Unvan ve alan
Ortopedi ve Travmatoloji Profesörü. Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi, Sincan.
Hasta rehberi
Boy uzatma, tek bir ameliyat değil aylar süren bir süreçtir. Hekim seçiminde belirleyici olan, bu sürecin nasıl yönetildiğidir.
Kısa cevap
Boy uzatma ameliyatında hekim seçerken; uzuv uzatma ve deformite cerrahisiyle düzenli olarak ilgilenip ilgilenmediği, yöntemler arasındaki farkı ve sizin için hangisini neden önerdiğini açıklayabilmesi, uzatma sürecinin aylar sürdüğünü ve bu dönemde nasıl takip edileceğini anlatması, olası komplikasyonları önceden konuşması belirleyicidir.
Boy uzatmada kemik ameliyatla kontrollü biçimde ayrılır ve aralarındaki boşluk günde milimetrenin altında ölçülerle, yavaş yavaş açılır. Vücut bu boşluğu yeni kemikle doldurur. Uzatma tamamlandıktan sonra yeni oluşan kemiğin sertleşmesi için bir dönem daha beklenir. Yani ameliyat sürecin başlangıcıdır; asıl iş sonraki aylarda yapılır. Hekim seçerken bakılacak ilk şey, bu sürecin size baştan sona anlatılıp anlatılmadığıdır.
Uzatma, kemiğin içine yerleştirilen motorlu çivilerle ya da dışarıdan uygulanan sabitleyici sistemlerle yapılabilir. İçeriden uzatan sistemlerde dışarıda bir aparat bulunmaz ve günlük yaşam daha rahattır; dış sistemler ise eğrilik düzeltmesi gereken ya da kemik yapısı uygun olmayan olgularda tercih edilebilir. Bazı durumlarda iki yöntemin birlikte kullanıldığı planlar yapılır. Seçim; yaşa, kemik yapısına, hedeflenen uzunluğa ve eşlik eden eğriliklere göre yapılır. Hekimin size neden belirli bir yöntemi önerdiğini anlatabilmesi gerekir.
Uzuv uzatma iki farklı gerekçeyle yapılır. Birincisi tıbbi gerekliliktir: iki bacak arasındaki uzunluk farkı, doğumsal ya da sonradan gelişen kısalıklar, kaynamama ve kemik kaybı sonrası oluşan defektler. İkincisi, boy kısalığı nedeniyle yapılan isteğe bağlı uzatmadır. İkinci grupta beklentinin gerçekçiliği, kişinin süreci taşıyabilme durumu ve gerektiğinde psikolojik değerlendirme, kararın parçasıdır. Bu başlıkları konuşmadan doğrudan ameliyat planı yapan bir yaklaşım eksik kalır.
Uzatma dönemi, hedeflenen uzunluğa ve günlük uzatma hızına bağlı olarak haftalarca sürer. Ardından gelen sertleşme dönemi genellikle uzatma döneminden daha uzundur. Bu süre boyunca düzenli grafi kontrolleri yapılır, uzatma hızı gerektiğinde değiştirilir. Fizyoterapi bu dönemde isteğe bağlı değildir: kas ve eklem hareketliliğinin korunması, sonucun kalıcılığı için zorunludur. Sürecin ne kadar süreceğine dair belirsiz cevaplar yerine, dönemlerin tek tek anlatılmasını isteyin.
Uzuv uzatmada eklem sertliği, kas kısalığı, çivi veya tel giriş yerlerinde iltihap, kemiğin beklenenden yavaş ya da hızlı sertleşmesi, sinir gerilmesine bağlı geçici uyuşmalar ve eksen sapması gibi başlıklar görülebilir. Bunların çoğu erken fark edildiğinde yönetilebilir. Önemli olan, hekimin bu olasılıkları ameliyattan önce konuşması ve ortaya çıktığında izlenecek yolu tarif etmesidir. Komplikasyon ihtimalinden hiç söz etmeyen bir anlatım, gerçekçi bir anlatım değildir.
