamaktır.

prp nedir

Kaynaklar

5 kaynak
  1. Platelet-rich plasma injections for the management of knee osteoarthritis: The ESSKA-ICRS consensus
  2. AAPM&R Guidance Statement on Platelet Rich Plasma for Knee Osteoarthritis
  3. The Use of Injectable Orthobiologics for Knee Osteoarthritis: A European ESSKA-ORBIT Consensus – Blood-derived Products (PRP)
  4. AAOS – Management of Osteoarthritis of the Knee (Non-Arthroplasty)
  5. EmCyte – PurePRP SupraPhysiologic System
Instagram'da biz