Kemik uzarken çevresindeki kas, sinir ve damarların da bu uzamaya uyum sağlaması gerekir. Hız artırıldığında yeni kemik yeterince oluşamaz ve kaynama gecikir; çok yavaş gidildiğinde ise kemik erken sertleşerek uzatmayı durdurabilir. Bu nedenle günlük uzatma miktarı dar bir aralıkta tutulur ve grafi kontrolleriyle sürekli ayarlanır. Bu ayarın düzenli yapılması, sürecin en teknik kısmıdır.
Uzatma döneminde belirli düzeyde rahatsızlık beklenir; bu, dokuların gerilmesiyle ilgilidir. Ağrı yönetimi planlı yapılır ve fizyoterapiyle birlikte yürütülür. Günlük yaşamda yürüme desteği kullanılır, bazı dönemlerde hareket kısıtlanır. Süreci tek başına yürütmek zordur; bir yakının desteği ve gerçekçi bir günlük program, tamamlanmayı kolaylaştıran en önemli etkenlerdendir.
Kemik uzarken kaslar ve tendonlar kısalma eğilimindedir. Düzenli germe ve güçlendirme yapılmazsa diz ya da ayak bileğinde kalıcı hareket kısıtlılığı gelişebilir. Bu nedenle fizyoterapi, sürecin isteğe bağlı bir eklentisi değil, tedavinin kendisidir. Programın kim tarafından, hangi sıklıkla yürütüleceği ameliyat öncesinde netleşmelidir.
Bacakta uzunluk farkıyla birlikte eğrilik de varsa, ikisi aynı planda ele alınabilir. Bu olgularda hem uzunluk hem eksen düzeltilir; planlama tüm bacak boyu grafileriyle yapılır. Yalnız uzunluğa bakıp ekseni gözden kaçıran bir plan, sonuçta yük dağılımını bozabilir. Bu nedenle hekimin deformite cerrahisiyle de ilgileniyor olması önem taşır.
Uzatma tamamlanıp kemik sertleştikten sonra da takip sürer. Eklem hareket açıklığının korunduğu, eksenin doğru kaldığı ve kemiğin yük altında sorunsuz davrandığı kontrol edilir. İçeriden uzatan sistemlerde çivinin çıkarılıp çıkarılmayacağı ayrı bir karardır ve zamanlaması hekimle birlikte belirlenir. Bu nedenle aynı ekibe uzun süre ulaşabilmek, yöntem seçiminden daha belirleyici olabilir.
İsteğe bağlı uzatmalarda kararın aceleye getirilmemesi önemlidir. Sürecin süresi, günlük yaşamınıza etkisi, olası komplikasyonlar ve hedeflenen uzunluğun güvenli sınırları ayrıntılı konuşulmalıdır. Bu başlıkları geçiştiren, yalnız sonucu anlatan bir görüşme yeterli değildir. Karar vermeden önce ikinci bir hekimin değerlendirmesini istemek bu alanda özellikle yaygındır.
Ortopedi ve Travmatoloji Profesörü. Lokman Hekim Üniversitesi Ankara Hastanesi, Sincan.
Türk Ortopedi ve Travmatoloji Eğitim Konseyi (TOTEK) board sınavı ve üyeliği.
Hakemli dergilerde yayımlanmış çalışmalar ve Springer tarafından basılan kıkırdak tedavisi kitabında editörlük. Künyelerin tamamı yayınlar sayfasında listelidir.
Boy uzatma ve ekstremite uzatma, bacak uzunluk farkı, deformite (eğrilik) düzeltme cerrahisi ve kaynamama tedavisi uygulamaları.
İletişim
Tedaviler ve süreçler hakkında detaylı bilgi almak için iletişim kanallarımızı kullanabilirsiniz.